Boston Dynamics’in Atlas robotunun antrenman hareketlerini izlemek ya da Figure’ün en yeni insansı robotunun çamaşır makinesine çamaşır yerleştirdiğini görmek, insansı robotların çağına girdiğimiz izlenimini veriyor.
Dışarıdan bakıldığında tek eksik, yapay zekâyı (AI) mükemmelleştirmek gibi görünebilir. Ancak sektörün devleri biliyor ki çok daha derin bir sorun var.
Sony’nin robotik bölümü, yakın zamanda yaptığı bir araştırma çağrısında bu çekirdek sorunu açıkça vurguladı. Şirket, bugünkü insansı ve hayvan benzeri robotların “sınırlı eklem sayısına sahip olduğunu”, bu durumun ise taklit ettikleri varlıklarla hareket arasındaki uyumu bozduğunu ve değerlerini ciddi ölçüde azalttığını belirtti. Çözüm olarak “esnek yapısal mekanizmalar”, yani daha akıllı fiziksel bedenler geliştirilmesi gerektiğini savunuyor.
SORUNUN KAYNAĞI: BEYİN-ÖNCELİKLİ YAKLAŞIM
İnsansı robotlar genellikle her şeyi merkezi bir yazılım tarafından yönetilen “beyin-öncelikli” bir tasarıma sahip. Bu da ortaya doğallıktan uzak, sert makineler çıkarıyor.
İnsan vücudu esnek omurga, yay benzeri tendonlar ve uyumlu eklemler sayesinde çevik hareket ederken; robotlar ağır metal ve motorlardan oluşan gövdeleriyle hantallaşıyor. Bu yüzden, sadece ayakta durmak için bile saniyede milyonlarca küçük düzeltme yapmak zorunda kalıyorlar ve bu da enerji tüketimini fırlatıyor.
Örneğin Tesla’nın Optimus robotu basit bir yürüyüş için saniyede yaklaşık 500 watt harcıyor. Oysa bir insan daha yorucu bir tempolu yürüyüşü yalnızca 310 watt ile yapabiliyor. Yani robot, daha basit bir hareket için yaklaşık %45 daha fazla enerji harcıyor.
NEDEN BU YOL ÇIKMAZ SOKAK?
Bugünkü yaklaşım robotları daha akıllı ama aynı zamanda daha ağır, daha pahalı ve enerjiye aç hâle getiriyor. Yazılım ilerledikçe, donanımdaki yapaylık bu ilerlemeyi gölgede bırakıyor.
Optimus’un tişört katlama demosu bile aslında bir zayıflığı ortaya koyuyor: İnsan, dokunarak kumaşı şekillendirebilirken, Optimus yalnızca görsel sensörler ve yoğun hesaplamalarla hareket edebiliyor.
Boston Dynamics’in yeni elektrikli Atlas’ı akrobatik videolarıyla büyüleyici görünüyor, fakat kaygan bir kaya üzerinde yürümek ya da dallar arasında yol açmak söz konusu olduğunda bedenin esnek olmaması ciddi bir engel.
ÇÖZÜM MEKANİK ZEKA (MI)
Gelecek, yalnızca yapay zekâda değil, mekanik zekada (MI) yatıyor. Bu yaklaşım, doğanın milyonlarca yıldır kullandığı “morfolojik hesaplama” prensibinden esinleniyor: Yani bedenin kendisi çevreye uyum sağlayarak zekâ gösteriyor.
- Çam kozalağı nem oranına göre açılıp kapanıyor, hiçbir beyne ihtiyaç duymadan.
- Tavşanın bacak tendonları yayımsı yapısıyla koşuda enerji depoluyor ve serbest bırakıyor.
- İnsan eli yumuşak dokusu sayesinde tuttuğu objeye otomatik olarak uyum sağlıyor.
Eğer Optimus’un ellerinde bu doğal prensipler uygulanabilseydi, çok daha az enerjiyle çok daha hassas hareketler yapabilecekti.
Araştırmacılar şimdiden yay benzeri bacaklar, hibrit menteşeler ve esnek eklemler üzerinde çalışıyor. Bu da gelecekte insansı robotların doğala daha yakın, verimli ve uzun süre çalışabilen bedenlere kavuşmasını sağlayabilir
YAPAY ZEKA + MEKANİK ZEKA
Robotların geleceği donanım ve yazılım arasında bir savaş değil, ikisinin birleşiminde yatıyor. Mekanik zeka ile tasarlanan bedenler, yapay zekânın yükünü hafifletip robotların nihayet laboratuvarlardan çıkıp gerçek hayata adım atmasını mümkün kılacak.




