Başlığa bakıp hemen “Sapık bu adam!..” ya da “Abazaya bak hele!..” demeyin. Ben evliyim, mutluyum ve dört çocukluyum. Kıymet verdiğim ve bana kıymet verdiğine inandığım bir hanımım ve aslanlar gibi dört oğlum var. Allah, benimle birlikte tüm anne ve babalara evlatlarını vatana, millete, Din-i İslam’a ve Ümmet-i Muhammed’e hayırlı evlatlar olarak yetiştirmeyi nasip etsin inşallah!..

Başlığı atmama sebep olan ise sosyal medyada karşılaştığım bir paylaşım: Genç bir kadın, yarım saat arayla iki defa “Evlenmek istiyorum!” diye paylaşım yapmış.

Sosyal medyada böyle bir paylaşım yapmak öyle kolay bir şey değil. Doğal olarak paylaşım dikkatimi çekti ve altındaki yorumlara göz attım. Yine doğal olarak genç bir kadın böyle bir paylaşım yapınca ağzının suyu akan, fırsattan istifade etmek isteyen, hiçbir ahlaki kaygı gütmeyen, Allah korkusu taşımayan çakallar da pusuya yattıkları yerden çıkıp başlıyorlar yavşamaya.

Bu yorumları geçelim de bir yorum ve o yoruma verilen cevap dikkatimi çekti ve irkildim. Birisi, şaka mı ciddi mi bilmem ama “Kendini ateşe atma, yakma kendini!..” demiş. Asıl dikkatimi çeken ise kadının verdiği cevap oldu: “Eğer evlenmezsem asıl o zaman ateşler içinde yanacağım!..”

Bu cevap, içinde büyük bir çığlığı barındırıyor: “Evlenmeyi bir ihtiyaç olarak görüyorum ama normal yollarla bunu başaramadım. Eğer ki evlenmezsem haram olduğuna, beni ataşe götüreceğine inandığım şeyleri yapmak zorunda kalacağım. Ne olur bana yardımcı olun!..” Evet, “Eğer evlenmezsem asıl o zaman ateşler içinde yanacağım!..” sözünün bundan başka şerhi yoktur. Bu ise toplumun geldiği noktayı göstermesi için ibretlik bir durumdur.

Diyebilirsiniz ki belki de hesap sahtedir, eğlenmek için açılmıştır ya da sosyal bir deneydir. Bunların hepsi de mümkün ancak… Şu internetin yaygınlaşmasıyla artık bazı şeyler rayından çıktı; gelenekler, görenekler, insani değerler büyük bir aşınmaya uğradı ve maalesef ki bireysellik arttı. İnsanlarımız, hızla yalnızlaşıyor, kalabalıklar içinde yalnızız birçoğumuz.

Evlilik müessesi de bundan fazlasıyla nasibini aldı. Evlenmeye korkan genç nesil, evlenmeyi düşünenlerin ise yaşadığı çarpık ilişkiler, evliliğe giden yolda yürünen yanlış yollar… Bütün bunlar aile yapımızın çatırdamasına yol açıyor.

Artık evlenmek çok daha zor, evlenmeyi düşünen kızlar için çok daha zor. Bir erkek, bu konuda daha rahat belki ama evlenmeyi düşünen ama ar damarı çatlamamış bir kız, karşısına uygun bir aday çıkmamışsa derdini kiminle paylaşacak ve derdine nasıl derman arayacak? (Burada bazı değerleri yitirmiş, her gün biriyle aşk(!) yaşayacak kadar basitleşmiş olanları istisna tutuyoruz.)

Önceden görücü usulü evlilik yaygınken her şey bu kadar zor değildi. Mahallede evlenememiş, yaşı biraz ilerlemiş bir kız varsa bu, o mahalledeki teyzelerin, amcaların ortak sorunuydu ve bununla dertlenen güzel insanlar vardı. Birbirine yakıştırdıkları bir kız ve oğlan olursa bunların bir aile kurması ve toplum hayatının sağlıklı işlemesi için ellerini taşın altına koyarlardı. Şimdi kimse, kimsenin oğlunu, kızını düşünmüyor.

Bir düğün yapmanın yüz bin TL, zina yapmanın 100 TL olduğu zamanda toplum yapımızın daha fazla bozulmaması için acil önlemler almalıyız.