Dünya’da, yakınımızdaki kıtalarda ve bölgemizde ticaretin ciddi sorunlarla boğuşmak zorunda kaldığı, üretimin her geçen gün zorluklarla karşı karşıya kaldığı günümüz dünyasında ülkemizin ticaret iş birliklerine çok ama çok ciddi anlamda önem vermesi gerekmektedir.
Bu süreci kısır döngülere takılarak ve kısır döngüler etrafında geçirmenin çok zor olduğunun tüm dünya ülkeleri tarafından bilinmesi bir zorunluluk durumundadır.
Ülkemizin bölgesel, coğrafi, dini, ticari, stratejik ve üretimsel tüm yakınlıkları göz önünde bulundurarak ticarette iş birliklerine büyük derecede önem vermenin ötesinde bunları hayata geçirmek yolunda ciddi adımlar atması, gerek ülkemizin ticari geleceği gerekse de önümüzdeki yıllar açısından çok önemli bir konumdadır.
Eğer ticari anlamda iş birliklerini hedeflediğimiz ticari amaçlar etrafında gerçekleştirebilirsek gelecek yıllarda önümüze çıkabilecek her türlü zorluğu rahat bir biçimde aşabilecek konuma gelebiliriz.
Şayet bunun tam tersi olur da ticari anlamda ciddi iş birliklerini hayata geçiremezsek önümüzdeki süreçte ciddi sorunlarla karşı karşıya kalma olasılığımız oldukça yüksektir.
Ticari döngüyü iyi sağlayamayan ülkeler ekonomik anlamda büyük sorunlar yumağıyla baş etmek zorunda kalırlar ki bunun örneği dünya ekonomisinde o kadar çoktur ki…
Ülkemiz kendine yukarıda saydığımız özellikteki ülkelerle çok daha derin ticari entegrasyona ve iş birliğine giderek ticari alandaki yerini kuvvetlendirmeli, ticaret anlamında ülkelerle arasında engelleri ortadan kaldırmalı ve yatırımları artırıcı ilişkileri kuvvetlendirici mekanizmaları hayata geçirecek düzenlemelere imza atmalıdır.
Bunları yapabilmek için oldukça büyük ve güçlü platformlara ihtiyaç duyulduğu bilinmelidir.
Ortak platformlar çok daha fazla bir şekilde aktif olarak kullanılmalı, aynı zamanda bu platformlar küresel vitrinlerde ön plana çıkarılmalıdır.
Küresel vitrinlerde ön plana çıkan platformlar her zaman üye tüm ülkelerin fuarlardaki gösterimleri gibi olmakta ve dünya ülkelerinin ticaretinde çok daha fazla yer almaktadır.
Özellikle dünyada son zamanlarda yaşanan küresel, ekonomik ve siyasal gelişmeler göstermektedir ki dünya her geçen gün daha kırılgan, daha değişken ve daha öngörülebilir olmaktan uzak durumdadır.
Böyle bir dönemden geçen dünyamızda ise ülkelerin kendi aralarındaki ticari iş birliklerinin önemi bir kat daha önemli hale geliyor.
Ülkemizin gerek kendi içerisinde gerekse de ticari iş birliklerinde yenilikçilik ve girişimciliği teşvik etmesi de son derece önemlidir.
Yenilikçilik ve girişimcilik konularında iyi bir konumda olan ülkelerin küresel ticarette başarılı olmamaları için hiçbir gerekçe olamaz.
Diğer taraftan ülkeler arasındaki yatırım, sınır ötesi iş birliği ve ticareti geliştirmek için ülkemizin yeni yollar araması hayati bir zorunluluktur.
Ayrıca kamu ile iş dünyası arasındaki diyaloğun güçlü olması da iş birliklerinin başarısındaki önemli bir etkendir.
Ülkemizde bunu ne kadar iyi bir konuma getirebilirsek şirketlerimizin uluslararası alandaki başarısını da o kadar yüksek bir duruma getirebiliriz.
Küresel anlamda ne kadar fazla ve başarılı iş birliğine imza atarsak ülke olarak ekonomik anlamda o kadar başarı elde edebiliriz.