Yarın saat 14:00 itibarıyla Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz hakkındaki kararını açıklayacak.

Uluslararası konjonktürel değişimler ve diğer Merkez Bankalarının faiz kararları da göz önüne alındığında yarınki toplantıda tahminimce Merkez Bankası faizi 100 baz puan indirecektir.

Yani politika faizi yüzde 37 seviyesinden yüzde 36 seviyesine inecek olup yıl sonu itibarıyla da önümüzdeki iki aylık periyotta da toplam 100 baz puanlık daha bir indirim yapılarak faizler ülkemizde 2026 yılını yüzde 35 seviyelerinde tamamlamış olacaktır.

Yüksek faiz oranları özellikle sanayicimizi çok ama çok ciddi şekilde olumsuz etkilemiş reel ekonominin ciddi anlamda zora girmesine sebep olmuş durumdadır.

Küresel piyasalara baktığımızda seyrin son derece karışık ve karmaşık olduğunu görebilmekte, dolayısıyla da bu sıkıntılı süreçte yerel ekonomimizin dinamiklerini de oldukça iyi konumda tutmak zorundayız.

Küresel piyasalardaki karışıklıkta küresel anlamdaki hisse senedi piyasalarının yanında Amerika Birleşik Devletleri’nde açıklanan enflasyon verileri ile yapay zekaya ilişkin endişelerin her gün daha derinleşmesi ve Orta Doğu’da yaşanan ABD – İran savaşının yanında yine aynı bölgedeki Suudi Arabistan’a karşı her geçen gün artan Husi saldırıları oldukça etkili olmaktadır.

Dünyanın en büyük petrol rezervlerinin olduğu ve çıkarılan petrolün dünyanın birçok bölgesine gönderildiği bölge olan Orta Doğu’da bu şekilde sıkıntıların olması ve bu sıkıntıların artması küresel ekonomiyi her geçen gün biraz daha zora sokmaktadır.

Özellikle petrolün varil fiyatının yukarılara çıkması petrol satın alan ülkelerin ekonomilerini altüst edebilmektedir.

ABD’de de açıklanan enflasyon verileri son dört ayın en yüksek seviyesinde gerçekleştiği için 2027 yılı için ABD Merkez Bankası olan Fed’in en az üç kez faiz artırabileceği beklentisi güçlenmiş durumdadır.

Geçtiğimiz günlerde Avrupa borsalarında yükseliş trendi yaşandı ve hisselerdeki yükseliş yatırımcının iştahının da Avrupa bazında yükselmesine vesile olmuştur.

Diğer taraftan Asya borsalarında özellikle teknoloji hisselerinde satışların yükselmesiyle birlikte sert ve ciddi kayıpların yaşanılmasına sebep olmuştur.

Böyle bir ortamda TCMB’nın faiz kararı Türkiye ekonomisi için ayrı bir önem taşımaktadır.

Bu kararın ekonomiye bir anlamda can suyu vermesi piyasada olan tüm katılımcılar ve paydaşlar tarafından dört gözle beklenmektedir.

Son dönemlerde reel ekonomide finansmana ulaşmada yaşanılan zorlukların bir anlamda sona ermeye başlamasını tüm piyasa paydaşları önemle ve ümitle beklemektedirler.

İnşaattan tekstile; plastikten gıdaya; turizmden demir-çeliğe ve bijuteriden ayakkabıya kadar aklınıza gelen sektörlerin tamamı gerek yurt içine ürün satabilmek gerekse de ihracat yapabilmek için finansmana kolay erişmenin yollarını aramaktadır.

Böyle bir ortamda ise piyasadaki politika faiz oranları son derece önemli olduğu için alınan kredilerin geri ödenmesinde sorun yaşanılmaması ve kolay ödeyebilme adına uygun faiz oranlarıyla borçlanmanın uygulanabilir olması gerekmektedir.

Bunu başarabildiğimiz ve uygulamaya sokabildiğimiz noktada ekonomimiz daha rahat hareket edebilir hale gelecektir.

Umarım ki bu faiz indirimi ve bundan sonra yapılacak faiz indirimleri buna vesile olur.