Deprem sürecinde devlete değil de Ahbap’a yardım edelim diye ortalığı ayağa kaldıranların getirdikleri nedamet inandırıcı değil.
İş yargıya taşınmamış ve bunları da mahkeme ifadeye çağırmamış olsaydı hepsi yapıp ettiklerinden pişmanlık duymayacak, hatta içten içe sevineceklerdi.
Kitlelerini yönlendirme konusunda bu kadar etkin olan o “ünlü” kişilerin bu millete verdiği zarar rakamlarla ifade edilemez.
Kabataslak hesap ettiğimizde, Ahbap Derneğine yapılan yardımlar AFAD’a yapılmış olsaydı devlet binlerce kişiye daha yuva kurmuş olacaktı…
Yıllardır "Deprem vergileri nerede?" diye devleti eleştirenlerin düştükleri hâlleri görüyorsunuz.
Zaten kimi neyle suçladılarsa hepsini yaşadılar.
Diploma dediler, diplomasız çıktılar; hırsız dediler, kendileri hırsız çıktı, hem de asrın hırsızlığını yapmışlar; "Devlet nerede?" dediler, devlet nerede olduğunu gösterdi; kendileri meğerse bir üçkağıtçının peşine takılıp gitmiş.
"Kandırıldık" lafıyla dalga geçtiler, kandırıldıkça göğerdiler..
"FETÖ’ye yardım ettiniz" dediler, kendilerinin kurdukları partiye FETÖ en yetkin ağızlardan destek açıklamaları göndermeye başladı.
Şimdi de o kandırılanların hepsi yeni kurdukları partiye destek istiyor.
Tabandakiler, “Siz kandırılmaya doyamadınız, biz sizin neyinize güvenip de size destek olalım?” demiyorlar.
"Erdoğan’a zarar verse verse yeni partililer zarar verir" deyip şimdi ona abanıyorlar.
Aslında yeni partiye bağış verenlerin hepsi yeni partiden bir cacık olmayacağının bilincinde ve yaptıkları bağışların da şatafatlı işlere harcanacağını bal gibi biliyorlar.
Bir de sanki yeni partiye başka partilerden akın ediyorlar gibi algı yapıyorlar, odanın birinden çıkanlar diğer odaya geçiyor hepsi bu.
Erdoğan nefreti gözlerini öyle bürümüş ki…
"Erdoğan’a zarar verelim de nasıl olursa olsun" diyorlar.
Bakın;
En azılı teröristbaşını getir, Erdoğan’a zarar vereceği algısını dillendir ve buna da onları inandır, ona da destek verirler ve onu da bir gecede aklarlar.
Bunların derdi Erdoğan da değil açıkçası; Yeniden Büyük Türkiye yolunda atılan adımları hazmedemiyorlar.
Perde arkasındaki oyun kurucular, ülkenin ellerinden kayıp gittiğinin farkında.
Yaptıkları algıyla tabandaki saf insanları da kandırıyorlar.
Yıllardır pompaladıkları nefretin gerçek sebebi bu.
Yoksa tabandaki, her gün selamlaştığımız, başına iş geldiğinde koşup yardım ettiğimiz insanların bu kadar nefret duyması mümkün değil.
Yukarıdan pompalanan nefret tabanda da karşılık bulunca dört bir koldan devam ediyorlar.
Aklı başında hiçbir vatansever, FETÖ’cülerin naklen destek verdiği partinin safında yer almaz, Erdoğan’a oy vermeyecek olsa bile…