Ey Hükümet Yetkilileri!

Siz İstanbul’un dünya rekoru kıran trafik sorununu çözmeyecektiniz de neden iktidar oldunuz? Ankara’nın su sorununu ve gittikçe berbatlaşan trafik problemini çözemeyecektiniz de neden ülkeyi yönetmeye kalkıştınız?

Bu sorunları belediyelerin çözeceğini mi sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz!

Belediyelerin görevi; konser düzenlemek, "yerlere çöp atmayın" demek ve heykeller dikip sanki dünyanın üçüncü büyük köprüsünü inşa etmişçesine görkemli açılışlar yapmaktır. Vay efendim metroymuş, kavşaklarmış, alt-üst geçitlermiş; geçin bunları!

Belediyelerin görevi; istihdamı artırmak adına işsiz partililere iş bulmaktır. Onlara müreffeh bir hayat yaşamaları için hayalî genel müdürlükler tahsis etmek ve aynı zamanda "bürokratlar çift maaş alıyor" diyerek algı yapmaktır.

Belediyelerin görevi; parti teşkilatlarına bir şekilde girmeyi başaran alkoliklere ve magandalara, rahatça içebilmeleri için araçları tahsis etmektir.

Belediyelerin görevleri; partilerinin her türlü toplantı, miting, eğlence ve yurt dışı gezisi gibi etkinliklerine sponsor olmaktır. Hatta devrik belediye başkanının eşinin danışmanına bile Cumhurbaşkanı’nın maaşından fazla ücret ödemektir.

Belediyelerin görevi; "şapşal koyunun kasap bıçağını yalamasına" gönderme yaparak zevahiri kurtardığını sanan sanatçılardan sevgili edinmek ve işçiler maaş alamazken yurt dışında onunla tatil yapmaktır. Belediyenin görevi; makam aracını köpeğe tahsis edip bir yandan da "devleti yönetenlerin makam araçları fazla" demektir.

Kar yağınca sosyal medyadan, "Aman evden çıkmayın; iş makinelerine ayıracağımız paraları konserlerde bitirdik" diye duyuru yapmaktır asıl belediyecilik!

Siz belediyeciliği CHP’lilerden daha mı iyi biliyorsunuz? Ne olmuş eşi dostu zengin ettilerse? Ne olmuş bir sıva ustasının bile hemen milyonlarca liralık villası oluverdiyse?

Neymiş efendim; Gaziantep’te, Konya’da, Kayseri’de de kuraklık varmış ama onlarda su sorunu yokmuş… Onların tuzu kuru tabii! Alkol partileri yapmak, "her şey çok güzel olacak" diye tweet atan sanatçılara minnet borcu ödemek zorunda değiller. Üstelik onların parlatılması gereken Cumhurbaşkanı adayları da yok!

Kolay mı meymenetsiz birini ülkenin başına getirmeye çalışmak? Onun için oluşturulan havuza para yetiştirmek? Biraz anlayış lütfen!

Biz de bilirdik eski belediye başkanından daha fazla iş yapmasını ama beceremiyoruz işte. Kasanın anahtarı başkasının elinde; ne zaman iş yapmaya heves etsek bakıyoruz ki kasalar da kafalar da bomboş…

Ha, bakın bir de şu var: Biz bu halimizle yine seçimi alırız, siz kendi derdinize yanın. Sizdeki gibi sorgulayan bir kitle yok bizde. Gerçi sizinkilere "koyun" diyerek bizimkilerin zekâ seviyesini kamufle etmeye çalışıyoruz ama... Bizde öyle bir kitle var ki; ne kitlerseniz kitleyin, asla gıkları çıkmıyor!