​Bir parti başkanı çıkıyor ve kadın millî voleybol takımının dünya şampiyonluğunu kutlamak için sosyal medyada "Cumhuriyet kadınının... şampiyonluğunu yürekten... kutluyoruz" diyor.

​Yahu Cumhuriyet kadını, krallık kadını, demokrasi kadını, diktatörlük kadını, monarşi kadını vs. diye kadın kategorileri mi var? Bu ne çarpık, tutarsız, absürt bir tanımlama! Bu ne ilkel bir ayrımcılık böyle! İnsanı veya kadını bu şekilde kategorize etmek hangi ideolojinin ve hangi ilkelliğin eseri yahu?

​Sormak lazım: Neresinden tutsanız elinizde kalan bu mantığa göre yarın bir başkası çıkıp "Krallık kadını" ya da "Monarşi kadını" diye yazsa bunu normal mi karşılayacağız? Rejim şekillerine göre kadın türleri mi türedi de bizim haberimiz yok?

​Bir kadının, bir sporcunun, bir insanın başarısını veya varlığını siyasal sistemlerin etiketiyle paketlemeye çalışmak, insanı özne olmaktan çıkarıp ideolojik bir nesneye dönüştürmektir. Şampiyon olan Filenin Sultanları; dökülen alın teriyle, disiplinle, azimle ve yetenekle o kürsüye çıktılar. Onların başarısı bir rejimin sıfatı değil, bireysel yeteneklerinin ve takım ruhunun zaferidir.

​İnsanı, kadını bu şekilde kompartımanlara ayırmak; "bizden olan kadının başarısı" veya "şu kategorideki kadın" iması yaratmak, toplumda zaten var olan ayrışmayı körüklemekten ve sığ bir ideolojik tatminden başka neye yarar?

​Ayrımcılığın en örtülü ama en tehlikeli hâli, sözde "övünç" cümlelerinin arasına gizlenmiş olanıdır. Bir insanı veya kadını rejime göre sıfatlandırmak, aslında onu özgür bir birey olarak görememenin, zihnen hâlâ ilkel bir kategorizasyon mantığına sıkışıp kalmış olmanın açık bir itirafıdır.

​Bırakın artık insanları ideolojik kalıplara sokmayı. Kadın kadındır; başarı da başarıdır. Şampiyonluğu kutlayacaksanız, o al bayrağı dalgalandıran sporcuların emeğini kutlayın; kendi siyasi ezberlerinizin sıfatlarını insanların üzerine yapıştırmaktan vazgeçin!