Denizlerde av yasağı bugün itibarıyla başlıyor. Balık stoklarının korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla her yıl uygulanan yasak kapsamında, gırgır ve trol tekneleri bugünden itibaren faaliyetlerine ara verecek.

Piri Reis Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, AA muhabirine, özellikle küçük ölçekli balıkçılar açısından sezonun beklentilerin altında geçtiğini söyledi.

Buna karşın endüstriyel balıkçılar için sezonun çok kötü geçmediğine işaret eden Sarı, 'Endüstriyel balıkçılar hamsi bakımından verimli bir av sezonu geçirdi. Çaça, hakeza öyle. Marmara Denizi'nde az da olsa palamut, torik bereketi yaşandı. Ancak bunun dışında, özellikle küçük ölçekli balıkçılar sezonu çok iyi geçirmedi.' dedi.

Sarı, Türkiye'de balıkçılığın büyük ölçüde Karadeniz'de yoğunlaştığını ve toplam avcılığın yaklaşık yüzde 74'ünün bu bölgeden sağlandığını aktardı.

Marmara ve Ege Denizi'nin payının ayrı ayrı yüzde 11 olduğunu, Akdeniz'in ise yalnızca yüzde 4'lük bir paya sahip olduğuna işaret eden Sarı, besin girişinin ve akarsu sistemlerinin yetersizliği nedeniyle Akdeniz'de balık avının oldukça düşük kaldığını ifade etti.

“KARİDES, KALAMAR VE MÜREKKEP BALIĞI GİBİ TÜRLER ÜZERİNDE DE ORANSAL BİR ARTIŞ SÖZ KONUSU”

Iğdır'dan uydu vericiyle takibe alınan bozkır delicesi 4 günde Azerbaycan'a uçtu
Iğdır'dan uydu vericiyle takibe alınan bozkır delicesi 4 günde Azerbaycan'a uçtu
İçeriği Görüntüle

Karadeniz açısından verimli bir sezon geçirildiğini dile getiren Sarı, şunları kaydetti:

'Küçük pelajik balık avcılığında artış var. Yani avcılık miktarımız hamsi, istavrit, çaça, sardalya gibi türlerde yoğunlaştı. Bunları avlıyoruz. Diğer taraftan tekir, barbun, mezgit gibi dip balıklarının avcılığında azalma söz konusu. Diğer deniz ürünleri, kum midyesi, kara midye, deniz salyangozu, karides, kalamar ve mürekkep balığı gibi türler üzerinde de oransal bir artış söz konusu. Yani avcılığımız büyük oranda küçük pelajiklerin üzerinde yoğunlaşmış durumda.'

Prof. Dr. Sarı, aşırı avcılık nedeniyle besin piramidinin orta ve üst basamaklarındaki türlerin büyük ölçüde azaldığına dikkati çekerek, geriye kalan küçük pelajiklerin de yoğun av baskısı altında olduğunu kaydetti.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BALIKÇILIK YÖNETİMİMİZİ CİDDİ ORANDA ETKİLEYECEK”

İklim değişikliğinin de balıkçılık üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirten Sarı, şöyle devam etti:

'İklim değişikliği balıkçılık yönetimimizi önümüzdeki yıllarda çok ciddi oranda etkileyecek. Biz şimdilik bunun farkında değiliz. Deniz suyu sıcaklıklarındaki artış şiddetli hava olaylarını artırıyor. Denizde, mesela son yıllarda ikide bir Akdeniz'de su hortumları yaşıyoruz. Arkasından beklemediğimiz anlarda çok şiddetli fırtınalar ve ani yağışlar geliyor. Ege Denizi'nde daha yakın zamanda balıkçı barınaklarındaki küçük teknelerin hepsi neredeyse tahrip oldu. Bunların zararları artıyor. Şiddetli hava olaylarına bağlı zararlar artıyor. Balıkçının ava açık sezon içerisinde denizde geçireceği gün sayısı azalıyor.'

PALAMUTTA ERKEN AVLANMA STOK DENGESİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

Sarı, palamutun yavru yapacak boyuta gelmeden avlandığının altını çizerek, 'Kıyıda köşede kalanlar sonra birkaç yıl büyüyorlar, onlara ulaşamıyoruz. Birkaç yıl sonra onlar yumurta yapabiliyor. Sonra tekrar o yavruları bir kere daha avlıyoruz. Zikzak yukarı çıkıyor. Sonra tekrar düşüyor. Bu böyle devam ediyor. Bu yıl sadece Marmara'da gördüğümüz kısa süreli bir palamut, torik bolluğu bereketi tamamen bununla ilgili.' değerlendirmesinde bulundu.

Doğa ve deniz ekosistemlerinin doğru ilişki kurulduğunda kendini yenileyebileceğini belirten Sarı, sürdürülebilirlik için ekosistem temelli yönetim, koruma alanları ve filo küçültme gibi önlemlerin şart olduğunu ifade etti.

Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Işık da palamut gibi göçebe türlerin rotalarının tam olarak öngörülememesi nedeniyle erken ya da geç sezon değişikliklerinin ciddi av kayıplarına yol açabileceğini söyledi.

Denizdeki su sıcaklığı değişimlerinin ve kuraklık ile akarsu azalmasının balık göçlerini hızlandırdığının altını çizen Işık, bu nedenle Karadeniz'de hamsinin farklı giriş noktalarından daha kısa sürede göçünü tamamladığını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA