Aklım fikrim gündemde.
Ülkemizde, Orta-doğu’da, Uzakdoğu’da neler olup bittiğini takip ediyorum.
Amerika nerede ne halt karıştırıyor?
İngiltere neyin peşinde, Siyonist İsrail bugün hangi zulmü yapmış?
Obama, Merkel, Putin, Ruhani, Esed, Barzani, Netanyahu neler söylüyor?
Bugün kaç Müslüman öldürüldü? Mazlumlar ne mezalime uğradı?
Kılıçdaroğlu, Demirtaş, Bahçeli, Davutoğlu, Reis bugün ne söyledi merak ediyorum.
Gündem yüzünden, film izlemek amacıyla kullandığım geniş ekran televizyonumun iki uydu çanağını aktif hale getirdim ve haberler açık oturumlar, tartışma programları arasında ‘zap’ yapmaktan yorgun düşüyorum.
Demeçler, yorumlar, analizler arasında savrulup duruyorum.
O yetmiyor internet haber sitelerinde geziniyorum.
Okumakla yetinmiyor, haber videolarını izliyorum.
Acayip takipteyim.
Hiçbir gelişmeyi ıskalamamak için ciddi efor sarf ediyorum.
Her gün mutlaka üç beş ‘iktidar muhalifiyle’ yüz yüze geliyor, onları dinliyor, konuşuyorum.
Bana, ‘benim gibi bir adamın nasıl olup da’ iktidara destek verebildiğini soruyorlar.
‘Benim gibi bir adam’ ifadesine takılıyorum.
Demek istiyorlar ki, ‘aydınsın, şairsin, ressamsın, sanatçısın’, sözlerin açık seçik, kendini iyi ifade ediyorsun ve nasıl oluyor da ‘AK Parti’ye’ destek verebiliyorsun?
Zımnî olarak ‘niçin CHP, MHP ve HDP’yi desteklemiyorsun?’ demek istiyorlar galiba.
Dilimin döndüğünce bunu açıklamaya çalışıyorum.
CHP, MHP ve HDP üzerine yaptığım eleştiriler sonrasında ‘söyleyecek sözleri kalmasa bile’ ‘benim gibi bir adamın’ AK Parti’ye desteğini ‘anlamamak’ yönündeki ‘ısrarlarından’ vazgeçmiyorlar.
Allah var, ilk gençlik yıllarından bu yana ‘senin gibi bir adam’ diye başlayan sorular yakamı bırakmadı.
O zamanlarda devamını ‘nasıl olur da GERİCİ olur’ diye şaşkınlık içinde tamamlarlardı.
Son zamanlarda, iyimser tavırla ‘bir şairin nasıl olup da devlet ve iktidarı desteklediğini’ soranların sayısı hiç de küçümsenecek gibi değil.
Sanatçılığın ‘olmazsa olmazı’ olarak görülen ‘muhalifliğin’ niçin sadece ‘gelenek ve dine’ yönelik olduğunu sorgulamayan, garipsemeyen ‘saksıyı çalıştırmayanların’ bu sorularına cevap vermek ‘zûl’ geliyor.
Sanatçıya bindirilmiş bu muhalifliğin aslı astarını anlatmak için ‘Engizisyon kilisesi’nden girip, Rönesans’tan’ çıkmam gerekiyor her defasında.
Ve, bizim Rönesans’ımızın ‘İslâm’ olduğunu anlatmak.
Nasıl oluyor da bu derece‘mental deformasyona’ uğradı bu insanlar?
Onlara kalırsa, sanatçı dediğin Liberal olur, Sosyalist olur, Kemalist olur, ancak ‘Müslüman olamaz.’
Sahiden merak ediyorum.
Bana Allah için iki tane sıkı ‘Kemalist şair’, dünya edebiyat literatürüne girmiş iki tane ‘Sosyalist’, ‘ilerici’ şair gösterebilir misiniz?
Bir tanecik film, birkaç sinemacı.
Romancılığına, hikayeciliğine ‘dünyanın şapka çıkarttığı’, ünü ‘Edirne’den öteye’ geçebilmiş iki tane yazar.
Ve sahiden soruyorum, nasıl oluyor da sizin gibi ilerici, akıllı, aydın kafalar CHP gibi gerici ve arkaik bir partiyi destekleyor?
HDP gibi Kürt faşizminin kalesi olmuş, paradigması kaymış Sosyalist (!) bir partiyi arkalayor?
Nasıl olayor da 12 yıl öncesi Türkiye ile bugün arasında adam gibi bir kıyas yapamayor?
AK Parti gibi bir partiyi destekleyemeyor?
Desteklemese bile, bu ileri ilericilikler, aydınlık zihinler‘Demokratik haklara saygı gösteremeyor?’
Nasıl oluyor da, olamayor?
Sahi, niçün?