Suudi Arabistan El Yevm gazetesinde, Katar El Vatan gazetesinde ve El Cezire kanalı internet sitesinde yazıları ve analizleri yayınlanan Arap yazar Muhenna El Hubeyl ile Konya’da muhalefet partilerini gezerek iktidara yönelik eleştirileri ve vaatleri dinledik.

El Hubeyl, görüşmelerde edindiği izlenimleri makalelerinde Arap okuyucuya aktaracak.

Bu arada parti ziyaretlerinden arta kalan vakitte bölge sorunları ve özellikle Yemen’deki gelişmeler üzerine uzun uzun konuşma imkanımız oldu.

Suudi Arabistan öncülüğünde Körfez ülkelerinin başlattığı “Kararlılık Fırtınası” operasyonu daha sonra isim değiştirerek “Ümidin İadesi” adını aldı.

Kısa süreli ateşkesin ardından hava saldırıları yeniden başladı.

Husilere ve müttefikleri Ali Abdullah Salih’e bağlı güçlere darbe vurulsa da başkent Sana hâlâ Husilerin kontrolünde ve Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi hâlâ Riyad’da.

Operasyonun başından bu yana gelinen noktayı değerlendirmesini istediğim El Hubeyl, öncelikle Yemen’deki toplumsal yapıya ve kuzey-güney ayrışmasına dikkat çekti.

Husilere ve Ali Abdullah Salih’e bağlı güçlere karşı verilen savaşta şu ana kadar sahada “kuzey ayağı”nın eksik olduğunu söyledi.

Hadi de Güney Yemen’den, cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atadığı eski başbakan Halid Mahfuz Bahhah da.

Cumhurbaşkanı yardımcısının Kuzey Yemen’den olması gerektiğini belirten El Hubeyl, Hadi’nin varlığının ve desteğinin operasyonun uluslararası meşruiyeti açısından gerekli olduğuna fakat Yemen Cumhurbaşkanı’nın güçsüz olduğuna dikkat çekti.

Daha da ötesi, El Hubeyl’e göre perde gerisinde etkili güneyli bir takım kişiler savaşın devam etmesini ve ileriki aşamalarda uluslararası toplumun müdahalesiyle kuzey ve güney arasına hat çekilerek Güney Yemen’nin – onbinlerce insanın hayatına mal olsa bile – “Birleşik Yemen”den ayrılmasının planlıyor.

Koalisyon güçlerinin kısa vâdede Yemen’de sonuç alabilmeleri için ya kara operasyonu yapmaları gerekiyor veya kabileleri para ve silahla desteklemeleri.

Kara operasyonuna katılan ülkelerin askerlerinin de büyük kayıplar vermesi anlamına geleceği için ilk seçeneğe pek kimse yanaşmıyor.

İkinci seçeneğe gelince, orada da koalisyon içinde görüş birliği yok.

Birleşik Arap Emirlikleri, Müslüman Kardeşler’in Yemen kolu Islah Partisi’yle diyalog ve işbirliğine tamamen karşı.

Abu Dhabi, Ali Abdullah Salih’in veya oğlu Ahmed’in yeniden Yemen’in başına geçmesi için uzun süre çaba gösterdi.

Suudi Arabistan ise Ali Abdullah Salih’in evini vurarak Yemen’in devrik liderinin geri dönüş yolunun kapalı olduğu mesajını verdi.

Muhenna El Hubeyl, Yemen’deki kabilelerle ve Islah Partisi’yle diyaloğun başlatıldığını ve bunun ittifaka dönüştürülmesi, Ali Muhsin El Ahmer’in Savunma Bakanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı atanarak kuzey cephesinin güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor.

Koalisyondaki hiçbir ülkeye ihtiyaç duymadan Riyad’ın bunu tek başına da yapabileceğini ifade ediyor.

Riyad’da düzenlenen ve üç gün süren “Yemen’i Kurtarma Konferansı” dün sona erdi.

Sonuç bildirgesinde Hadi’ye desteğe, güvenlik ve istikrarın korunması için tüm vilayetlerin katılımıyla güvenlik güçleri inşasına ve Yemen’in yeniden imarına vurgu yapıldı.

Bunun anlamı şu:

Hava saldırıları ve Hadi’ye destek devam edecek.

Yani Husilere ve Ali Abdullah Salih’e karşı verilen mücadelenin “kuzey ayağı” yine eksik kalacak.