Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’na “Butlan” yüzünden kafa tutunca puan topladı. CHP’yi böldüğü için puan kaybetti.
Butlan sonrası millete giderek puan topladı. Taraftarlarına “Hain Kemal” diye slogan attırarak puan kaybetti.
Başörtülü yaşlı teyzeyle kucaklaşarak puan topladı. Madde bağımlısı evladı için yardım isteyen babayı kendinden uzaklaştırarak puan kaybetti.
Cami avlusunda abdest alırken puan topladı. Fatih Altaylı’ya sevap çıkartarak puan kaybetti.
15 Temmuz’da TBMM’ye gidenlerden biri olarak puan topladı. Şeddeli FETÖ’cülerden açık destek alarak puan kaybetti.
“Milletimizin talimatıyla kurulan Yeni Parti” diyerek puan topladı. FETÖ elemanlarının “bizim” diye sahiplendiği, tescilli aparatı olduğu için puan kaybetti.
Yeni Parti’deki ilk konuşmasında yeni bir sistem getireceğini dikte ederek puan topladı. Yeni Parti’de, CHP içi muhalefet dilinden kurtulamayarak puan kaybetti.
Yeni Parti’nin ilk grup konuşmasında, sıkılı yumruklarını savura savura konuşarak puan kaybetti.
“700 bini aşan istifalar” diye abartarak puan kaybetti.
Daha Bismillah ilk parti konuşmasında, Yeni Parti’yi sahiplenen FETÖ’cü Cevheri Güven’i, Tarık Toros’u ve Emre Uslu’yu doğrular gibi KHK’lıları savunarak puan kaybetti.
FETÖ’yle mücadeleye gençliğimi verdikten sonra ağzımdan dökülen sözler…
“Sen de mi Özgürüs?”
Gözyaşım “pıt…”
*
O değil de “Yerel veya genel seçimleri kaybedersem, genel başkanlıktan istifa edeceğim” deyince önde oturan iki partili kıkır kıkır dalga geçiyordu. Özgür Özel, ağzından köpükler saçarak yumruklarını savururken herhalde fark etmedi.
Hadi benden size kıyak bir kutlama olsun… İşte bunlar…
*

Özgür Özel, Yeni Parti de kurdu ama hızlı ve öfkeli tutumundan vazgeçmedi!
Hala bağıra bağıra ve çok konuşuyor… “Yahu Eczacısın… İlle de biz mi hatırlatalım? Alırsın bir antidepresan, kontrollü davranırsın…”
Neyse… Geçelim…
Konuşurken “eski” sıfatını çok sık kullanıyor. Oysa salondaki yaş ortalaması 45 artı…
Konuşmalarını 2.0 hızlandırarak dinlesem de yüreğim tükeniyor. Hemşehrisi ve kankası Bülent Arınç gibi alıyor sazı pardon mikrofonu eline, konuşmaya başlıyor… Konuşuyor, konuşuyor… Dinleyenler ölüp bitiyor, kozmos bile “sus, milletin ömrünü tüketme” diyor ama nafile... Konuşuyor da konuşuyor…
Zaten sesi çatlak… İnsanı irrite ediyor. Peki buna rağmen neden bu kadar bağıra bağıra konuşuyor?
Öfke kontrolü hiç yok! Bu kendisini dinleyenlere de sirayet ediyor. Yumruklarla konuşuyor… Dolayısıyla dinleyenler de dişlerini gıcırdatarak dinliyor.
Gerçekten savunmaya geçmeden bir izlese kendini… Vallahi ücretsiz danışmanlık hizmeti verdiğim için beni yılın köşe yazarı ilan edecek!

Ha bu arada, bir Özgür Özel klasiği haline geldi artık… Yine eline birileri bir kâğıt tutuşturmuş… Yine bağırıyor…
Konu Davutoğlu dönemi… Erdoğan’a Terörsüz Türkiye konulu bir teklif mi sunmuş ne yapmış o dönemde? Mütekebbir ötesi Hoca’nın yüce fikri itibar görmemiş… Belli ki o dönemde koşullar henüz olgunlaşmamış…
O an aydınlandım…
Veee…
Tüylerim diken diken oldu!
Yahu dakika bir gol bir… Ahmet Davutoğlu Özgür Özel’e mühimmat tedarik ediyor olabilir mi? Hadi ama… Partisini bunun için mi fes etti? Özgür Özel’e sufle mi verecek şimdi?
Özgür Özel’in yerinde olsam Davutoğlu’na ayyynen şunu derim! “Yüreğin yetiyorsa kendin çıkar konuşursun. Ben kimsenin borazanı değilim!”
Ama nerdeee…
Yeri gelmişken…
Vallahi merakımdan soruyorum. Parti fes etmek nedir yahu?
Millet sana inanmış… Etrafına toplanmış… Dişiyle tırnağıyla bir parti kurmuş… Teşkilata emek vermiş… Seçim çalışmaları yapmış…
Seçime girmişsin kaybetmişsin… Girmişsin kaybetmişsin… Buna rağmen partililerin dağılmamış!
Hal böyle iken bir parti liderinin “ben artık oynamıyorum” deme lüksü var mı?
Gelecek Partililerle alay eder gibi… En azından bir parti kongresi düzenler insan… Teşkilatıyla istişare eder. Gelecek partililere yazık günah değil mi?
Bu ne bencillik yahu?