Rusya-Gürcistan savaşının üzerinden 18 yıl geçiyor. Ancak Tiflis açısından 2008 savaşı kapanmış bir dosya değil. Tam tersine, Ukrayna savaşı devam ederken Gürcistan, Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetya’daki işgalini yeniden uluslararası gündemin merkezine taşımaya çalışıyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Rusya-Gürcistan savaşının 18. yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirdiği kapalı toplantı bu açıdan önemli bir mesaj taşıyor. Toplantının ardından İngiltere, Fransa, Letonya, Danimarka ve Yunanistan’ın yanı sıra gelecekte Güvenlik Konseyi üyesi olacak Avusturya ve Portekiz, Gürcistan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek veren ortak bir açıklama yaptı.
Açıklamada Rusya’nın 2008 yılında Gürcistan’a yönelik askeri müdahalesi ve ardından gelen işgal politikası kınanırken, Moskova’dan askerlerini Gürcistan topraklarından çekmesi ve Abhazya ile Güney Osetya’nın sözde bağımsızlığını tanıma kararını geri alması istendi.
Ancak burada asıl dikkat çekici gelişme başka.
Tiflis, Ukrayna’da savaşla yıpranan Rusya’ya karşı 2008’de yarım kalan hesabı yeniden masaya koyuyor.
2008’de başlayan hesap neden yeniden açıldı?
Ağustos 2008’de Rusya’nın Gürcistan’a askeri müdahalesi birkaç gün içinde sona erdi. Ancak savaşın siyasi sonuçları 18 yıl sonra bile devam ediyor.
Rusya, Abhazya ve Güney Osetya’nın sözde bağımsızlığını tanıdı ve bu bölgelerdeki askeri varlığını kalıcı hale getirdi.
Avrupa Birliği’nin arabuluculuğuyla 12 Ağustos 2008’de ateşkes anlaşmasına varıldı. Ancak Gürcistan ve Batılı ülkeler, Moskova’nın anlaşma kapsamında üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini savunuyor.
Bugün Tiflis’in uluslararası platformlarda gündeme getirdiği temel mesele de bu.
Gürcistan, Rusya’nın 2008’de oluşturduğu fiili durumu kalıcı bir işgale dönüştürmesine izin verilmemesini istiyor.
Ukrayna savaşı Tiflis için fırsat mı?
En kritik soru burada ortaya çıkıyor:
Ukrayna’da savaşa saplanan Rusya’ya karşı Gürcistan’da yeni bir cephe açılabilir mi?
Askeri açıdan bakıldığında bunun kısa vadede gerçekleşmesi oldukça düşük bir ihtimal.
Gürcistan’ın Rusya ile yeniden savaşa girmek gibi bir hedefi olduğuna dair güçlü bir işaret bulunmuyor. Tiflis’in resmi politikası, işgal altındaki bölgelerin barışçıl yollarla yeniden Gürcistan’a kazandırılması yönünde.
Fakat başka bir cephe çoktan açılmış durumda:
Diplomatik cephe.
Gürcistan, Rusya’nın işgal politikasını BM, Avrupa Birliği, AGİT ve diğer uluslararası platformlarda yeniden gündeme getiriyor.
Tiflis’in hesabı oldukça açık. Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya üzerindeki uluslararası baskı arttıkça, Gürcistan da 2008’de işgal edilen topraklar konusunda Moskova’ya yönelik baskıyı artırmak istiyor.
Gürcistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Laşa Darsalia’nın açıklaması da bu stratejiyi ortaya koyuyor.
Darsalia, Güvenlik Konseyi toplantısının Gürcistan’ın talebi üzerine ortak ülkelerin desteğiyle gerçekleştirildiğini ve benzer çalışmaların diğer uluslararası kuruluşlarda da devam edeceğini söyledi.
Bu sözler Tiflis’in yeni yaklaşımını özetliyor:
Rusya Ukrayna’da baskı altındayken Gürcistan dosyası da yeniden masaya getirilecek.
Gürcüler işgali unutmadı
Gürcistan açısından en önemli unsurlardan biri, 2008 savaşının toplumdaki etkisinin hâlâ güçlü olması.
Tiflis yönetimi her fırsatta ülkenin toprak bütünlüğünün yeniden sağlanmasını ve işgal altındaki bölgelerden ayrılmak zorunda kalan insanların güvenli şekilde evlerine dönmesini gündeme getiriyor.
Dolayısıyla Gürcistan’da 2008 savaşı yalnızca geçmişte kalmış bir olay olarak görülmüyor.
Abhazya ve Güney Osetya meselesi, Gürcistan dış politikasının temel başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Bu nedenle Ukrayna savaşı Tiflis açısından yalnızca Rusya-Ukrayna savaşı değil.
Aynı zamanda 2008’de yarım kalan mücadelenin yeniden uluslararası zemine taşınması için ortaya çıkan bir fırsat.
Moskova için yeni Kafkasya riski
Rusya açısından tablo giderek daha karmaşık hale geliyor.
Ukrayna savaşı Moskova’nın askeri kaynaklarının büyük bölümünü Avrupa’nın doğusuna yönlendirmiş durumda. Rusya aynı zamanda ekonomik ve diplomatik baskılarla karşı karşıya.
Tam da bu dönemde Gürcistan’ın işgal meselesini yeniden BM Güvenlik Konseyi gibi platformlara taşıması Moskova açısından yeni bir diplomatik baskı alanı oluşturuyor.
Ancak burada önemli bir ayrım var.
Gürcistan’ın şu aşamada hedefi Rusya’ya karşı yeni bir savaş başlatmak değil.
Tiflis, Batı’nın Moskova üzerindeki siyasi baskısını Gürcistan dosyasına taşımaya çalışıyor.
Bu nedenle bugün yaşanan süreci “ikinci cephe”den çok “ikinci baskı hattı” olarak tanımlamak daha doğru.
Rusya Gürcistan’dan çıkmaya zorlanabilir mi?
Bu sorunun bugün kesin bir cevabı yok.
Moskova için Abhazya ve Güney Osetya yalnızca Gürcistan’ın iki bölgesi değil. Bu bölgeler Rusya’nın Güney Kafkasya’daki askeri ve siyasi nüfuzunun önemli unsurları.
Dolayısıyla Rusya’nın kısa vadede bu bölgelerden çekilmesi kolay görünmüyor.
Ancak Ukrayna savaşının seyri değişirse dengeler de değişebilir.
Tiflis’in hesabı tam olarak burada yatıyor.
Rusya Ukrayna’da ne kadar fazla kaynak tüketirse, Gürcistan’ın diplomatik manevra alanı o kadar genişleyebilir.
Bu nedenle Gürcistan’ın bugün yaptığı şey askeri bir saldırıya hazırlanmaktan çok, Rusya üzerindeki uluslararası baskıyı artırmak.
Kafkasya’da yeni denklem
2008’de Rusya Gürcistan’a müdahale etti.
2014’te Kırım ilhak edildi.
2022’de Ukrayna’ya karşı geniş çaplı savaş başladı.
Tiflis ve Batılı ülkeler bu gelişmeleri giderek Rusya’nın komşuları üzerindeki nüfuz ve güvenlik politikasının birbirini tamamlayan parçaları olarak değerlendiriyor.
Bu nedenle Gürcistan dosyası yeniden önem kazanıyor.
Ukrayna savaşı Rusya’yı yıpratırken Gürcistan, işgal altındaki toprakları konusundaki uluslararası baskıyı artırıyor.
Bu da Moskova için yeni bir jeopolitik sınav anlamına geliyor.
Siyaset uzmanı Ceyhun Muhammedali’nin Diriliş Postası için değerlendirmesine göre, Gürcistan meselesinin yeniden uluslararası gündeme taşınması Güney Kafkasya’daki güç dengeleri açısından dikkatle izlenmeli. Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle askeri ve siyasi kaynaklarını büyük ölçüde bu cepheye yöneltmesi, Tiflis’in diplomatik manevra alanını genişletebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.
Buradaki asıl mesele Gürcistan’ın Rusya’ya karşı yeni bir savaşa başlaması değil.
Asıl mesele, Tiflis’in Ukrayna savaşının oluşturduğu jeopolitik ortamı kullanarak Rusya’nın Gürcistan’daki askeri varlığına karşı uluslararası baskıyı artırması.
Yani Kafkasya’da henüz yeni bir savaş cephesi açılmış değil.
Ama Moskova için yeni bir baskı cephesi oluşuyor.