Kökten Erdoğan karşıtlığının bir araya getirdiği beş benzemez tabansızların, ‘’ilişme birlikteliği’’ beklenildiği gibi kısa sürdü. Temeli olmayan binanın nasıl ki çatısı da olmaz ise bunların temelsiz çatısı da bir anda savruldu gitti. Sonra da mecburen ya kendileri aday oldu, ya da acziyet içerisinde kendilerinin bile inanmadığı elgördülük adayları tek tek kamuoyuna açıklamak zorunda kaldılar.
Perde arkasında iş tutma konusunda pek mahir olan ve kendisi de bizzat bu çalışmanın bir ürünü olan kaset marifeti ile CHP’nin başına getirilen Bay Kemal, geçen hafta ekranların karşısına çıkarak kendisinin aday olmayacağını ve adaylarının nasıl biri olacağını tarif etti. ‘’Adayımız çıldırtıcı bir aday olacak, başarı hikâyesi olacak, kavgacı olmayacak ve ekonomiyi çok iyi bilecek…’’ Esasen bu tarifi ile farkında olmadan şuan ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sahip olduğu onlarca nitelikten sadece birkaç tanesini saymış oldu…
Sanırım kendisi, hem dokunulmazlık zırhına bürünen koltuğunu sağlama almak adına, hem de söylediği kriterlere bizzat kendisi de uymadığı için aday ol(a)madı! Yani Bay Kemal diyor ki; ‘’Eğer ben bu kriterleri taşısaydım devletin yönetimine talip olur herif gibi çıkar aday olurdum. Lakin sahip olduğum kriterler ancak beni CHP’nin genel müdürü yapıyor…’’ Anlayın gari beni daha fazla konuşturmayın benimde bir hesabım var! Peki, madem ne diyelim…
Sonuç: 30 Mart seçimleri öncesi‘’AKP yüzde 49 oy alsın siyaseti bırakırım, giderim kitap okurum, köyde tavuk beslerim” diyen Muharrem İnce CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı oldu.
Parti içi mücadelelerden hep yenilgiyle çıkan, iki kez Kılıçdaroğlu’na karşı kazan kaldırıp parti başkanlığına aday olan, ikisinde de kaybeden ve taban tarafından CHP Genel Başkanlığı’na asla layık görülmeyen ‘’Muharrem İnce’’, nutku tutulmuş bir akıl tarafından Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı’na aday gösterildi…
Hangi Muharrem mi?
Bir genel başkan ilk seçimde iktidar olur! Diyen,
Adam yüzde 52 almış ‘’Neden 55 alamadım diye tartışıyor’’ sen rezil olmuşsun, hezimete uğramışsın bu kafa asla iktidar olamaz arkadaş! Diyen,
Her seçimde yenmiş seni, çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş, yenmişte yenmiş, yenmişte yenmiş! Diyen,
Meydan okuyor, ‘’Birinci çıkamazsam istifa ederim, sen edebilir misin?’ diyor. Sen susuyorsun! Diyen,
Bu kafada olan birisinin 250 sene de iktidar olması mümkün değil! Diyen,
Bana ekonomiyi sormayın! Ben ekonomiden anlamam, ben polemikten anlarım! Diyen,
Yoldaşı bağlamacı Demirtaş’a espri ile karışık nasıl olsa bir gün aynı koğuşta buluşacağız! Diyen,
2014’te yapılan CHP Kurultayı’nda “Hedefim önce CHP’ye demokrasi getirmek!” Diyen,
Niye kendine ‘’Man Kafa’’ dedirttiriyorsun arkadaş ben olsam kendime Man Kafa dedirtmezdim! Diyen,
Bay Kemal’e senin partinde demokrasi var mı da konuşuyorsun! Diyen,
Bana bile güvenmeyin, bizde koltuğa oturan yapışıyor! Diyen,
Vicdanınıza sesleniyorum, bir otobüse biniyorsunuz, o otobüs, o firma altı kez yolda kaza yapmış yedinciye aynı firmadan bilet alır mısınız? Diyen
Kurultayda genel başkan olabilirsiniz ama milletin gönlünde genel başkan olmak başka bir şeydir! Diyen,
İki seçimde partiyi birinci parti yapamayan genel başkan istifa etsin deyip, Bay Kemalin istifasını isteyen! Dershane öğretmeni CHP Yalova Millet Vekili Muharrem İnce!
Peki ya Muharrem İnce, paçasını kendisine kaptıran Bay Kemalin açıkladığı o kriterlere uyuyor mu? Bakalım… Kendinden olmayanı sürekli tehdit eden kaldırım kabadayısı İnce’nin, Kılıçdaroğluna rakip olduğu dönemlerde kendisini çıldırttığını biliyoruz. Sanırım zamanında dershanecilik yapmış olması ekonomiyi iyi bildiği anlamına da gelmiyor? Yalova seçim kazanmış olması da bir başarı hikâyesi olmasa gerek.Kavgacı olmayacak diyor ya.! Adamın en iyi bildiği iş kavga, nizah, gürültü, patırtı.! Kendi tabiri ile bu işin ‘’daniskasını’’ biliyor. Yani demem o ki kıymetli dostlar, Bay Kemal’in açıkladığı kriterlerin hiçbiri dershane öğretmeni İnce’ye uymuyor?
Konuşur iken boğazının hançeresi yırtılırcasına bağırmayı bir halt zanneden polemikçi İnce, adaylığını belli ki Tayyip Erdoğan’dan kurtulmak üzerine kurgulamıştır. İnce’nin Bay Kemalin kriterlerine uymadığı aşikâr iken, ‘’Ülkemiz için de hiçbir sağlam proje ve tezinin olmadığı, kullandığı dilin de üslupsuz ve çirkin olduğu’’ gün gibi ortadadır. Türkiye’yi yönetmek gibi bir düşüncesinin, geleceğe dair sağlam bir vizyonunun olmadığı da herkes tarafından bilinmektedir. Gelecek adına dünyanın, nereye gittiğinden bihaber, Türkiye’yi ve bölgeyi yakın gelecekte nelerin beklediğini ön göremeyen birinin Cumhurbaşkanı adayı olması gerçekten izaha muhtaçtır…
Ezcümle demem o ki kıymetli dostlar; Belli ki Bay Kemal bu hamlesi ile ‘’Bir taraftan dokunulmazlık zırhına bürünmüş koltuğunu sağlama almaya çalışır iken, diğer taraftan da çevrim dışı kalmadan, gem almakta zorlandığı rakibi İnce’yi siyasetin tamamen dışına atmak istiyor. Anlaşılan o ki “Gel bakalım buraya Muharrem! “takdimi ile başlayan bu kirli süreçte, müflis siyasetçi Bay Kemal, CHP’deki en büyük rakibini, kazanamayacağı bir yarışta sistem dışına atmak isterken, kendisinin de siyaseten ölümünü öteliyor…