Rekabet Kurumu, fındık alım-satım pazarının önde gelen 6 teşebbüsü hakkında "ciddi rekabet ihlali" şüphesiyle 22 Ekim'de soruşturma açtı. Kurum Başkanı Birol Küle, AA muhabirine yaptığı açıklamada, inceleme sürecinde üreticiyi mağdur eden başka teşebbüsler tespit edilirse bunların da soruşturmaya dahil edileceğini söyledi. Soruşturma sürüyor ve şüpheler henüz kesinleşmiş bir ihlal anlamına gelmiyor.
Fındık soruşturması neden açıldı?
Küle'ye göre soruşturma, fındık fiyatlarının serbest ve adil biçimde oluşup oluşmadığını denetlemek için eylülde başlatılan sektör genelindeki ön araştırmanın ardından açıldı. Kurum ekipleri, Karadeniz'in batısından doğusuna kadar bölgede faaliyet gösteren başlıca teşebbüslerde yerinde inceleme yaptı. Soruşturma kararı, bu incelemelerde elde edilen bilgi ve belgelere dayanıyor.
Soruşturmada hangi sorulara cevap aranıyor?
Küle, iki temel şüphenin üzerine gittiklerini belirtti. Birincisi, pazarın en büyük alıcısı ile sahadaki yerel ve orta ölçekli alıcılar arasında fiyatları düşürmeye yönelik bir bağlantının bulunup bulunmadığı. Başkan, yerel alıcıların büyük alıcının kontrolü ve yönlendirmesiyle fiyatları baskılayıp üreticiyi ucuza satışa zorlayıp zorlamadığının araştırıldığını söyledi.
İkinci şüphe ise birbiriyle rekabet etmesi gereken alıcıların gizlice anlaşarak ortak fiyat belirleyip belirlemediği. Küle, üreticinin hangi kapıya giderse gitsin önceden kararlaştırılmış aynı düşük fiyatla karşılaşıp karşılaşmadığını anlamak istediklerini ifade etti.
Soruşturmadan beklenti ne?
Küle'ye göre temel beklenti, fındık fiyatlarının masa başındaki anlaşmalarla değil, piyasanın doğal akışı içinde, adil ve serbest rekabet ortamında oluşması. Başkan, alım yaptığı fındığın fiyatını suni biçimde düşürmek için rekabeti ihlal etmeyi göze alanların karşısında Kurum'u bulacağını söyledi.
Fındık sektörü Türkiye için neden önemli?
Küle, Türkiye'nin dünya fındık üretiminin yüzde 70'ini karşıladığını hatırlattı. Başta Ordu, Giresun, Trabzon ve Düzce olmak üzere Karadeniz'de yaklaşık 400 bin ailenin geçimini doğrudan bu üründen sağladığını belirtti. Başkan, fındığı ekonomik boyutunun yanında sosyal ve insani boyutuyla da "kırmızı çizgi" olarak nitelendirdi.
Ferrero'ya yönelik taahhütler nedir ve nasıl izleniyor?
Rekabet Kurulu, fındık alım pazarının en büyük alıcısı konumundaki Ferrero hakkında, hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiasıyla 2023-2024 yıllarında soruşturma yürütmüştü. Şirket soruşturma sürecinde taahhüt başvurusunda bulundu. Kurul, bu taahhütlerin pazardaki rekabet endişelerini gidereceği sonucuna vardı.
Taahhütler, 2024, 2025 ve 2026 fındık alım sezonlarını kapsıyor ve Ferrero bakımından bağlayıcı hale getirildi. Küle, şirketin adımlarının ve taahhütlere uyumunun yakından izlendiğini söyledi. Taahhütlere uyulmadığının ya da bunların dolanılmaya çalışıldığının tespit edilmesi halinde şirkete çok ağır idari para cezası verilmesinin gündeme geleceğini kaydetti. Açıklamada Ferrero'nun yeni soruşturma kapsamındaki 6 teşebbüs arasında olup olmadığına dair bir bilgi yer almadı.
Rekabet Kurumu daha önce fındık sektöründe ceza verdi mi?
Küle, 2024'te teşebbüslerin kendi aralarında anlaşarak fındık alım ve satım fiyatlarını belirlediği iddiasıyla iki ayrı soruşturma yürüttüklerini hatırlattı. Uzlaşma süreci sonunda Trabzon'da faaliyet gösteren 21 teşebbüse ve Düzce'de faaliyet gösteren 10 teşebbüse para cezası uygulandı. Başkan, yerel düzeyde bile olsa üreticinin fiyatını belirlemek için bir araya gelinmesine izin verilmeyeceğini söyledi.
Kurum yalnızca şikayetle mi harekete geçiyor?
Küle, şikayet gelmesini beklemediklerini, üreticinin hakkını korumak için resen sektör incelemeleri başlattıklarını anlattı. Taahhütlere uyum süreçleri gibi yöntemlerle piyasayı sürekli gözetim altında tuttuklarını belirtti. Köydeki alımdan fabrikaya kadar tüm üretim havzalarında tedarik zincirinin bölgesel ve yerel ölçekte izlendiğini ifade etti.
Soruşturma kapsamı genişleyebilir mi?
Küle, incelemeler sürerken çiftçiyi mağdur eden ve rekabeti ihlal eden ilave teşebbüsler tespit edilirse bunların tereddütsüz soruşturmaya dahil edileceğini söyledi. Fındığın gerçek değerini bulması ve 400 bin ailenin emeğinin karşılığını alması için ellerindeki tüm yasal araç ve yetkileri sonuna kadar kullanmaya kararlı olduklarını vurguladı.




