19. yüzyıla mührünü vuran sanayileşme, beraberinde kültürel dönüşümü de getirmiştir. Önce edebiyatta yankıları görülen fantastik türler bu dönüşümün örneklerinden biridir. Bu tür, zamanla sinemaya, tiyatroya ve çizgi romanlara yansımıştır.
Jules Verne, Hugo Gernsback ve H. G. Wells fantastik edebiyatın ilk yazarları olarak bilinir. Özellikle Jules Verne’in kitaplarını çocukluğunda okumayan yoktur. Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870), Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864) ve Seksen Günde Devr-i Âlem (1873) bilinen en ünlü eserleridir. Yahudi asıllı Hugo Gernsback ile bu alan bilim kurguya yönelmiş, H. G. Wells ile zirveye çıkmıştır. Şimdilerde de çok izlenen Dünyaların Savaşı, Görünmez Adam, Dr. Moreau'nun Adası ve Zaman Makinesi gibi eserler H. G. Wells’e aittir.
1970’lerde çizgi romanlarla devam eden bu salgın, televizyonun yaygınlaşmasıyla ekranlara taşınmış ve milyarlarca insanı etkisi altına almıştır. 1990’larda hemen her çocuğun yakından izlediği Süpermen, Batman, He-Man, Spider-Man, Hulk gibi film kahramanları tüm dünyada tanınır hale gelmiştir. Oyuncaklara, kıyafetlere, kitaplara, etiketlere ve hatta okul çantalarına kadar yansıyan bu çılgınlık önüne geçilemez hale gelerek aileleri çıkmaza sokmuştur. İnançlı aileler dahi çocuklarının isteğine boyun eğerek bu kurgu kahramanların eşyalarını almak durumunda kalmışlardır.
Yaşanan bu çılgınlık yetmezmiş gibi 2008’de yine ABD’de kurulan Marvel isimli şirket “Yenilmezler” adı altında onlarca fantastik kahraman icat ederek sinemalara taşıdı. Bugün itibariyle en çok izlenen filmler sıralamasında bu şirket tarafından yapılanlar ilk sırada yer almaktadır. Iron Man, Thor, Karınca Adam, İlk Yenilmez: Kaptan Amerika, Galaksinin Koruyucuları, Doktor Strange, Black Panther, Ant-Man ve Wasp, Captain Marvel, Deadpool, Black Widow gibi karakterler bunlardandır. En yakın rakibi DC şirketi de yarışa katılarak Superman, Batman, Wonder Woman, Green Lantern, Supergirl, Flash, Aquaman, Cyborg, Shazam, Martian Manhunter, Zatanna, Static Shock, Hawkman, Hawkgirl ve Green Arrow isimleriyle beyaz perdeyi istila etmiştir. Harry Potter, Venom, Yüzüklerin Efendisi ve daha nicesini bu listeye ekleyebilirsiniz.
Bu denli ayrıntılı yazmamızın sebebi bu iki film şirketinin yaptığı filmlerin diğer tüm filmlerin toplamından daha fazla izlendiğini vurgulamak içindir. Özellikle 14-20 yaş arasındaki dünya gençliği bu filmlerle büyümektedir. Yetişkinlerin izleme oranları da oldukça yüksek seviyelerdedir. Sektörün pompalandığı merkez elbette ABD’dir. Sermayenin asıl sahiplerinin Yahudi kökenli olması ise şaşırtıcı gelmeyecektir. Kapitalizmin öncü işgal gücü denebilecek bu sektörün girmediği ülke hemen hemen yoktur.
“Peki, anladık ama tüm bunları niçin anlatıyorsun?” diyenler olabilir. Hemen o konuya geliyorum. Fantastik türlerin son 20 yılda astronomik seviyelere ulaşması bir tesadüf değil. Kurgulanan sözde kahramanlara ve yazılan senaryolara bakıldığında verilen subliminal mesajları görebiliriz. Subliminal mesaj özet haliyle “kişinin bilinçaltına gönderilen gizli mesaj olarak” ifade edilebilir. Ülkemizde istisnasız tüm evlere giren, çocuklarımızın da hayranlıkla izlediği bu filmlerde verilen mesajları şu başlıklar altında sıralayabiliriz:
1- Bu dünyanın ve evrenin bir yaratıcısı yoktur. Yaratıcı olan insandır. Tanrı varsa da bir köşeye çekilerek insanları izlemektedir. (Thor-Süpermen-Hulk-Yüzüklerin Efendisi)
2- İnsan yarı tanrıdır. İsterse zenginliğiyle tanrının ta kendisi de olabilir. (Yenilmezler-Flash-Batman)
3- İnsan bilim sayesinde ölümsüz olabilir. Ahiret yoktur. (Deadpool-Iron Man-Harry Potter)
4- Güçlü olan her zaman kazanır. Tüm milletler dünya vatandaşı statüsünde buluşmalıdır. Gelenek, örf ve tüm milli değerler bırakılmalıdır. ABD ise bu yeni dünyanın lideridir. (Kaptan Amerika-Kaptan Marvel)
5- Kadere ve zamana hükmeden insandır. (Doktor Strange-Yenilmezler)
Sadece birkaç örnekle açıklamaya çalıştığımız fantastik türlerin bu gizli ajandasını öğrenmeden izlediklerimizin birer filmden ibaret olduğunu düşünmek safdillik olur. Bu filmler alenen çocuklarımızın Allah-Melek-Kitap-Peygamber-Kader-Ahiret inancını yerle bir ederek onları deizme ve nihayetinde ateizme götürüyor. Bu türdeki kitaplar, diziler, filmler âlemin asıl yaratıcısını denklemden çıkararak insanı tanrılaştırıyor. Bunların yanı sıra çocuklarımızı kendi değerlerine yabancı birer The Walking Dead yani “Yürüyen Ölü”ye çeviriyor. Çocuklarımızın ne izlediğine, hangi kahramanlara hayran olduğuna, ne okuduğuna bir bakınız. Dediklerimiz daha iyi anlaşılacaktır.