Türkiye’nin finans dünyasını sarsabilecek çok ciddi bir gelişmeyle karşı karşıyayız..

Tolstoy takma adını kullanan bir siber saldırganın, TERA ile ilişkili 12 bin 566 dosyayı ele geçirerek yayımladığı iddia ediliyor.

Peki ne var bu dosyalarda?

İddiaya göre 17 ayrı veri tabanı, 193 bin 395 müşteriye ait kimlik doğrulama belgesi, 1 milyon 580 bin 56 satırlık Avrupa ve Dubai banka transfer kaydı, kripto para üretim sistemlerine ait bilgiler, dijital cüzdan verileri, 311 şifreleme anahtarı, 76 bin 755 Discord mesajı ve 893 personele ilişkin belgeler..

Rakamlar ürkütücü..

Ama asıl mesele dosyaların sayısı değil, içeriği..

Eğer bu bu veriler ortalığa saçılırsa soruşturmanın seyri değişecek demektir..

Çünkü böylesine kapsamlı bir veri tabanında yalnızca para hareketleri değil, o paranın kimden kime, hangi şirketler üzerinden, hangi tarihlerde aktarıldığına ilişkin kayıtlar da olmalı.

Özellikle Avrupa ve Dubai bankalarına ilişkin 1,5 milyondan fazla işlem satırı son derece önemli.

Bu kayıtlar gerçekse ve banka verileriyle doğrulanabilirse, Türkiye’deki finansal işlemlerle yurt dışındaki hesaplar arasında bugüne kadar bilinmeyen bağlantılar ortaya çıkabilir.

Hangi fonlardan hangi şirketlere para aktarıldı?

Bu paralar hangi hesaplarda toplandı?

Kripto para sistemleri üzerinden başka adreslere transferler gerçekleştirildi mi?

Ve belki de en önemlisi..

Bu para hareketlerinin arkasındaki gerçek kişiler kimler?

Elbette bir para transferinin varlığı tek başına suç anlamına gelmez. Ancak şüpheli işlemlerle bağlantılı, doğrulanabilir kayıtlar ortaya çıkarsa savcılık soruşturmaları açısından yeni bir delil alanı oluşabilir.

Üstelik meselenin bir de uluslararası boyutu var.

İngiltere bağlantılı finansal işlemlerin bulunduğu iddiası, Türkiye’den yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin daha geniş bir çerçevede incelenmesini gerektirebilir.

Diğer taraftan müşteri kimliklerinin, dijital cüzdan bilgilerinin ve şifreleme anahtarlarının gerçekten ele geçirilmiş olması, binlerce insanı finansal dolandırıcılık ve hesaplarının ele geçirilmesi riskiyle karşı karşıya bırakabilir.

Şimdi dikkat..

Sahiden bu veriler, tıpkı WikiLeaks belgesi gibi yayınlanırsa; sermaye piyasası denetimlerinden uluslararası mali incelemelere, kişisel verilerin korunmasından muhtemel yeni adli soruşturmalara kadar uzanan geniş bir süreç başlayabilir.

Ve o zaman herkesin sorması gereken soru şu olacak:

Bu dosyalarda kimlerin adı geçtiğinden önce, hangi paranın nereden gelip nereye gittiği ortaya çıkarılabilecek mi?

Çünkü finans dünyasında bazen binlerce sayfalık ifade tutanağının anlatamadığını, tek bir doğrulanmış banka transferi anlatır..