Savaşın etkisinin ekonomik anlamda ne düzeyde olduğunu savaştan etkilenen etkilenmeyen tüm ülkeler yavaş yavaş anlar duruma geldiler.

Direkt ve endirekt etkilenen ülkeler olarak savaş etkisinin olduğu ülkeleri rahat bir şekilde bölümlendirmek mümkündür.

Savaşın içerisinde olan ve savaşın yaşanıldığı bölgelerde olan ülkelere direkt etkilenen ülkeler bölge dışarısında olan ülkelere ise endirekt etkilenen ülkeler ismini vermek mümkündür.

Ülkemiz maalesef ki bu savaştan savaşın bir tarafının uzun bir kara sınırına sahip olan İran olması ve bölgede önemli bir konuma sahip olması sebeplerinden ötürü direkt etkilenen ülkelerin başında yer almaktadır.

Bu yüzden de savaşın başladığı 28 Şubat 2026 tarihinden itibaren neredeyse tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi akaryakıt fiyatlarında çok ama çok ciddi bir artış yaşanmıştır ve maalesef ki bu artış her geçen günde devam etmektedir.

Sadece akaryakıt fiyatlarında değil neredeyse her türlü üründe ki fiyat artışları vatandaşımızın gelir gider dengesini bozacak düzeye ulaşmıştır ki bu durumun yansıması son derece olumsuz olmaktadır.

Birkaç gün önce elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan yüzde 25 seviyesinde ki zam zaten işlerin çokta iyi gitmediği bir ortamda sanayicimizi esnafımızı ve dolayısıyla da vatandaşımı derinden etkileyecek türdendir.

Fiyatların oldukça hızlı yükseldiği bu dönem uzun sürerse 2026 enflasyonu tahminlerin çok ama çok üzerinde çıkacaktır.

Buna ek olarak savaş hemen sona erse bile yükselen fiyatların düşmesi yükselme hızı ile aynı düzeyde maalesef ki olmayacaktır.

Petrol, akaryakıt, petrokimya ve petrole dayalı sanayi dallarımızda yaşanan sorun çok ama çok büyük boyuttadır.

Tüm sektörlerde gerekli önlemlerin alınmasının önemi büyük olmakla birlikte burada saydığımız sektörlerde acil önlem planlarının alınması ekonomimizin geleceği bakımından kilit noktadadır.

Fiyatların an itibariyle durumu aslında bir başlangıç hükmünde olup önümüzdeki dönemlerin daha da sorun olabileceği oldukça açık bir durumdadır.

Örneğin bugün pazarlarda, manavlarda ve marketlerde gördüğümüz sebze fiyatlarının üzerine gelecek dönemlerde daha da yükselen bir trend ile fiyatların belirleneceğini şimdiden söylemek yerinde olacaktır.

Yani gelecek dönemlerde insanımız bırakın pazar arabasını doldurmayı o arabayı nasıl küçülteceğini düşünmekle meşgul olacaktır.

Tarımsal ürün üreten üreticimizi ve çiftçimizin uzun dönemden bu yana yeterinde desteklenmemiş olması, bu anlamda planlamaların yeterli düzeyde yapılmamasının sonucunda maliyetlerin kontrol altına alınmadığı bir sonuçla bizim karşı karşıya kalmamıza vesile oldu.

Bunların yanında dövize bağlı kur hareketlerinin de etkilediği maliyet yükselişlerini karşılamak neredeyse imkansız hale gelmiş durumdadır.

Kurun her bir değişimi soframızı olmuşuz yönde etkiler bir durumun ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Ayrıca insanımızın maaşı artıyor gibi görünmesine rağmen o maaş artışlarının alım gücü ile aynı seviyede yükselmediğini herkes hayatında müşahade eder hale gelmiştir ki bu durumun ortaya çıkardığı durum da da gelirin gideri karşılayamadığı bir sonuçla karşılaşmamız sonucunu doğurmaktadır.

Buraya kadar açıkladığımız tüm bu sebeplerden ötürü şirketlerimizin geleceğe yönelik planlamalar yapması zorlaşarak iflasların artması sonucuyla karşı karşıya kalındığı bir süreç bizi bekliyor olacak gibi durmaktadır.

Savaş yıkıcıdır savaşın ortaya çıkardığı enflasyon da aynı savaş gibi ekonomileri yıkıcı bir sonuca sebep olmaktadır.