Şeyh Yusuf el-Karadavi

İslam dünyası önceki gün öğle saatlerinde hayatı ilim ve mücadeleyle dolu büyük bir alimi ve ömrü boyunca Müslümanların dertleriyle ilgilenen saygın bir dava adamını kaybetti.

Dünya Müslüman Alimler Birliği’nin kurucusu ve eski başkanı Şeyh Yusuf el-Karadavi, uzun süredir ikamet ettiği Katar’ın başkenti Doha’da 96 yaşında Cenâb-ı Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Mısırlı alim fâni dünyadan ahirete irtihal ederken geride birçoğu Türkçeye de çevrilen onlarca değerli eser bıraktı.

İslam’ın doğru anlaşılması için dünyanın dört bir yanında konferanslar verdi, sempozyumlara ve seminerlere katıldı.

Şeyh Yusuf el-Karadavi, her şeyden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın taziye mesajında da ifade ettiği gibi, hayatı boyunca Müslüman olarak nasıl yaşanması gerektiğinin güzel bir örneğini sergiledi ve inandığı değerlerden taviz vermedi.

1926 yılında Mısır’da dünyaya gelen El-Karadavi, henüz 10 yaşına girmeden hafızlığını tamamladı.

İlkokuldan üniversiteye kadar tüm eğitimini El-Ezher Üniversitesi’ne bağlı okullarda tamamlayarak Usûlü’d-Dîn Fakültesi’nden mezun oldu ve “sosyal sorunların çözümünde zekâtın rolü” üzerine doktora yaptı.

Gençlik yıllarında Müslüman Kardeşler Cemaatine katıldı.

Krallık döneminde ve sonrasında birçok kez hapse girdi.

Arap Baharı’nı ve Arap halklarının diktatör rejimlere karşı verdiği özgürlük mücadelesini desteklediği için söz konusu rejimler tarafından düşman kabul edildi.

Körfez ülkeleri de İran ve müttefikleri de ondan memnun değildi.

Filistin davasına sonsuz desteği sebebiyle İsrail’in en büyük düşmanlarındandı.

Radikalliğe ve tekfire prim vermediği için şiddeti ve terörü metot olarak benimseyen örgütler tarafından da sevilmiyordu.

Her alim gibi Şeyh Yusuf el-Karadavi de hata yapabilir, görüşleri ve fetvaları tartışılabilir.

Fakat vefatının İslam ümmeti için ciddi bir kayıp olduğu kesin.

Ne yazık ki büyük alimler vefat ettiklerinde yerlerinin doldurulması pek kolay olmuyor.

İlerleyen yaşı ve sağlık sorunları sebebiyle Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanlığını bıraktıktan sonra o koltuğa oturan Faslı alim Ahmed er-Rasyuni - kendisi de değerli bir alim olmasına rağmen - El-Karadavi’nin yerini dolduramadı ve açıklamalarıyla yol açtığı krizin ardından geçenlerde istifa etti.

Rahmetli El-Karadavi’nin Müslüman Kardeşler Cemaati’ni aşan birleştirici ve kapsayıcı bir yönü vardı.

Mısır’ı çok sevmesine rağmen başka bir ülkede yaşaması mecburiyet sonucu ve bir tür hicretti.

Katar’da ikamet etmesini eleştirenlere, “Ben burada onurumla, başım dik yaşıyorum. Hiçbir zaman münafıklık yapmadım. Yapsaydım, Mısır’da yapardım ve en yüksek makamlarda görevlendirilirdim.” diye cevap vermişti.

Dininden ve görüşlerinden taviz vermemesinin bedelini sadece kendisi değil ailesi de ödedi.

Vefatından kısa süre önce veda edercesine yaptığı konuşmada artık son günlerini yaşadığını belirterek “Bizim için bu dinden, ona davet etmekten, onu dünyanın doğusunda ve batısında yaymaktan başka hayat yok!” demiş, İslam ümmetinin tüm dünyaya ilim ve merhamet mesajı taşıdığını söylemişti.

Geride bıraktığı eserleriyle ümmete ışık tutmaya devam edecek olan Şeyh Yusuf el-Karadavi’ye Allah rahmet eylesin.

Mekanı cennet, makamı âli olsun.

İslam ümmetinin başı sağ olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Yaşa - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket Cumhurbaşkanlığı seçimini hangi ittifak kazanır?