ÇÜNKÜ BAZILARI İLK KEZ HUKUKUN KENDİLERİNE DE DOKUNDUĞUNU GÖRÜYOR

Akın Gürlek bugün neden sürekli hedef gösteriliyor? Çünkü mesele yalnızca bir isim meselesi değil. Mesele, Türkiye’de devletin yeniden “hesap sorabilme” iradesi göstermesi.

Yıllarca dokunulmaz olduklarını düşünen yapılar; belediyelerden ihale ağlarına, organize suç ilişkilerinden kara para düzeneklerine kadar uzanan soruşturmalar karşısında ilk kez ciddi bir hukuk duvarıyla karşılaşıyor. İşte rahatsızlığın nedeni tam da bu.

Türkiye’nin yakın tarihinde de aynı tablo görüldü. Ne zaman devlet, içerideki organize yapılarla mücadelede kararlı davransa; o mücadeleyi yürüten isimler hedefe konuldu. Çünkü yöntem hep aynıydı: Devleti doğrudan durduramıyorsan, devlet adına hareket eden isimleri itibarsızlaştır.

Bugün tartışılan şey çoğu zaman dosyaların içeriği değil, soruşturmaları yürüten isimler. Çünkü bazı çevreler için en büyük tehlike, hukukun gerçekten işlemeye başlamasıdır.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet geleneğinde adalet, yalnızca mahkeme kararı değil; devletin temel direğidir. “Adalet mülkün temelidir” sözü boşuna söylenmedi. Çünkü hukuk çökerse devlet otoritesi de çöker.

Akın Gürlek’e yönelen saldırıların temelinde de bu gerçek yatıyor. Hedef alınan yalnızca bir kişi değil; Türkiye’nin yeniden güçlü devlet refleksi göstermesidir.

Bugün bazıları ilk kez şunu hissediyor:
Türkiye’de hukuk gerçekten herkese dokunabilir.