Eğer İsrail Türk topraklarına saldırırsa, Türkiye bunu neredeyse kesinlikle bir savaş eylemi olarak değerlendirecek ve kendi askeri gücüyle karşılık verecek, aynı zamanda 5. Madde uyarınca NATO'nun tam desteğini arayacaktır. NATO ve Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye'yi desteklemek için yoğun baskı altında kalacak, ancak İsrail ile savaşa girmeyecektir.

Türkiye'nin Muhtemel Tepkisi

Türkiye, NATO'nun ikinci büyük ordusuna ve güçlü hava, deniz, insansız hava aracı ve füze yeteneklerine sahip modern bir orduya sahiptir. Topraklarına hava üsleri, şehirler, askeri tesisler veya korunan bölgelerdeki gemiler/uçaklara yapılacak bir saldırı, derhal öz savunmayı tetikleyecektir.

Türkiye şunları yapacaktır;

İsrail askeri hedeflerine karşı misilleme saldırıları başlatacaktır.

Yedek kuvvetleri seferber edecek ve ülkenin alarm seviyesini yükseltecektir.

Acil bir NATO toplantısı düzenleyecek ve Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5. Maddesinin aktif hale getirilmesini resmen talep edecektir.

Pakistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle yakın zamanda yapılan savunma anlaşmaları da dahil olmak üzere ortaklardan diplomatik, ekonomik ve askeri destek arayacaktır.

Türkiye'deki kamuoyu neredeyse kesinlikle güçlü bir yanıt talep edecektir. Hükümet, saldırıyı Türk egemenliğinin açık bir ihlali olarak nitelendirecektir.

NATO'nun 5. Maddesinin Gerçek Anlamı

5. Madde, bir üyeye yapılan silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış bir saldırı olarak kabul edildiğini belirtir. Türkiye, 1952'den beri tam bir NATO üyesidir ve tüm toprakları bu madde kapsamındadır.

Ancak, 5. Madde tüm ittifak tarafından otomatik bir savaş ilanı anlamına gelmez.

Her üye, ne tür bir yardımda bulunacağına kendisi karar verir.

Yardım, tam askeri güçten istihbarat paylaşımına, hava savunmasına, lojistiğe veya tamamen siyasi açıklamalara kadar değişebilir.

Kararlar, 32 müttefik arasında siyasi uzlaşma gerektirir.

İsrail'in Türk topraklarına doğrudan bir saldırısı, Türkiye'ye 5. Maddeyi devreye sokmak için mümkün olan en güçlü gerekçeyi verecektir.

Suriye topraklarıyla sınırlı bir çatışma çok daha karmaşık olacaktır ve aynı yükümlülüğü otomatik olarak tetiklemeyecektir.

Amerika Birleşik Devletleri ve NATO'nun Muhtemel Davranışı

Amerika Birleşik Devletleri belirleyici oyuncudur. Türkiye'nin NATO müttefiki ve İsrail'in en yakın stratejik ortağıdır. Washington son derece zor bir denge kurma çabasıyla karşı karşıya kalacaktır.

Gerçekçi beklentiler;

ABD, acil ateşkes ve gerilimin azaltılması için yoğun çaba gösterecektir.

Türkiye'ye neredeyse kesinlikle savunma desteği sağlayacaktır (istihbarat, füze savunma sistemleri, diplomatik destek).

ABD veya NATO'nun İsrail'e karşı tam ölçekli bir askeri harekatı son derece düşük bir olasılıktır. Siyasi, askeri ve stratejik maliyetler muazzam olacaktır.

Diğer NATO üyeleri özellikle Avrupa ülkeleri İsrail ile savaşmak konusunda isteksiz olacak ve Türkiye'ye sınırlı yardım artı yoğun diplomasiyi tercih edecektir.

NATO, 5. Maddeyi yalnızca bir kez -11 Eylül saldırılarından sonra- devreye sokmuştur. O zaman bile, yanıtlar ülkeye göre değişmiştir. Türkiye-İsrail krizinde, ittifak, iki ABD ortağı arasında tam ölçekli bir çatışmada taraf seçmektense, daha geniş bir savaşı önlemeye öncelik verecektir.

Sonuç olarak;

Türkiye kendini güçlü bir şekilde savunacak ve NATO dayanışması talep edecektir.

NATO acilen istişarede bulunacak ve bir tür yardım teklif edecektir, ancak İsrail'e karşı kolektif askeri harekat garantili değildir.

Amerika Birleşik Devletleri, çatışmaları durdurmak, prensip olarak Türkiye'nin toprak savunmasını desteklemek ve İsrail ile doğrudan bir çatışmadan kaçınmak için yoğun çaba sarf edecektir.

Son bir not;

Yukarıda saydığım tüm işleyişi Türk devleti bildiği için Türkiye böyle bir senaryoda belkide b planını devreye sokacaktır.

O senaryoya göre; Türk milletinin ve devletinin istediği bahaneyi İsrail verecek ve Türkiye, topraklarını adalar denizinden İsrail’e kadar genişletecektir. Sanırım bu daha gerçekçi bir Savaş Senaryosu olacaktır…