Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) 21 Ekim'de yayımladığı Emisyon Açığı Raporu'ndaki iki temel senaryoyu da fazla iyimser bulduğunu söyledi. Kurnaz, küresel sıcaklıklardaki son hızlanmaya dikkat çekerek yüzyıl sonunda ısınmanın 2,8 derecede kalabilmesi için bile ısınma hızının bugünkü düzeyin altına inmesi gerektiğini vurguladı. Kurnaz'a göre 1,5 dereceyi aştıktan sonra yeniden bu seviyeye dönmek de henüz kanıtlanmamış ölçekte karbon giderimi gerektiriyor.

UNEP Emisyon Açığı Raporu 2026 ne diyor?

UNEP'in bu yılki raporu "The Point of Return" (Dönüş Noktası) başlığını taşıyor ve küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme göre 1,5 dereceyi aşmasının artık kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor. Rapor, sınırlı aşımla 1,5 derecede kalma hedefine artık ulaşılamayacağını, ancak aşımın en düşük düzeyde tutulması hâlinde yüzyıl sonuna doğru yeniden bu seviyeye inilebileceğini değerlendiriyor.

UNEP, bu yılki projeksiyonların geçen yılki rapora göre daha kötü olmasını ABD'nin Paris Anlaşması'ndan çekilmesine ve geçmiş emisyon tahminlerinin güncellenmesine bağlıyor. Geçen yıldan bu yana sunulan yeni ulusal hedeflerin tablo üzerindeki etkisi ise oldukça sınırlı kaldı.

Mevcut politikalarla dünya kaç derece ısınacak?

Rapora göre mevcut politikalar sürerse küresel sıcaklık artışı yüzyıl sonunda 2,8 dereceye ulaşacak ve sonrasında da artmaya devam edecek. Ülkelerin emisyon hedeflerini içeren Ulusal Katkı Beyanları (NDC) eksiksiz uygulanır ve benzer çabalar sürdürülürse artış 2,6 dereceyle sınırlanabilecek.

Raporda ele alınan senaryolar özetle şöyle:

- Mevcut politikaların sürmesi: yaklaşık 2,8 derece

- Ulusal Katkı Beyanları'nın uygulanması: yaklaşık 2,6 derece

- 1,5 derecelik en düşük olası aşım senaryosu: yüzyıl ortasında 1,7-1,8 derecelik zirve, 2100'e kadar 1,5 dereceye dönüş olasılığı yaklaşık yüzde 50

1,5 dereceye geri dönmek için emisyonlar ne kadar azalmalı?

En düşük aşım senaryosunun gerçekleşmesi için küresel sera gazı emisyonlarının 2025 seviyesine göre 2030'a kadar yüzde 18, 2035'e kadar yüzde 45 ve 2040'a kadar yüzde 69 azaltılması gerekiyor. Rapor, ulusal hedefler tam uygulansa bile emisyonların 2030'a kadar yalnızca yüzde 5-8, 2035'e kadar ise yüzde 11-15 oranında düşeceğini öngörüyor. Bu da gereken azaltım ile taahhütler arasındaki açığın büyüklüğünü gösteriyor.

Levent Kurnaz UNEP'in 2,8 derece tahmini hakkında ne dedi?

Kurnaz, UNEP'in 2,8 derece tahminini yanlış değil, mevcut koşullarda fazla iyimser bulduğunu söyledi. Isınmanın gelecekte yavaşlayacağı beklentisine katılmadığını belirten Kurnaz, "2100 yılında 2,8 derece ile sınırlı kalabilmemiz için yüzyılın geri kalanındaki ortalama ısınma hızının yakın dönemde gözlediğimiz düzeyin altına inmesi gerekiyor. Bunun gerçekleşmesi mümkün fakat ne kadar gerçekçi olduğu ayrı bir soru." ifadelerini kullandı.

Yenilenebilir enerji ve elektrikli ulaşımın hızla geliştiğini kabul eden Kurnaz, küresel karbondioksit salımlarının ise henüz kalıcı biçimde azalmaya başlamadığını hatırlattı. Kurnaz, son iki yılda uluslararası iklim iş birliğini zorlaştıran siyasi gelişmeler yaşandığını belirterek ABD'nin Paris Anlaşması'ndan yeniden ayrılmasını buna örnek gösterdi.

Küresel ısınma hızlanıyor mu?

Kurnaz'a göre küresel sıcaklıklar uzun yıllar boyunca her 10 yılda yaklaşık 0,2 derece artarken son dönemde belirgin bir hızlanma gözleniyor. Kurnaz, bu hızlanmanın ne kadarının kalıcı olduğunun bilim dünyasında hâlâ tartışıldığını da ekledi.

Isınmayı artırabilecek iklim süreçleri neler?

Kurnaz, iklim sisteminin kendi içinde ısınmayı güçlendirebilecek süreçler barındırdığını söyledi. Bunlar arasında buz ve kar örtüsünün azalması, donmuş topraklardan karbon salınması, ormanların karbon tutma kapasitesini yitirmesi ve olası devrilme noktaları bulunuyor.

Beklenenden daha az ısınmaya yol açabilecek belirsizliklerin de var olduğunu belirten Kurnaz, ısınmayı artırabilecek bilinmezliklerin azaltabilecek olanlardan daha ağır bastığını değerlendirdi.

Net negatif karbon salımı nedir, neden zor?

Net negatif salım, atmosferden insan faaliyetleriyle salınandan daha fazla karbondioksitin uzaklaştırılması anlamına geliyor. Kurnaz, raporun düşük aşım senaryolarında sıcaklığın önce 1,5 derecenin üzerine çıkıp yüzyılın ikinci yarısında yeniden düşürüldüğünü, bunun için emisyonları hızla azaltmanın yanında net negatif salıma ulaşmanın da şart olduğunu anlattı.

Kurnaz, "Atmosferden yüz milyarlarca ton karbondioksit uzaklaştırmak, çok büyük yatırımlar, enerji, arazi, altyapı ve güvenli, kalıcı karbon depolama kapasitesi gerektiriyor." dedi. Bu yöntemlerin bir kısmının bilindiğini ancak küresel ölçekte, yeterli hızda ve güvenilir biçimde uygulanabileceğinin henüz kanıtlanmadığını vurguladı.

Sıcaklık düşerse iklim zararları geri döner mi?

Kurnaz'a göre sıcaklığın yeniden 1,5 dereceye inmesi, aradaki dönemde yaşanan zararları ortadan kaldırmayacak. Kurnaz, bazı iklim süreçlerinin sıcaklık sonradan düşse bile yüzyıllar boyunca sürebileceğini, kaybedilen bir türün, yok olan bir buzulun ya da çöken bir ekosistemin eski hâline dönemeyeceğini kaydetti.

İklim politikalarının her şeyin planlandığı gibi işleyeceği varsayımına dayandırılamayacağını belirten Kurnaz, "2,8 derece çok tehlikeli bir dünya anlamına geliyor ve benim kişisel kaygım, daha yüksek bir ısınmaya doğru giderek, bu esnada aşılan eşiklerin geri dönüşü olmamasından kaynaklanıyor." değerlendirmesini yaptı.

GÜNDER COP31'de Çatı Kiralama Modelini Duyuracak
GÜNDER COP31'de Çatı Kiralama Modelini Duyuracak
İçeriği Görüntüle

COP31'den ne bekleniyor?

Kurnaz, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Konferansı COP31'de karbon salımlarının azaltılmasına yönelik net bir karar çıkmasını beklemediğini söyledi. Kurnaz, zirveden çıkacak kararın da muğlak ifadeler içereceğini öngördü. Türkiye'nin ev sahipliğindeki konferansın başkanlığını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum üstleniyor. Müzakereleri ise Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen yönetecek.

Kaynak: AA