İnsan fıtrat olarak bakımlı ve temiz olma eğilimindedir. Bu hem kişinin kendisi hem de içinde bulunduğu toplum için önemlidir. Peygamber efendimiz (s.a.v), aynaya bakarak saçını sakalını taramadan, dişlerini misvaklamadan toplum içine çıkmazmış. Uyumlu ve zevkli giyinelim, temizliğimize dikkat edelim.

Buraya kadar çok normal fakat bazen bu güzel görünme ve beğenilme şeklinde dönüşebiliyor ve maksadı aşıyor gibi duruyor.

SEBEPLER DEĞİŞMEDEN SONUÇLAR DEĞİŞİR Mİ?

Evet değişmez, bu bir kuraldır. Bundan birkaç yıl önce bir program için yurtdışına çıkıyordum, uçağa bindim. Gördüğüm manzara beni şaşırttı ve üzdü. Uçak doluydu ve neredeyse üçte ikisi saç ektirmiş beyefendilerden oluşuyordu. Şimdi bir iş için Zeynep Kâmil’de bir otele uğradım. Müşterilerinin çoğu yabancılardan oluşuyordu ve erkeklerin neredeyse hepsi saç ektirmiş, hanımefendilerin burunları ve dirsekleri bantlı idi. Yani bir operasyon geçirdikleri anlaşılıyordu.

Bir aile tanıdım, kayınvalide dahil ailenin tümünün tek bir derdi var, nasıl daha güzel görünebiliriz? Herkes dişinden burnuna, kulağından topuğuna kadar estetik operasyon için her gün zihinsel mesai harcıyor, bütçe ayırıyor ve herkese de “Sende estetik yaptırsana, burnunun kemerini düzelttir, şu yağlarını aldır. Mide ameliyatı ol biraz zayıfla” gibi telkinlerde bulunuyorlar. Şu anda yüz estetiği uzmanları her halde talep edenlere randevu vermekte zorlanıyorlardır.

SAÇ NEDEN DÖKÜLÜR?

Bunu sağlıkçılar bilirler. Fakat herkesin tahmin edebileceği gibi saç dökülmesi bir sonuçtur. Vücutta eksik olan bir vitamin, mineral ya da başka elementlerin azalması ya da tükenmesi gibi sebeplerle ya da saçların sağlığını etkileyen bir etkenden dolayı saçlar dökülebilir. Buna stresi, genetik faktörleri, beslenme düzenini de eklersek, sebebin incelenerek bulunması ve gereken tedaviyi ve takviyeyi yapılarak saç dökülmesine engel olunması gerekir. Yani saçı döken sebep bulunup tedavi edilerek kalıcı bir çözüme gidilmeli.

Peki biz ne yapıyoruz, saçın mı dökülüyor, saç ektir. Peki yeme düzenin aynı, stres faktörleri aynı, vücutta element eksiği varsa onlarda aynen duruyor. Yani saçı döken sebeplere

hiç dokunmadık. Saç ektirdik, etek dolusu para ödedik, canımızın yanması da cabası. Görüntümgeçici bir değişikliğe uğradı, ben heveslendim, o kadar para harcadım, bunların sonucunda ise saçlarımın gür bir şekilde çıkması gibi bir beklentim oluşuyor. Bazen gür bir saç çıkabiliyor fakat çoğunlukla da beklenenin aksine seyrek bir saç çıkıyor ve o kadar kalıyor. O zaman da bize,

eskiden bu kadar bile yoktu diye avunmak düşüyor. Bu durum obezite cerrahisi için de aynen böyledir.

Ameliyat olduktan sonra, kilosunun çok azı gidip kalanını koruyanlar, midesi tekrar genişleyip eski haline gelenler ve yaşadıklarından sonra çok pişman olanları düşününce, sebepleri değiştirmeden sonuçlara odaklanmış olduğumuzu görüyoruz.

BU FOTOĞRAFIN ARAKASINDAKİ GERÇEK NE?

Kendisini beğenmemek. Kendi değerini görüntüsü ile tanımlamak. Çevresindeki insanların onayını almaya ihtiyacının büyüklüğü. “İç donanımın eksik olduğu yerde dışımızı donatırız” diyor bir düşünür.

Nasipse devamı yarın…