Muhaliflerinin bugüne dek güvendiği kim varsa hiçbiri güvenilir çıkmadı.

Hem güvenilir çıkmadılar hem de kendilerinin bu pespayeliğini kapatmak için karşı tarafa iftiralar attılar. Kendilerinden olmayanlara attıkları iftiraları toplasanız buradan köye yol olur. İşin tuhafı, bu iftiralar açık kaynaklarca yalanlandığı halde zerre geri atmadılar.

Aslında bu şu demek:

Öyle acizler, öyle mesnetsizler, öyle çaresizler ki… Ellerinde iftiradan başka bir şey yok.

Bu Ahbap Derneği meselesi müthiş bir itibar kaybını da beraberinde getirdi. Önce belediyeleri hortumladılar. Bunlara “siyasi operasyon” deyip zevahiri kurtaracaklarını zannettiler.

Başkanlarının gayriahlaki işlerine hem “özel hayat” dediler hem de gizli saklı iş yapmayı beceremeyenlere “beceriksiz” dediler.

İşe gelmeden maaş alanlar ortaya saçılınca bunu ifşa edenlere veryansın ettiler.

Devletin her türlü kurumuna saldırmayı marifet bildiler. Devletin kurumlarına saldırmayanların itibarına saldırdılar.

İnsanların en hassas olduğu konulardan birinde çuvallayınca artık barajlar dolusu lağım patladı ve akan pisliğin önüne geçemediler. Her ne kadar bu dolandırıcıların partilerine resmi üyeliği olmamasına biraz sevinmiş olsalar da deprem sürecinde verdikleri ultra süper desteği gizleme şansları yoktu. Adamları her seferinde “bana güvenmeyin” dediği halde, bu dolandırıcıya mahkûm oldular.

M. İnce’nin de dediği gibi… Dolandırıldıkça dolandırıldılar.

Bir yumurta ile binlerce insanı kandıran tosuncuk vardı. Onun hiç olmazsa sabıkası yoktu. Ona dolandırılanlarla dalga geçenler, suç dosyası kabarık birine yıllardır dolandırılıyorlar. Aşkla, şevkle…

Ve aynı zamanda kendileri gibi davranmayanları, yani ketenpereye gelmeyenleri “koyun” ilan ediyorlar.

Şimdi bu lağım barajı patlayıp da hepsi altında kalınca neler oldu biliyor musunuz?

15 Temmuz’da meydanlar dolmaya başladı. İnsanlar artık devletinin yanında hizalanıyor. FETÖ’cülerden ceza almamış olanlar bile birer birer ülkeyi terk ediyor. Ülkeye dönme umudu taşıyan hainler yerlerini sağlamlaştırmanın yollarını arıyorlar.

Artık bunlara güvenin kalmaması ve bu ciddi itibar erozyonu, Yeniden Büyük Türkiye yolundaki taşların temizlenmeye başladığının göstergesidir. Ne kadar kirli insan varsa ya temizlenecek ya da bu kutlu ilerleyişin önünde duramayacak.

“Baraj patladı” yalanı sonrasında enkaz altında ölüme terk edilen insanların hesabı da sorulmalı mutlaka…

Devletin saati tıkır tıkır işliyor.

Kitleleri galeyana getirip insanları devlete düşman edenler için “neden elini kolunu sallaya sallaya geziyor” diyorduk ya…

İşte onlar vakti saati gelince hak ettiği muameleyi görüyor.

Devlet bir yerde gözünü yumuyorsa bilin ki o an “gözünden bir şey kaçmaması” içindir.