Değerli dostlar…

AK Parti’nin yeniden güç kazanması için milletin göreceği, hissedeceği ve inanacağı köklü bir değişime ihtiyaç var. Birkaç görev değişikliğiyle yetinilemeyecek kadar önemli bir meseleden söz ediyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a samimiyetle sesleniyorum:

Milletin değişim beklentisine bizzat öncülük etmelisiniz. Gerektiğinde en yakınınızdan başlayarak cesur kararlar almalısınız.

İlk adım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin geliştirilmesi olmalıdır. Görevlerin açıkça paylaşıldığı, sorumluların belli olduğu ve sonuçların denetlendiği bir yapı kurulmalıdır.

Bu amaçla farklı alanlardan sorumlu cumhurbaşkanı yardımcıları görevlendirilmelidir.

Özellikle gençlik, spor ve kültürden sorumlu bir cumhurbaşkanı yardımcılığı oluşturulmalıdır. Bu göreve gelecek kişi üniversitelerde, spor salonlarında, kültür merkezlerinde; il, ilçe ve köy buluşmalarında aktif rol almalıdır.

Konferanslar, toplantılar ve etkinliklerle halkın içine karışmalı; gençlerin sorularını, itirazlarını ve gelecek kaygılarını doğrudan dinlemelidir. Her buluşmanın ardından sorunların çözümünü takip etmelidir.

Ekonomiden sorumlu cumhurbaşkanı yardımcısı, ekonomi yönetiminin koordinasyonunu sağlamalı; alınan kararların pazara, kiraya, faturaya ve istihdama yansımasını izlemelidir. Hedefler ve sonuçlar halka açıkça anlatılmalıdır.

Dış politikadan sorumlu cumhurbaşkanı yardımcısı da Dışişleri Bakanlığının kurumsal birikimiyle uyum içinde çalışarak diplomasi, güvenlik ve uluslararası ilişkilerde koordinasyonu güçlendirmelidir.

Ancak bu makamların tamamı için vazgeçilmez şart şudur:

Göreve gelecek insanlarda sahildeki bir kum tanesi kadar kibir ve ego bulunmamalıdır.

Vatandaşa yukarıdan bakmayan, eleştiriyi dinleyen, şeffaflığıyla ve liyakatiyle güven veren insanlar seçilmelidir. Her atamanın gerekçesi, milletin karşısında rahatlıkla anlatılabilmelidir.

İkinci büyük adım, kadrolarda acil yenilenmedir.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Yıllardır çevrenizde bulunan; danışmanlık, milletvekilliği ve bakanlık yapmış, makamdan makama geçmiş isimlere gerektiğinde teşekkür edebilmelisiniz.

Hizmeti olanın emeği teslim edilir. Fakat geçmişte hizmet etmiş olmak, sürekli makam sahibi olmanın gerekçesine dönüşmemelidir.

Yeni insanlara, yeni fikirlere ve yeni bir çalışma heyecanına alan açılmalıdır. Türkiye’de yetişmiş, temiz, dürüst ve ehil insan çoktur. Hiç endişe etmeyin; bu ülkenin insan kaynağı birkaç isimle sınırlı değildir.

Üçüncü mesele, kamu vicdanını yaralayan iddialardır.

Fon tartışmaları dâhil, vatandaşın zihninde soru işareti oluşturan her konuda doyurucu açıklamalar yapılmalıdır. İddialar bağımsız biçimde araştırılmalı; suç tespit edildiğinde adı, unvanı ve yakınlığı ne olursa olsun sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir.

Siyasi ve idari sorumluluğun gereği de geciktirilmemelidir. Yönetim hata varsa kabul etmeli, sorumluluğunu üstlenmeli ve telafi yolunu göstermelidir.

Hatırı gözetilecek olan halktır. Vefa gösterilecek olan halktır.

Sayın Erdoğan unutmamalıdır ki siyasi gücünün temelinde milletin güveni ve desteği vardır. Hiç kimsenin makamı, milletle kurduğu bağdan daha kıymetli değildir. Çevresindeki hiç kimse bu bağı kendi dokunulmazlığının teminatı saymamalıdır.

Bir diğer başlık, siyasi iletişimdir.

Cumhur İttifakı’nın Türkiye’yi yönetme iddiası televizyonlarda, gazete köşelerinde ve dijital mecralarda somut gerekçelerle anlatılmalıdır.

Özellikle çevremizdeki savaşlar, güvenlik meseleleri ve dış politika açısından tecrübenin değeri ortaya konulmalıdır. Benim kanaatim, Cumhur İttifakı’nın birikiminin Türkiye için önemli bir imkân olduğudur. Bu birikimin bugünün sorunlarını nasıl çözeceği halka açıkça gösterilmelidir.

Kararsızların, gençlerin ve desteğini çekmiş vatandaşların soruları ciddiyetle cevaplanmalıdır. Verilen sözün tutulması, siyasi iletişimin en güçlü dayanağı olmalıdır.

Aile, eğitim ve toplumsal barış da değişimin merkezinde yer almalıdır.

Gençlerin ev kurmasını ve barınmasını kolaylaştıran, çocukları koruyan, şiddet ve bağımlılıkla mücadeleyi güçlendiren politikalar uygulanmalıdır.

Bir eğitimci olarak söylüyorum: Öğretmenin itibarı, öğrencinin gelişimi ve eğitimde fırsat eşitliği geleceğimizin temelidir. Atılan her adımın sınıfta ve çocuğun hayatında karşılığı bulunmalıdır.

Toplumsal barış için de adalet duygusu güçlendirilmelidir. Farklı siyasi görüşlerden bütün vatandaşlar, devletin hizmetinde ve hukuk karşısında kendisini eşit hissetmelidir.

Sayın Cumhurbaşkanım;

AK Parti’nin yeniden güç kazanması için takvimi belli, sonuçları takip edilen ve halka hesap veren bir değişim iradesi gerekiyor.

Sistemi geliştirin. Kadroları yenileyin. Şeffaflığı güçlendirin. Yanlış yapanın hesap vermesini sağlayın. Gençlerin arasına girin. Ailelerin yükünü hafifletin. Eğitime sahip çıkın.

Milletin güvenini tazeleyecek değişimin öncülüğünü bizzat üstlenin.

Son sözüm değişmez:
Allah vatana, millete, devlete zeval vermesin.
Vesselam.