Uluslararası Jeotermal Birliği CEO’su Marit Brommer, Dünya Jeotermal Günü vesilesiyle AA’ya yaptığı açıklamada Türkiye’nin jeotermal alanındaki çok boyutlu deneyimini COP31 platformunda öne çıkaracaklarını söyledi. Brommer’a göre jeotermal enerji, elektrik üretiminin yanı sıra şehirlerin ısıtma ve soğutma ihtiyacını, endüstriyel süreçleri ve jeotermal seralar aracılığıyla gıda üretimini de destekleyebilen bir kaynak olarak değerlendirilmeli.
Türkiye, Uygulama Çeşitliliğiyle Öne Çıkıyor
Jeotermal kurulu güçte dünyada dördüncü, Avrupa’da birinci sırada yer alan Türkiye, bu alandaki çeşitli uygulama örnekleriyle uluslararası arenada dikkat çekiyor. Brommer, Türkiye’nin bu yıl Kanada’da düzenlenen Dünya Jeotermal Kongresi’nde de örnek ülke olarak öne çıkarıldığını hatırlatarak Türkiye’nin kaynak geliştirme, yatırım, düzenleme ve doğrudan kullanım deneyiminin Orta Asya, Balkanlar ve Afrika’daki gelişmekte olan jeotermal pazarlar için değerli dersler sunduğunu vurguladı. Brommer, jeotermal alanda yeni nesil liderliğin yalnızca üretilen elektrik miktarıyla değil, uygulama çeşitliliği ve topluluklar için yaratılan değerle ölçüleceğini de sözlerine ekledi.
COP31 İçin Kritik Fırsat
Brommer, Antalya’da düzenlenecek COP31'i jeotermalin politika ve yatırım gündemindeki görünürlüğünü artırmak için önemli bir fırsat olarak nitelendirdi. Tam potansiyele ulaşmak için hükümetlerin kaynak haklarını netleştirmesi, şeffaf lisanslama süreçleri oluşturması ve arama risklerini azaltmaya yönelik mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini ifade eden Brommer, “Bilimsel bilgiyi ve teknik uzmanlığı geliştirmek için onlarca yıl harcadık. Artık bu bilgiyi politikaya, yatırıma ve uygulamaya dönüştürme konusunda da aynı ölçüde etkili olmalıyız.” dedi.





