Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur.
Bu vatandaş Binali Yıldırım’a oldum olası gıcık… Süleyman Soylu’ya gıcık… Berat Albayrak’a gıcık…
Üçüne birden “üçlü çete” diyor.
Ne demek çete?
“Çete, yasa dışı işler yapmak, suç işlemek veya etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş şiddet yanlısı insan grubudur.TDK”
Asıl dilinin altındaki bakla tam da burada ortaya çıkıyor: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilgisiyle koordinasyonuyla…” Programcı, “Belki bilgisi yok” deyince Davutoğlu lafı ağzından alıp “yoook” diyor. “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilgisi olmadan hiçbir şey olmaz.”
Oldu mu dörtlü çete?
Diyorlar ki “Davutoğlu bunu beş sene önce Diyarbakır’da söylemiş! Beş sene önce söylenmiş söze soruşturma olur mu?”
Hayır efendim, Davutoğlu oturup kalktığı her yerde “dedikodu” ediyor. Yani aynı iddiaları sık sık dile getiriyor.
Açın dinleyin! 6 Mayıs 2026’da Yeniyol grup toplantısında da “çete” iddiasından söz ediyor mesela!
Hadi kişiye saygın yok, Cumhurbaşkanlığı makamına da mı saygın yok, Stratejik Derinlik?
Ha yeri gelmişken, kitabının adı da Stratejik Derinlik…
Hani daha geçen gün Alanya’da tatilcinin biri “derin” zannederek iskeleden “sığ” suya balıklama atlayıp öldü ya… Ben de işsiz kaldığım son sekiz senede durmaksızın kitap okuduğumdan, şu Stratejik Derinlik’e de dalayım dedim. İnanın o tatilci gibi hissettim…
Mina Urgan’ı çok sıkıcı bulurum ama yanılmıyorsam Abidin Dino’dan naklettiği bir sözü aklımda kaldı. “Karpuzu kestin, kabak! Yine de yiyecek misin?” Ben “kabak” çıksa da okudum, bitirdim…
Hay senin “Stratejik Derinlik”ini sevsinler Davutoğlu!
Yere göğe sığdırılamayan “Stratejik Derinlik” bu muydu?
Kitaptaki beyni kuşa taksan yengeç gibi yan yan uçar yahu!
Ortadoğu’yu, Osmanlı Devleti geçmişimizle okumuş, tamam! Ama o devlete (İngiliz ajanlarının kışkırtıcı etkisiyle de olsa) Ortadoğu ülkeleri nasıl bakmışlar, nasıl bakıyorlar? Yok…
Kitabın yazıldığı dönem itibarıyla öyle görüyordu Hoca belli ki… Kitap satır aralarında (açıktan söylemese de) spoiler olarak “büyük güç Amerika”nın altını çizmiş… Yani Stratejik derinlikte Avrupa ülkeleri yok. Peki ya Rusya, Japonya, Çin? Yok…
Nasıl bir stratejik derinlik ki sokaktaki vatandaşın farkında olduğu İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya vb. gibi Avrupa ülkelerini, Rusya, Japonya, Çin, gibi Asya ülkelerini yok sayıyor? İran hani mesela? Pakistan, Afganistan, Yemen, BAE?
Hakikaten merakımdan soruyorum! Bu kitabı neden yazdı Ahmet Davutoğlu? Ne kadar derin bir stratejiye sahip olduğu bilinsin diye mi? Neden böyle bir formül koydu mesela? Hakikaten trajikomik…
Helal olsun en Profesör Davutoğlu’ymuş! Çok profesör! Stratejik derinliklilerin en derinliklisi… Türkiye’dekiler kim ki? Dünya bilgeleri gurur duyuyor!
Kendine yazdırdığı şarkıda “Bir bilge adam, bir yiğit adam” diyor ya…
Duygularımı şarkının nakaratıyla ifade edeyim “peh peh peh…”
Bu arada CIA ajanı Fetullah Gülen de Malezya’daki diplomasisiyle gurur duymuş ve makale yazmış Ahmet Davutoğlu için!
Ona buna “çete” diyor ya… O da Dışişleri Bakanı olur olmaz, tüm bakanlık bürokrasisini tescilli FETÖ’cülerle doldurmuş! Danışmanı bile FETÖ’nün Rusya imamı Ahmet Balık!
“AK Parti 2002 sonunda iktidara geldiğinde,
163 dış temsilcilikte ve merkezde toplam 542 meslek memuru görev yapıyormuş. 2016 yılına girildiğinde dış temsilcilik sayısı 234’e çıkmış, meslek memuru sayısı da 1202’ye yükselmiş.”
Unutmuyor ve hala takdir ediyoruz. 15 Temmuz’dan sonra dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu sağlam bir FETÖ temizliği yapmıştı Dışişleri Bakanlığı’nda! “20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren bakanlık bünyesinden toplam 662 kişi çıkarılmıştır.”
Ne? Birileri “Üçlü çete” mi demişti? Cumhurbaşkanı da bunları koordine mi ediyordu?
Yahu Abdullah Gül için “sinsi” diyorlar ya Davutoğlu, Gül’ü çoktan sollamış belli ki…
Binali Yıldırım kendisinden sonra başbakan oldu diye gıcık… Süleyman Soylu’ya gıcık… Berat Albayrak’a da gıcık… Niye? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu isimleri kendisine karşı örgütlediğine inanıyor.
O değil de koskoca Bilge Adam, Profesör, Stratejist, Bakan, Başbakan olmuş yaşlı başlı bir insanın Berat Albayrak’ın siyasi kariyerini sırf “damat” diye eleştirmesi, üzerine horon tepilesi bir gaf gerçekten… Ayıbı bırakın bir insanlık suçu…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’la akrabalık bağı bulunan herkes siyasi yasaklı mı olmalı?
Ya gelecek vadediyorsa?
Hem Ahmet Davutoğlu bir “karşı güç” mü ki? Bir siyasetçiydi, FETÖ ile aşne fişne olan bir siyasetçi hem de… Gelmiş geçmiş biri…
Ahmet Davutoğlu’nun bir siyasi gücü var mı bilemem ama toplumsal gücü olmadığı 0.07 oy oranıyla tebarüz etti. Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu “kuyruk acılı” insanla kaybedecek zamanı olduğunu sanmıyorum. “Ahmet Davutoğlu tekrar AK Parti bünyesinde siyasete girer mi? Onun ayağını mı yapıyor?” Hiç sanmıyorum!
Yeni Parti mi desem, Yeni’k parti mi desem… Özgür Özel’e göz mü kırpıyor? Onu da bilemem…
Tek bildiğim, “görünür olma” çabası…