Memleketimizin istikbâlini dert edinen herkes doğal olarak gençliğin sorunlarını da kendine dert ediniyor.
Kimimiz gençlere parmak sallıyor, kimimiz de "Önde yürüyen benim; ben doğru yolda ilerlersem gençler de nasıl olsa beni takip eder." diyor.

Bu yazı doğrudan gençlere yönelik değil; daha çok onları ilgilendiren, liselerde ve üniversitelerde yürütülecek programlara dair bir değerlendirme olacak.
Gençlere akıl vermeyi, ülkemizin geleceği hakkında "gamlı baykuş" gibi karamsar tablolar çizmeyi bir kenara bırakarak; gençlerin ilgisini çeken vizyon sahibi kişilerle gençleri bir araya getirmeli ve onlara ülkemizde imza atılan başarıları anlatmalıyız.
Tabii, akademik sıkıcılıktan, siyasi hesaplardan uzak bir yol izleyerek...
Geçtiğimiz yıllarda ilk astronotumuz Alper Gezeravcı’nınüniversitelerde gerçekleştirdiği programlar bunun en güzel örneğiydi.

Birkaç gün önce, gençlerin geleceğini şekillendirme konusunda kıymetli çabalar sarf eden Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci’yi davet ederek "Bir Fikir, Bir Gelecek" temalı bir program düzenledi.
Bin küsür kişilik salonun tıklım tıklım dolduğu bu etkinliğe gençlerin ilgisi yine müthişti. Savaşlardan, siyasi gerginliklerden ve ideolojik çatışmalardan bunalan gençler, bu vizyon sayesinde ülkemizin geleceğine umutla bakmaya başladılar.
Murat İkinci Bey’in yıllara sârî vizyonuyla buluşan gençler, dinledikçe umut tazeledi. ROKETSAN tanıtım videosu ilgi ve hayretle izlendi
Etkinlik sonrası sohbet ettiğimiz gençlerin hem söylemlerinde hem de bakış açılarında belirgin bir değişim gözlemledik. Gençler bu programda şu kritik bilgiyi bizzat birinci ağızdan öğrendiler:
"ROKETSAN, dünyanın en büyük savunma şirketlerinden biri olarak ülkemizi SIPRI sıralamasında 87. sırada temsil ediyor. Ancak bundan daha önemlisi, Türkiye’nin en büyük Ar-Gekuruluşları arasında 3. sırada yer almasıdır. Bu, ROKETSAN’ın geleceğin teknolojilerine çok ciddi bir kaynak ayırdığı anlamına geliyor."
Bu başarılar elbette bugünden yarına oluşmadı; hepsi uzun bir sürecin ürünü. Gençlerin zihnini ve şuuraltını faydasız uğraşlarla da doldurabilirsiniz, bu tür vizyoner programlarla geleceğe dair umutla da...
Ancak bu şekilde ülkemizin "Çelik Kubbe"sine en stratejik katkıları sunan ROKETSAN gibi kurumlarımızın gelecek tasavvurunu onlara aşılayabilirsiniz.
Gençleri karşımıza değil yanımıza almak zorundayız.
Bazen de onların omzuna dokunmalı, bir bardak çay eşliğinde samimiyetle yaklaşarak onları yarına hazırlamalıyız.
Sadece derslere girip çıkan, tek derdi diploma almak olan gençler de yetiştirebilirsiniz; bu tamamen sizin vizyonunuzla alakalıdır.
Okul müdürlerinden üniversite yöneticilerine kadar hepimizin önceliği, gençlerin ufkunu açacak bu tür programlar olmalıdır.
Örneğin, okullarda ülkemizin geleceğine yön veren münevver şahsiyetleri; onları sıkmadan, onların beklentilerine kulak vererek anlatabiliriz.
İki üç dakikalık etkileyici videolar hazırlamak hiç de zor değil.
Elimizin altında bu kadar büyük bir potansiyel ve iletişim çağının sınırsız imkânları varken, "Yeniden Büyük Türkiye" yolunda gençlerimizle beraber emin adımlarla yürümeliyiz.
"Boş bir kafa, şeytanın çalışma odasıdır"
Gençler boş bırakılmaya gelmez.