Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Donald Trump’la yakın bir ilişkisi var. Türkiye ile ABD’nin Filistin konusunda derin görüş ayrılıkları bulunmasına rağmen bu ilişki sürüyor. Bunun Türkiye’nin çıkarları açısından elbette bir karşılığı var. Peki Ankara için gösterdiğimiz bu anlayışı, Bakü’nün dış politikasını değerlendirirken neden göstermiyoruz?
Azerbaycan’ın iç meseleleri Azerbaycan halkını ilgilendirir. Bakü’nün başka ülkelerle kurduğu ilişkileri de kendi çıkarları belirler. Bizim bakacağımız yer, Türkiye zor günündeyken Azerbaycan’ın nerede durduğudur.
6 Şubat depremlerinde bunun cevabını gördük. Azerbaycan arama kurtarma ekiplerini gönderdi, halkı yardım seferberliğine katıldı. Kahramanmaraş’ta Azerbaycan Mahallesi’nin inşasına destek verdi. O gün enkaz başında bizimle omuz omuza çalışan kardeşlerimizi de, depremden sonra şehrin yeniden ayağa kalkmasına verdikleri emeği de unutmayız.
Bu dayanışmanın devletler arasında da somut karşılığı var. Şuşa Beyannamesi’yle Türkiye ve Azerbaycan, bir tehdit veya saldırı karşısında istişare etmeyi ve birbirine gerekli yardımı sağlamayı taahhüt etti. TANAP’la Azerbaycan gazı Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştı. Bakü’nün Türkiye’ye verdiği desteği anlamak isteyen, bu imzalara ve yapılan işlere baksın.
Kıbrıs’ta da Aliyev’in hakkını teslim etmek lazım. Bakü’de KKTC’nin temsilciliği bulunuyor. Aliyev, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nda gözlemci olmasına destek verdi, tam üyeliğini açıkça savundu ve Kıbrıs Türk liderini Şuşa’daki zirveye davet etti. Kıbrıs Türklerinin kendi bayrağıyla o masada yer alması için siyasi irade gösterdi.
Benim gözümde Türkiye’nin en yakın iki dost ülkesi Pakistan ve Azerbaycan’dır. Bu yüzden Bakü ile aramızı açacak her tartışmada şu soruyu sorarım. Bu kopuştan Türkiye ne kazanır, kim fayda görür?
Kanaatimce İsrail yönetimi, Ankara ile Bakü’nün arasının açılmasından memnun olur. Türkiye’nin Azerbaycan üzerindeki etkisinin zayıflaması, İsrail’in Bakü’deki hareket alanını genişletir. Türk devletlerinin daha sıkı iş birliği yapması ise Ankara’nın da Bakü’nün de elini güçlendirir. Bizim görevimiz, Filistin konusundaki tavrımızı kararlılıkla sürdürürken Azerbaycan’la kardeşliğimize de sahip çıkmaktır.
Trump’la dostluğun Türkiye için bir kıymeti varsa, Aliyev’in Türkiye’nin zor günlerinde gösterdiği dostluğun da bir ağırlığı vardır. Ben o ağırlığı, deprem günü yardıma koşan insanlarda, Şuşa’da atılan imzada ve Kıbrıs Türklerinin bayrağına açılan yerde görüyorum.
Onun için söylüyorum. Trump dost ise Aliyev dostun kralıdır.
Vesselam.