Türkiye’nin birinci, bölgemizin en önemli gündemi Suriye’deki gelişmeler. Peki Suriye’deki gelişmeler neden bu kadar önemli?
Türkiye, kendi içinde ve bölgede terörsüz bir barış ve huzur havzası inşa etmek istiyor. Buna karşın Türkiye ve bölgedeki İslam ülkelerine rahat vermek istemeyen ABD ve İsrail, taşeron terör örgütleri üzerinden bölgedeki savaş ve terörün devam etmesini istiyor.
Bugün Suriye’de SDG ile yaşanan gerginlik ve çatışma terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge inşa edilmesini hedef almaktadır.
Türkiye ve Suriye’nin istediği, Kürtleri temsil ettiğini iddia eden SDG’nin Suriye Devleti ile entegre olması. Esed’in kimlik bile vermediği Kürtlerin Araplar ve Türkmenler gibi birinci sınıf vatandaş olması istenmektedir.
Yıllardır Türkiye’deki terörle Türklerle Kürtleri birbirine düşman etme stratejisi ve projesi bugün Suriye’de Araplarla Kürtleri düşman etme çalışması olarak sahnede.
Cumhurbaşkanımızın; “Türkler, Araplar, Kürtler arasındaki kardeşliğin bozulmasına izin veremeyiz. Süreci hassasiyetle yönetmeliyiz, tahriklere kapılmamalıyız.” uyarısı İsrail ve SDG’nin yapmak istediği şeyi ifşa etmesi açısından hayati önemdedir.
Kendilerini üstün ırk olarak gören, Kürt halkının yaşadığı Irak, Suriye ve Türkiye’deki toprakların kendisine ait olduğunu iddia eden terörist İsrail’in peşinden gidenler er ya da geç hüsrana uğrayacaklardır.
İlişkileri menfaat üzerine kurulu olan ABD’nin ipine tutunanlar da er ya da geç o iple indikleri kuyuda terk edilirler. ABD için petrol kuyularının başında elli dolar maaşla nöbet tutan SDG, Beyaz Saray’dan gelen; “Suriye terörizm için bir üs haline gelmemeli. Komşuları ve dünya geneli için bir tehdit oluşturmamalıdır. Kürtler ve Suriye hükümeti arasında barış görmek istiyoruz.” açıklamasıyla terk edildiler.
Bugün Suriye’de, “ABD bizi terk etti, bize ihanet etti.” diyen SDG aslında kime, neden hizmet ettiğini biliyordu ama maalesef peşinden sürüklediği halk kesilen faturayı ödemek zorunda kalıyor.
Kürt halkı artık kendilerini esir almış terör örgütüne karşı şunu haykırmalı…
Ben Kürt’üm!
Kürt, dinsiz olmaz. Kürt’ün dini İslam’dır.
Kürt, kitapsız olmaz. Kürt’ün kitabı Kur’an’dır.
Kürt peygambersiz olmaz. Kürt’ün peygamberi Hz. Muhammed’dir.
Kürt vatansız olmaz. Kürt’ün vatanı Türkiye’dir.
Kürt, bayraksız olmaz. Kürt’ün bayrağı albayraktır.
Kürt, kardeşsiz olmaz. Kürt’ün kardeşi Türk’tür, Arap’tır.
Kim Kürt halkına din, kitap, peygamber, vatan, bayrak, kardeş arıyorsa Kürt halkının düşmanıdır!
Rahmetli Erbakan’ın dediği gibi; “Kürt ile Türk’ü ayırsanız ne Türk kalır ne Kürt. Birleştirirseniz Çanakkale misali ne İngiliz kalır ne Fransız.”
Müslüman Kürt halkını götürüp soykırımcı İsrail ve emperyalist ABD’nin maşası yapan taşeronlara da şehid Seyyid Kutub’un sözüyle yazımızı tamamlayalım; “Batılılardan nefret ediyorum, Amerika’dan nefret ediyorum ama daha çok Amerika’nın vicdanına sığınan Müslümanlardan nefret ediyorum.”
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine ulaşıncaya kadar benim de son sözüm; “Hepimiz Kürt’üz” olsun!