Köyde sürekli sorun çıkaran bir sülale gibi düşünün ana muhalefeti.

Her önüne gelene sataşıyor, herkesten haraç kesiyor.

En lüks hayatı onlar yaşıyor ama en çok onlar ağlıyor “öldüm, bittim, eridim” diyerek. Bazen muhtara kafa tutuyor, bazen jandarmaya…

“Buraların sahibi benim” der gibi bir edayla ne kanun tanıyor ne nizam.

Köylülerin ektiği tarlaları yağmalıyor, yağmaladıktan sonra kendi aralarında bölüşürken kavgaya tutuşuyorlar.

Meseleleri kavgayla halledemedikleri zaman hemen yetkili mercilere olayı intikal ettiriyorlar.

Hırsızlıkları, arsızlıkları yetkili mercilere intikal ettirdikten sonra da suçu köyü yönetene atıyorlar.

"Bizi yaktı, bizi bitirdi, bizi mahvetti" diyorlar. Pastadan istediği payı alamayıp şikayetçi olanlara da muhtar yanlısı diyor, kendi idare ettiği kişileri de öyle demeleri konusunda telkin ediyorlar.

Sanırım böyle bir parti dünyanın hiçbir yerinde yoktur, bulamazsınız. Nasıl bulacaksınız ki? Etrafında ne kadar irili ufaklı parti varsa onlar da bunlar gibi düşünüyorlar.

Bunlar devletten ne istiyor?

Biz çalalım, çırpalım, tüyü bitmedik yetimin hakkını pavyonlarda, şurada burada yiyelim; cumhurbaşkanı veya parti başkanı olmak için harcayacağımız paraları milletin kesesinden toplayalım ama kimse bizi gıkını çıkarmasın!

Seslenen olursa milleti sokağa dökeriz, olaya siyasi deriz, hayatı durdururuz…

Ama haklılar bir yere kadar.

Bunlara gerçekten inanan bir kitle var.

Bir de inanmasa bile hükümeti sevmediği için bunlara inanmış gibi yapan bir kitle de var. Hâl böyle olunca neden sürekli devlete parmak sallamasınlar ki?

Bunlara inanan kendi öz kütlesi pardon kitlesi için bir şey diyemeyeceğim, zaten onların nasıl bir zihniyette olduğu malum da…

Hükümeti sevmediği için bunların dolmuşuna binenlere ne demeli?

Kardeşim çıkıp şunu diyemiyor musunuz?

“Tamam, hükümetin yapıp ettiklerini beğenmiyoruz, seçimde onlara kartımızı göstereceğiz ama siz de biraz adam olun!

Çaldığınız paralar, verdiğiniz rüşvet, seçim kazanmak için kurultayda dağıttığınız her kuruş benim cebimden çıkıyor, bu kadarı da fazla! Benim paralarımla pavyonlarda çalıştırdığınız kişilere maaş bağlayamaz, delege satın alamazsınız…”

Cennetmekan Abdülhamid’e düşmanlık edenlerle kol kola olmanın bir bedeli olmuştu… Allah ülkemizi bunlardan muhafaza etsin.