Reklamı Kapat

Nahda’da deprem

Tunus’ta Raşid el-Gannuşi liderliğindeki Nahda Hareketi’nin 113 üyesi geçtiğimiz günlerde “yönetimin yanlış tercihleri sebebiyle” istifa etti.

Önceki gün 18 kişinin daha istifa etmesiyle Tunus Parlamentosu’nun birinci partisinden istifa edenlerin sayısını 131’e yükseldi.

İstifa edenler arasında hareketin önde gelen isimleri, eski bakan ve milletvekilleri de var.

Hareketten ayrılanların birlikte yeni bir parti kurmaları beklense de onlar önceliklerinin Kays Said darbesine karşı halk iradesine sahip çıkmak olduğunu söylüyor.

Kays Said’in istisnai kararlarını açıklayarak parlamentonun kapısına kilit vurduğu 25 Temmuz’da yaşanan depremin ardından darbeye karşı geniş kapsamlı bir cephe oluşturulması ve söz konusu cepheyle birlikte hareket edilmesi gerektiğini ifade ediyorlar.

Nahda Hareketi’nde uzun süredir rahatsızlık yaşandığı, “diktatörlükle suçlanan” Raşid el-Gannuşi ve yakın çevresine tepkilerin olduğu biliniyordu.

Hareketin yanlış tercihleri ve Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in halk iradesine yaptığı darbe karşısında pasif kalması sadece hareket içinde değil dışında da konuşuluyor.

“Cumhurbaşkanı iyi fakat çevresi kötü” türünden söylemlerle Kays Said’i diyaloga ikna etme çabalarının yararsızlığı eleştiriliyor.

Topluca istifaya gidilen süreçte bardağı taşıran son damla da darbeye gerekli tepkinin verilememesi olmuş.

Raşid el-Gannuşi için oldukça zor bir durum.

Bir yanda Kays Said’in her türlü diyalogu reddederek darbede ısrarı, diğer yanda kurucusu olduğu ve liderliğini yaptığı hareketin içinde yaşanan isyan.

Bu nedenle, istifa edenlere hak verenlerin yanında eleştirileri haklı görmekle birlikte istifaların zamanlamasını yanlış bulanlar da var.

Ayrılanlar ise son ana kadar sabrettiklerini fakat partiyi içeriden ıslah etme çabalarının sonuç vermediğini, parti içi demokrasinin uygulanmadığını ve değişim kanallarının tamamen kapalı olduğunu, istifa etmekten başka çareleri kalmadığını söylüyor.

Zamanlama konusundaki eleştirilere cevap olarak da ülkenin büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğuna ve durumun aciliyetine dikkat çekiyorlar.

Hareketin tabanının kimi haklı gördüğüne dair henüz net bir veri yok.

Önümüzdeki günlerde yapılacak anketler bu konuda bir fikir verebilir ancak daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için istifa edenlerin kuracağı partinin Nahda Hareketi’yle birlikte gireceği seçimi beklemek gerekecek.

Tunus’ta ve Nahda Hareketi’nde yaşananlar Türkiye’deki 28 Şubat sürecine ve Refah Partisi’nin kapatılmasının ardından şahit olduğumuz gelişmelere benzetilebilir mi?

İstifa edip hareketten ayrılanlar AK Parti gibi geniş halk kesimlerinin teveccühünü kazanacak bir parti kurabilirler mi?

Bu tür benzetmeler yapanlar yok değil.

İtiraz edenler ise koşulların farklı olduğunu belirtiyor.

Benzerliklerin zaten faklı şeyler arasında kurulduğu ve belli yönlerden birbirine benzeyen şeylerin tümüyle aynı olmaları gerekmediği göz önüne alınırsa, yukarıdaki türden yorumlar elbette yapılabilir.

Fakat süreçlerdeki bir takım benzerlikler sonuçların aynı olacağı anlamına gelmez.

Nahda Hareketi’nden istifa eden “reformcuların” eleştirdikleri konularda başarılı alternatifler ortaya koyup koyamayacaklarını zaman gösterecek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Yaşa - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket A Milli Takım Katar'a gidebilir mi?