Ne çok acı birikiyor yüreklerde. Hafta sonu peş peşe gelen kaza haberleri nedeniyle adeta artık bir şey daha olmasın modunda haberlere kilitlendi tüm Türkiye.

Önce Gaziantep’ten haber geldi. Bir otobüsün de karıştığı kazada 16 kişi vefat etti, 22 yaralı vardı. Sonra Afyonda askerlik şubesine gidenleri taşıyan otobüs kaza yapmış çok sayıda yaralı olduğu bilgisi gelmişti. Ardından Rize’de bir tur otobüsü duvara çarpıp devrilmişti. Ve en kötüsü belki de akşam saatlerinde gerçekleşti. Mardin Derik’te kaza yapan tırın yardımına koşanlara freni patlayan ikinci tır çarpmıştı, bu yazı yazıldığı saatlerde vefat eden sayısı 20 yi bulmuştu. 26 da durumu ciddi yaralı vardı.

Artık bitsin denilen zamanlar olur ya, işte öyle bir gün olmuştu. Ama gece sükûneti taşıdığı gibi acıları da halka halka taşıyor işte. Hele de insanın tanıdıklarının da olduğu böylesi durumlarda gün insana bitmek bilmiyor. Gece dinginlik yerine dert yüklü bulutlar gibi geliyor.

Otobüslerden birinin Diyarbakır menşeli olması nedeniyle tanıdık var mı derken, Esnaf ve Sanatkârlar Kefalet kooperatifinin kıymetli müdiresi Nuran Tanrıkulu hanımın da otobüste olduğu ifade edildi. Saatler boyu kendisinden haber alamayan dostlarının, eşinin Gaziantep’e gitmesi ve eşinin cesedini teşhis etmesiyle beraber endişeli bekleyiş yerini tarifsiz bir üzüntüye bıraktı. Genelde kardeşlerimin işlettiği dükkânda görürdüm onu kapıda oturur, mütevazı haliyle yemeğini yer, gelenle muhabbet ederdi. Esnafın sorunlarını yakinen bildiği ve makamda gerekli ilgiyi gösterdiği için çok soranı olurdu. Bir yemek esnasında en az birkaç kişinin sorularını kendisini sormasına alışık hali hep daha çok kıymet vermemize neden olurdu. Çocuklarıyla ilgilenirken narin bir edayla konuşmaya devam ederdi. Bu nedenle kimse ona Nuran Hanım demez, bilakis adını “Narin” diye çağırmaya başlamışlardı.

Çok insanın acısını gördüm, çok acılar paylaştım, insanlarla ilişkilerim nedeniyle binlerce taziyede bulundum. Cenazelere katıldım. Lakin bu cenazeye ayaklarım beni götürmek istemedi. Bilmiyorum lakin çok üzüldüğüm bir vefat oldu benim için. İnsanın ailesinden sonra kanıksadığı az sayıda kişi olur. Narın hanım naif duruşuyla hep sembol olacaktır, tanıdıklarının gözünde. Esnafın Narin ablası olarak güzel bir sâdâ bırakarak gitti.

Güzel insanlar hep çabuk giderler diye bir algı vardır, bu defa da güzel bir insan yine erken gitti. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun, Tüm bu kazalarda vefat edenlerle beraber. Allah ailelerine sabırlar versin. Yaralılara acil şifalar. Bir daha böylesi felaketlerle anılmasın ülkemiz, bir daha asla böyle acılarla imtihan olmasın.

Olaylardan sonra mühendislik hatası var dendi, yol kusuru var dendi, şoförler kusurlu dendi, araçlarla ilgili kusurlar anlatıldı, yolcu eksikliği, fazlalığı, tırlarda yük fazlalığı, eksikliği üzerine onlarca şey yazıldı çizildi, belki günlerce de yazılıp çizilecek. İnsanlar günlerce konuşacaklar. Bilirkişi raporları yazılacak çizilecek. Olay aydınlatılmaya çalışılacak. Şu veya bu şekilde bir sonuç çıkarılacak. Ölenler öldükleriyle kalacaklar. Bir süre sonra çoğumuz unutacağız olanları acısı olanlar acılarıyla baş başa kalacaklar.

Belki biraz daha bilinç, biraz daha önlem ve dikkat çok şeyi çözecek. Lütfen artık acılara sebebiyet vermemek için her konuda olduğu gibi trafik konusunda dikkatli ve özverili olalım. Vesselam.