Dijital verileri saklamanın en dayanıklı yolu, canlıların genetik şifresini taşıyan DNA olabilir. Biyoteknoloji ve çip teknolojilerini birleştiren AtlasBase şirketi, dijital verileri sentetik DNA'ya kodlayarak saklayan Thalia platformunu tanıttı. Metal kapsüllere mühürlenen DNA, elektrik ya da soğutma gerektirmeden verileri 1.000 yıldan uzun süre koruyabiliyor. Tek bir kapsülün 50 petabayta kadar veri saklayabilmesi hedefleniyor.
Veriler DNA'ya nasıl kaydediliyor?
Thalia, dijital verilerdeki bilgileri DNA'nın yapı taşları olan dört bazdan, yani adenin (A), sitozin (C), guanin (G) ve timinden (T) oluşan kimyasal dizilere dönüştürüyor. Üretilen DNA iplikçikleri sıvıdan arındırılıp kurutulduktan sonra özel metal kapsüllere mühürleniyor.
Thalia çipinin özellikleri neler?
Sistemin merkezindeki Thalia çipi, 16 nanometrelik standart bir yarı iletken katmanın üzerine yerleştirilmiş biyokimyasal bir reaksiyon yüzeyinden oluşuyor. Çip üzerindeki 5,6 milyar sentez noktası, elektrik sinyalleriyle her adımda hangi DNA bazının ekleneceğini kontrol ediyor. Şirkete göre bu mimari, önceki DNA sentez teknolojilerine göre 700 kat daha büyük bir ölçek sunuyor. Thalia'nın, tüm sektörün daha önce bir yılda ürettiği sentetik DNA miktarını tek bir günde üretebilme potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.
Ne kadar veri saklanabiliyor?
AtlasBase'in tasarımına göre tek bir kapsül, başlangıçta 1 terabayt ile 50 petabayt arasında veri saklayabilecek. 100 kapsül alabilen depolama kartuşları devreye girdiğinde, tek bir kartuşun kapasitesi 100 terabayttan 5 eksabayta kadar çıkabilecek.
DNA neden bu kadar dayanıklı?
Flaş bellekler verileri korumak için düzenli enerjiye ihtiyaç duyuyor, manyetik bantların ise belirli aralıklarla yenilenmesi gerekiyor. Metal kapsüllere mühürlenen sentetik DNA ise elektrik ya da soğutma olmadan verileri 1.000 yıldan uzun süre koruyabiliyor. Bu özellik, büyük veri merkezlerinin enerji tüketiminin giderek arttığı bir dönemde önemli bir avantaj sunuyor.
DNA ile hesaplama yapılabilir mi?
Platform yalnızca veri saklamak için değil, verilerin doğrudan moleküler düzeyde işlenmesi için de tasarlanıyor. Uçuş rotalarının optimizasyonu, endüstriyel planlama ve karmaşık finansal simülasyonlar gibi milyonlarca seçeneğin aynı anda denenmesini gerektiren problemler, kimyasal tepkimeler aracılığıyla eş zamanlı olarak taranabiliyor.
DNA depolamanın sınırları neler?
DNA tabanlı sistemler, bilgisayarlardaki işlemcilerin hızına ulaşamıyor. Saklanan verinin okunması, kimyasal hazırlık ve DNA dizileme işlemleri gerektirdiği için verilere erişim dakikalar sürebiliyor. Bu nedenle teknoloji, anlık işlem yerine uzun süreli veri arşivleme ve özel optimizasyon problemleri için konumlandırılıyor. AtlasBase kurumsal müşteriler için erken erişim programı başlattı, ancak maliyetler, ticari kullanım takvimi ve okuma cihazlarının fiyatları henüz açıklanmadı.


