Yıl 2014. Günlerden 7 Ekim Salı. Kurban Bayramının son günü. Yasin Börü ve arkadaşları ellerinde kurban poşetleriyle Diyarbekir’in sokaklarında yürüyorlar. Muhtaç aileleri birazcık olsun mutlu etmek, Allah’ın rızasına ermek tek istekleri. Bu tertemiz duygularla yol alırken Kobani’ye saldıran IŞID’e karşı öfkelerinidindarlardan çıkarmaya ahd eden vahşilerin saldırısına uğruyorlar.
Çakallar sürüsünden kurtulmak için kendilerini can havliyle bir apartmana atıyorlar.Üçüncü kata kadar çaldıkları hiçbir kapıdan feryatlarına cevap alamıyorlar. Nihayet 5 numaralı dairenin sahibi kadın imdat çığlıklarına dayanamayarak gençlere kapısını açıyor.Yasinler ellerinde kurban poşetleriyle eve sığınıyor. Evet, canları tehlikede olmasına rağmen ellerindeki kurban poşetlerini bırakmamışlar, ola ki kurtulurlarsa etleri sahiplerine ulaştıracaklar.
Durumun ciddiyetinin farkına varan kadın evine aldığı gençleri ve kendisini kurtarması için polisi arıyor. Kadının yardım çığlığını dinleyen polis harekete geçmiyor, Yasin ve arkadaşlarını katilleriyle baş başa bırakıyor.
Kapıya dayanan saldırganların sayısı her geçen an artıyor. Silahlı bir saldırgan üst kattan iple sarkarak daireye girmeyi başarmış, Yasinlere kurşun yağdırmaya başlamış. Bu sırada kadının kocasısaldırganlara kapıyı açıyor.
Ve Diyarbekir, tarihinin en büyük vahşetine şahitlik ediyor. Katiller sürüsü ellerinde bıçaklar ve baltalarla saldırıya geçiyor, gençlerin her birini defalarca bıçaklıyorlar. Aldığı darbelerden ağır yaralanan Yasin’i üçüncü kattan aşağı atıyor, başını taşla eziyorlar. Sonra arabayla üzerinden geçiyorlar. Bütün bu vahşete rağmen hınçlarını alamıyor,nazenin bedenini yakıyorlar. En acısı ise bu vahşeti balkonlarından izleyen kadınların zılgıtlarla katliamı kutlamaları.
Yasin Börü, Ahmet Dakak, Hasan Gökgöz ve Riyad Güneş feci şekilde can veriyor, Yusuf Er ise aldığı ağır yaralara rağmen kaçmayı başarıyor.
Tarih İsmailleri, Hüseyinleri unutmadığı gibi kurban eti dağıtmaya çıkarken Allah yolunda kurban olan Yasinleri ve onların katillerini de asla unutmayacaktır.
Kobani’yi bahane ederek insanları sokağa döken dönemin HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş veYasinlerin yardım çağrılarını karşılıksız bırakan polisler yargılanmadığı sürece üzerinden ne kadar yıl geçse de bu yara asla kapanmayacak, adalet gerçek anlamda yerini bulmayacak.
Müslümanları bahane eden IŞİD nasıl en çok Müslümanları katlettiyse, Kürtler adına hareket ettiğini iddia eden PKK da en çok Kürtleri öldürdü. 6-8 Ekim olayları bizlere HDPKK’nıneline fırsat geçtiğinde ne kadar vahşileşebileceğini bir daha gösterdi. Dillerinden düşürmedikleri “barış” maskesinin arkasındaki cani yüzlerini Yasinler kanlarıyla gösterdi. Bize düşen ise gavurun taşeronluğuna soyunan, Müslümanların kanına susayanlara bir daha fırsat vermemektir.
Şehadetlerinin dördüncü yıldönümünde Yasinleri rahmetle anıyor, anneleri ve sevdiklerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum.