Tunus’ta muhalif en-Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi, Ulusal Kurtuluş Cephesi üyelerinden Anayasa Profesörü Cevher bin Mübarek ve diğer siyasi tutuklulara destek için cuma günü açlık grevine başladı.

Seksen küsur yaşındaki el-Gannuşi’nin kendisi de darbeci Cumhurbaşkanı Kays Said ve yandaşları tarafından uydurma suçlar ihdas edilerek tamamen siyasi sebeplerle tutuklanıp hapsedilenlerden.

Bu Raşid el-Gannuşi’nin ilk açlık grevi değil.

En-Nahda Hareketi lideri daha önce İngiltere’de ikamet ederken de ülkesindeki siyasi tutuklulara destek için açlık grevi yapmıştı.

Tunuslu liderin kızı Sümeyye el-Gannuşi, babasının ilerleyen yaşına rağmen cezaevinde nasıl açlık grevi yapabildiğine şaşıranlar olduğunu belirttikten sonra “Onlar babamın kararlılığını ve meydan okuma iradesini bilmiyorlar.” diyor.

Avukatı aracılığıyla mesaj göndererek babasını açlık grevinden vazgeçirmeye çalıştıklarını fakat başarılı olamadıklarını söylüyor.

Tunus’ta Cevher bin Mübarek’in ardından Raşid el-Gannuşi’nin de açlık grevine başlamasıyla yeni bir boyut kazanan protesto eylemi kartopu gibi büyüyor.

Eski Tunus Cumhurbaşkanı Munsıf el-Merzuki ve Mısırlı liberal politikacı Eymen Nur eyleme destek verdiklerini açıkladılar.

Tunus’ta ekonomi gibi insan hakları da her geçen gün daha çok kötüleşiyor.

Siyasi tutukluların serbest bırakılması için açlık grevi ve protesto gösterileri yapılırken darbeciler, ihlallere karşı hukuki yollarla haklarını arayan mağdurların avukatlarına gözdağı vermek amacıyla haklarında soruşturma başlattı.

Dünyaya demokrasi ve insan hakları dersleri vermekten geri durmayan, özgürlük adına Müslümanların kutsallarına hakarete ve terör örgütlerinin faaliyetlerine bile izin veren Avrupa ülkeleri ise yaşlı kıtanın yanı başında yaşananlar karşısında üç maymunu oynamaya devam ediyor.

Demokratik yollarla seçilmiş parlamento başkanının keyfi şekilde hapsedilmesini görmezden gelen Avrupa Birliği’nin Tunus’la ilgili tek gündemi Afrika’dan Avrupa’ya kaçak göçün önlenmesi.

Kays Said de felakete sürüklediği ülke ekonomisine bir nebze nefes aldırabilmek için Avrupa’dan daha fazla para koparma ümidiyle göçmen kartını koz olarak kullanmak istiyor.

Tunus Cumhurbaşkanı, Avrupa Birliği tarafından açıklanan mali desteği reddederek miktarın küçük olduğunu ve üç ay önce imzalanan anlaşmaya aykırı olduğunu söylüyor.

Ülkede yeni gelişmekte olan demokrasiye darbe vurduktan sonra halkın desteğini kaybeden Kays Said, bir yandan da popülaritesini artırmak için akıl almaz komplo teorilerine başvuruyor.

Libya’da sel felaketine yol açan kasırganın ismini sorgulayan Tunus Cumhurbaşkanı’nın kasırganın “Daniel” olarak adlandırılmasını Siyonistlere bağlaması alay konusu oldu.

Cezaevinde açlık grevine başlayan Tunuslu siyasi tutuklular genç insanlar değiller.

Oldukça ileri yaşı sebebiyle özellikle Raşid el-Gannuşi için hayati tehlike söz konusu.

O yaşta bir insanı sudan bahanelerle cezaevine gönderen diktatörlük heveslisi Kays Said’in bu durumu önemsemesi beklenmiyor.

Tunus Cumhurbaşkanı’nı yönlendiren cunta içinde aklı başında ve azıcık vicdan sahibi birileri varsa açlık grevi eylemleri belki amacına ulaşabilir ve en azından siyasi tutuklulardan bazıları serbest bırakılabilir.