ABD’de kazan kaynıyor. Gazze’deki İsrail işgaline yönelik ardı arkası kesilmeyen kitlesel protestolar, Beyaz Saray’daki mevcut tansiyonu daha da yükseltti. Bu gerilime Biden ve yönetiminin aldığı Yemen kararı ve ABD’nin İsrail’e güdümlenen uysal deve kuşu tavrı da eklenince itirazların seyri daha da sertleşmeye başladı.
Güney Afrika’nın, Gazze’de devam eden soykırımı Uluslararası Adalet Divanına taşıyarak İsrail aleyhine açtığı davanın yankıları büyüyor. İsrail’in sönük ve bir o kadar topu taca atan savunması, Batı için İsrail’i bir baş ağrısından baş belasına dönüştürmüş durumda.
ABD’de Demokrat yönetim kendi seçim kampanyasına odaklanırken İsrail’in masadaki Gazze hesabını Biden’a kilitlemesi ihtimali, sinirleri oldukça geriyor. Netanyahu cephesi ise geri vites atmadığı gibi işgal hayalinin vahşetini çekinmeden deklare etmeye devam ediyor. Blinken’in son ziyaretinde dışişleri bakanının bu durumdan memnuniyetsizliğini Biden’a ilettiği, İsrail başbakanının laftan anlamayan tavrıyla Amerika’nın ödeyeceği büyük bedeller konusunda başkanı bilgilendirdiği konuşuluyor. Zaten Blinken, İsrail dönüşü yaptığı açıklamada da bu memnuniyetsizliğin sinyalini vermişti.
“SUÇ ORTAĞI OLMAK İSTEMİYORUZ”
Biden’ın tavrına yönelik kendi dairesinde işin rengi değişti. Biden yönetimindeki çok sayıda çalışan, savaşın sürdüğü 100 günün sonunda hem demoralize oldu hem de Biden için çalışmak istemiyor. Bunu birbiri ardına gelen istifaların seyrinden anlıyoruz.
Demokrat yönetimin içinde bir muhalif kanadın belirdiği anlaşılıyor. Bu da Kasım 2024 Başkanlık Seçimleri öncesi Biden’ın elini zora sokuyor. Üstelik Biden'ın emrivaki kararları, Gazze'de ateşkes sağlanması için ekim ayından bu yana çalışan milletvekillerinin rahatsızlığını daha da artırmış bulunuyor. Hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Joe Biden'a ateşkesi desteklemesi için yapılan çağrıların ardından Washington, bölgeyi daha geniş çaplı bir savaşa sürükleyebilecek hamlesiyle Yemen'e hava saldırısı emri vermişti. ABD'nin Yemen'e ilk saldırıyı düzenlediği gece, ilerici kanattan yetkili bir personel, "Joe Biden'a duyulan öfkenin seviyesi şu anda Donald Trump'a duyulan öfke ile kıyaslanabilir düzeyde" açıklamasında bulundu. Anlaşılan o ki Beyaz Saray’da gerginlik, yerini Biden’a yönelik gittikçe tırmanan bir öfkeye bırakmış durumda.
Açıklamada bulunan Beyaz Saray çalışanının alınan kararla ilgili uyarısı manidar: “Bunu yapıp sonra da bizden kendisine oy vermemizi istemesi çok gülünç. Hangi gezegende faaliyet gösterdiklerini bilmiyorum ama kasım ayında böyle kazanamazsınız. Bizi, burada kalmak istemeye ve aynı zamanda kendimizi daha da suç ortağı gibi hissetmeye iten hiçbir şey yok.”
BIDEN YAKLAŞAN FELAKETİ HİÇE SAYIYOR
İsrail’in Gazze’ye yönelik işgalinden bu yana Biden yönetimindeki her kurumdan ateşkesi destekleme kararı çıktığı hâlde, bunun resmî bir açıklamayla verilmesine mani olunduğu ifade ediliyor. Şimdiye dek yönetimde kilit noktadaki iki kişi istifasını sunarak içerideki gerginliğin boyutunu gözler önüne seren açıklamalarda bulundu. Biden yönetiminin yaklaşan felaketi hiçe sayarak İsrail yanlısı kararlar almaya devam etmesi hâlinde, içerideki mevcut gerilimin toplu istifalar getireceği riski de kulislerde konuşuluyor.
İçeriden sızan bir diğer ilginç detay da Biden’ın bezginliğini artıracak türden. Beyaz Saray çalışanlarına yönelik bir haberde, 22 devlet kurumundan yüzlerce federal çalışanın, Biden'ın savaşı ele alış biçimini protesto etmek üzere greve gitmeyi planladığı yazıyor. Aralık ayı ortasında 140'tan fazla Kongre çalışanı birer mektup yazarak 71 ofisten 700 binden fazla telefon aldıklarını ve seçilmiş yetkilileri, Gazze'de ateşkes çağrısında bulunmaya davet ettiklerini belirttiler.
Bu meyanda itirazlar sadece Kongre muhalefetinden veya Beyaz Saray’dan yükselmiyor. ABD'nin dört bir yanında, ülkelerinin savaşa destek vermesine karşı çıkan Amerikalıların sayısı artıyor. Buna Tel Aviv’deki hükûmet karşıtı protestoları da eklersek Netanyahu’dan önce Biden’ın gemiyi terk etmesi işten bile değil.
Esir takasında gemiyi karaya vurduran Netanyahu’ya Tel Aviv’de istifa çağrısı yapan kalabalıkların, önümüzdeki hafta protestoları artıracağı yine bizzat protestocular tarafından taahhüt ediliyor.
Hâl böyleyken Biden’ın kimin gemisinde yol aldığını anlaması uzun sürmeyecek. Tayfaları ise gemiyi seyir hâlindeyken terk etmeye başladı bile.
Kaptanın seyir defterini okumaya devam edeceğiz.