Değerli dostlar, değerli okuyucular;

Ben Beşiktaşlıyım.

İyi günde de Beşiktaşlıyım, kötü günde de… Şampiyon olduğumuzda da, kaybettiğimizde de…

Çünkü Beşiktaş bizim için yalnızca bir futbol takımı değil; bir aidiyet, bir duruş, çocukluğumuzdan bugüne taşıdığımız büyük bir sevdadır.

Son yıllarda bu büyük camia çok yoruldu. Başkanlar değişti, teknik direktörler değişti, onlarca futbolcu geldi geçti. Büyük umutlarla başladığımız sezonlarda hayal kırıklıkları yaşadık.

Ama bugün yeniden umutlanmak için güçlü sebeplerimiz var.

Ve bu umudun başında Başkan Serdal Adalı geliyor.SERDAL ADALI ADAM GİBİ ADAMDIR .Dürüst,duruşu olan ,vizyonlu bir ADAMDIR.

Serdal Adalı, Beşiktaş’ı dışarıdan tanıyan bir yönetici değil. Bu camianın içinden gelen, Beşiktaş’ın geleneklerini, taraftarının beklentisini ve siyah-beyaz formanın ağırlığını bilen bir isim.

Bugün yapılan hamlelere baktığımızda artık günü kurtarmaya çalışan değil, yeniden şampiyonluğu hedefleyen bir Beşiktaş görüyoruz.

Alexander Nübel…

Salih Özcan…

Leandro Trossard…

Kassoum Ouattara…

Doğan Alemdar…

Ve hücum hattında büyük ses getiren Sırp golcü Dušan Vlahović…

Orkun Kökçü, Wilfred Ndidi, Vaclav Cerny ve kadrodaki diğer önemli isimlerle beraber düşündüğümüzde ortaya gerçekten heyecan veren bir Beşiktaş çıkıyor.

Ben bu isimlere yalnızca transfer olarak bakmıyorum.

Burada bir vizyon görüyorum.

Burada yeniden büyük Beşiktaş’ı kurma iradesi görüyorum.

Ve bunun için Serdal Adalı’yı alkışlamak gerektiğine inanıyorum.

Elbette eksikler olacaktır. Elbette bazı transferler beklenen katkıyı vermeyebilir. Futbolda hiçbir başkanın bütün kararlarının doğru çıkması mümkün değildir.

Ama önemli olan istikamettir.

Ve bugün Beşiktaş’ın istikameti yeniden zirvedir.

SERDAL ADALI’NIN ARKASINDA DURMA ZAMANI

Beşiktaş’ın artık bitmek bilmeyen başkan tartışmalarına, sosyal medya kavgalarına ve her kötü sonuçta her şeyi sil baştan yapmaya tahammülü yok.

Ben kendi adıma açıkça söylüyorum:

Büyük Başkan Serdal Adalı’nın sonuna kadar arkasındayım.

Beşiktaş için elini taşın altına koyan, sorumluluk alan ve yeniden büyük Beşiktaş’ı kurmak için mücadele eden bir başkana bugün sahip çıkma zamanıdır.

Hata yaptığında eleştiririz.

Ama yıkmayız.

Eksik gördüğümüzde söyleriz.

Ama Beşiktaş’ı yeniden kaosa sürüklemeyiz.

Çünkü bu camianın bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şey istikrar, birlik ve inançtır.

Şimdi görev biz Beşiktaşlılara düşüyor.

Tribünü dolduracağız.

Takımımıza sahip çıkacağız.

Yeni futbolcularımıza Beşiktaş formasının ne kadar büyük olduğunu göstereceğiz.

Başkanımıza ve yönetimimize zaman tanıyacağız.

Çünkü ben inanıyorum:

Bu Beşiktaş yeniden şampiyon olacak.

Dolmabahçe’nin yeniden rakiplerin korkulu rüyası olduğu geceleri göreceğiz.

Avrupa’da yeniden konuşulan, Türkiye’de yeniden zirveye hükmeden Beşiktaş’ı göreceğiz.

Çünkü kişiler gelir geçer…

Başkanlar, teknik direktörler, futbolcular değişir…

Ama Beşiktaş ebediyen yaşar.

Bugün birlik günüdür.

Bugün Beşiktaş’a sahip çıkma günüdür.

Büyük Başkan Serdal Adalı’nın sonuna kadar arkasındayız!

Sözümü çok sevdiğim bir sloganımızla tamamlamak istiyorum ;

Remzin Kartallar gibi manileri yen, aş;
Layıktır sana bu vasıflar,
Ey şanlı Beşiktaş…

Vesselam.