Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca'nın 2023 yılına dayandırdığı rüşvet iddiaları, Türkiye'nin gündemine oturdu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de TBMM Grup Toplantısı'nda aynı konuya ilişkin ağır açıklamalar yaptı.

Sayın Mehmet Atmaca, 2023 yılında öğrendiğinizi söylediğiniz iddiaları kamuoyuna taşımak için neden 2026 yılını beklediniz? Üç yıl boyunca ne yaptınız?

“Allah için siyaset yapıyoruz” diyorsunuz. Peki, böylesine ciddi bir iddiadan haberdar olduğunuzu söylüyorsanız üç yıl boyunca hangi hukuki girişimlerde bulundunuz? Savcılığa başvurdunuz mu? Meclis gündemine taşıdınız mı? Elinizdeki bilgileri hangi yetkili makamlarla paylaştınız?

Üstelik yaptığım araştırmalarda dikkatimi çeken başka bir husus daha var. Olayla ilişkilendirilen şirketler ve aralarındaki ticari bağlantılar konusunda ciddi bir karışıklık söz konusu. Anlaşılan o ki şirketleri bile birbirine karıştırıyorsunuz.

Sayın Atmaca, önce hangi şirketten, hangi ticari ilişkiden ve hangi olaydan söz ettiğinizi açıkça ortaya koymanız gerekmiyor mu?

Çünkü ortada yalnızca siyasi bir tartışma yok. Üretim yapan, istihdam sağlayan, borsada işlem gören ve küçük yatırımcıların birikimlerini emanet ettiği bir şirketin itibarı da söz konusu.

Rüşvet iddialarıyla doğrudan ilgisi bulunmadığı belirtilen bir şirketin bu tartışmaların içine çekilmesi hangi somut bilgiye dayanıyor?

Bu iddiaların şirketin ticari itibarına, yatırımcı güvenine ve borsadaki hisselerine olası etkilerini hiç düşündünüz mü?

Yoksa bütün bunları bir kenara bırakıp AK Parti ve MHP üzerinden siyasi tartışma yürütmek mi daha önemli?

Sayın Atmaca, milletvekili dokunulmazlığınız size anayasal güvence sağlıyor olabilir. Ancak bu güvence, açıklamalarınızın doğurabileceği sonuçlara ilişkin siyasi ve toplumsal sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz.

Milletvekili dokunulmazlığınıza güvenerek yaptığınız bu açıklamaların borsada spekülasyona yol açabileceğinin farkında mısınız?

Bir milletvekilinin sözleri, özellikle sermaye piyasalarını ilgilendiren konularda sıradan bir açıklama olarak değerlendirilemez.

Bir milletvekilinin açıklamaları nedeniyle binlerce küçük yatırımcının zarar görme riskiyle karşı karşıya kalması kabul edilebilir mi?

Öte yandan edindiğim bilgiye göre Mehmet Atmaca şu anda hastanede. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Sağlığına kavuşmasının ardından bu iddiaları ve şirketler arasındaki ilişkileri ayrıntılarıyla açıklığa kavuşturmasını bekliyorum.

Çünkü konu artık yalnızca 2023 yılında yaşandığı ileri sürülen bir rüşvet meselesinden ibaret değil. Tartışmaların siyasi boyutu giderek büyürken, olayın doğrudan tarafı olup olmadığı dahi netleştirilmemiş şirketler hakkında ciddi ithamlar gündeme getiriliyor.

Üç yıl öncesine dayanan iddiaların bugün siyasi polemiklerin merkezine yerleşmesi, meselenin bir siyasi gösteriye dönüştüğü yönündeki soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Sayın Atmaca, gerçekten adaletin yerini bulmasını mı istiyorsunuz, yoksa üç yıl önceki iddiaları bugünün siyasi hesaplaşmalarının bir parçası hâline mi getiriyorsunuz?

Bugün ihtiyaç duyulan şey, siyasi açıklamaların dozunun artırılması değil; iddiaların belgelerle ortaya konulması, şirketlerin birbirinden doğru biçimde ayrılması ve varsa suçun gerçek faillerinin belirlenmesidir.

Bir milletvekilinin görevi, ciddi bir suç iddiasını öğrendiğinde yetkili makamların harekete geçmesini sağlamak ve kamu yararını gözetmektir. Elindeki bilgileri ne zaman, hangi kurumlarla paylaştığını açıklamak da kamuoyuna karşı sorumluluğunun bir parçasıdır.

Sayın Atmaca'ya son kez soruyorum:

2023 yılında ne öğrendiniz? Bu bilgileri hangi tarihte, hangi makamlara ilettiniz? Üç yıl sonra konuşmanızın gerekçesi nedir? Ve hepsinden önemlisi, rüşvet iddialarının doğrudan tarafı olmadığı savunulan bir şirketin bu tartışmalarda neden gündeme getirildiğini açıklayabilecek misiniz?

Siyasi tartışmalar gelip geçer. Ancak şirketlerin ticari itibarı, çalışanların emeği ve küçük yatırımcıların birikimleri siyasi gösterilerin bedeli hâline getirilmemelidir.

Adalet aranıyorsa önce gerçekler ortaya konulmalı. Çünkü siyasetçinin görevi, siyasi gündem oluşturmak uğruna şirketleri tartışmaların ortasına çekmek değil, varsa suçun ortaya çıkarılmasını sağlamaktır.

Ve unutulmamalıdır ki üç yıl önce yaşandığı söylenen bir olayın hesabı sorulurken, bugün binlerce küçük yatırımcının geleceği de riske atılmamalı.