Aza razı olmak çoğalmasına mani midir?

Saliha Erdim
Saliha Erdim

Doyması gereken sistemlerin başında midemiz gelir. Midemizi doyurduk diyelim, bir de bakıyoruz ki halâ yemek için talebimiz devam ediyor. “Bu durum ne?” diye soracak olursak, buna gözün açlığı diyebiliriz. Bir türlü doymak bilmeyen bir yapısı olan gözlerimiz, nasıl olduğunu bilmediğimiz bir şekilde bir türlü doymuyor, doyurulamıyor. Bu durumu ifade etmek için halk arasında “Aç gözlü” diye bir ifade kullanılır. Bir türlü doyamayan ve kanamayanlar içinse “Gözünü bir avuç toprak doyursun” denir.

Gözümüzün açlığı bizi neye dönüştürür?

Zengin olarak itibar sahibi olma hırs ve tutkusu; kazandıkça kazanmaya sevk eden, elindekiler azaldıkça kendisini güvensiz ve huzursuz hisseden ilâveten, daha çok kazanmak için kendisince haklı gerekçeler üreten bir yapıya dönüştürür bizi. Hayat sanki sadece kazanmak, yığmak, gösteriş yapmak, zenginlerin giydiğini giyip, yediğinden yemek ve onlara yakın olmak gibi, Allah (cc) katında hiçbir değeri olmayan bir yaşama biçimine kilitler bizi. O zaman da en yakınlarımıza bile kullandığımız dil değişir. “ Para kazanırsan başarılısın ve işe yarar bir şey yapmış olursun. Para kazanırsan toplumda değer görürsün ve rahat yaşarsın.” gibi akla ziyan anlayışlarla yaşar ve çocuk büyütürüz.

Zarar veren anlayışlar bizi dibe çeker

Zihnimize kazınan bu yanlış anlayışlar, yanlış bir yaşama biçiminin de mimarı olur. Oysa işin aslı, paranın sadece bir araç olduğudur ve hayatımızdaki sıralamasının değişmemesi gerektiğidir. Bu anlayış değişmedikçe, para kazandıkça yürüyüşü bile değişen, dostlarını muhitiyle beraber değiştiren, zenginlere yaklaşan ve değerlerinden sıyrılıp parayla alınıp satılabilen birisi haline dönüşme riskimiz vardır Allah korusun (cc). Sadaka verirken kılı kırk yararken, zekât için parayı hesaplayarak kuruşu kuruşuna ödeyip, bir kuruş fazlasını kayıp görürken; bir markaya ve pahalı bir restoranda yemek yemeye, bir otelde tatil yapabilmek için akıl almaz paralar ödeyebiliyoruz. Burada ne yazık ki Araçlar ve amaçlar yer değiştirmiştir.

Gerçek zenginlik; değerlerine sahip çıkarak ve kanaat ehli olarak yaşamaktır.

Rızkımız Allah’ın (cc) elindedir. Buna iman etmek, helâl rızık için elinden geldiğince çalışmak ve neticenin Allah’a (cc) ait olduğunu bilerek huzurla yaşamak asıl olandır. Bereket kavramı helâl kaynak, razı olarak çalışmaya devam etmek ve kanaat etmekle Allah’ın (cc) lütfedeceği harika bir ikramdır. Ayrıca, Allah (cc) vererek, azaltarak, çoğaltarak kullarının nasıl tepki verdiğini denemek istediğini söylüyor. Yani sınavdayız. Sınavı kazanmamız için gerekli stratejileri de elimize veriyor ve bunları yaparsanız sınavda başarılı olursunuz diyor. Geriye ne kaldı? Yüreğimizi hakikate, yönümüzü Rabbimize (cc) dönerek, O ne diyorsa onu hayata geçirmek için kavli ve fiili dua etmek. Ne zaman doğru niyetle doğru bir yola girersek, bereket de bize eşlik etmeye başlar. Helâl ile yetinmek, çalışmaya devam etmek ve razı olmak; çoğalmanın fiili dualarıdır.

- Diriliş Postası, Saliha Erdim tarafından kaleme alındı
https://www.dirilispostasi.com/makale/6870564/saliha-erdim/aza-razi-olmak-cogalmasina-mani-midir