Aşırı politikleşmiş bir ülkenin insanları olarak yaşıyoruz. İşin ilginç yanı hepimiz bu hale bayılıyoruz. Siyaset olmadan adım bile atmıyoruz. İşimiz gücümüz siyaset. Kutuplaşmayı çok seviyoruz. Siyasal kimliğimizi bir şeylere eklemeden hareket etmiyoruz.

Sol bir yapıyı destekleyen ilkokul sınıf arkadaşım bir ziyarette karşılaştığımızda, bizimle aynı fotoğraf karesine girmemeye imtina etmişti. Önce şaşırmış, sonra olur böyle şeyler deyip önümüze bakmıştık. İnsanlar aynı kareye girmemeye bile böylesi özen gösterirken varın gerisini sizi düşünün.

Her gün her dakika siyaset ekseninde düşünen insanlara, hadi gelin bugün siyasetin dışına çıkıp biraz da insanlık davasına yürüyelim demeliyiz, diyebilmeliyiz.

Bugün siyaset dışına çıkıp Şeyh Edebali’nin yüzyıllar öncesinden günümüze seslenen sözleri ışığında köşemize insanlık adına bir not bırakalım ki gelecekte insanlar bakın, bu da kayıt altına alınmış desinler.

. İkram bil, kural bil, doyum bil.

. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı. Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli.

. Kişinin gücü, günün birinde tükenir ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur.

. Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.

. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir.

. Yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

. Güceniklik bize; gönül almak sana.

Suçlamak bize; katlanmak sana.

Usul bil, adap bil, sınır bil.

İlim bil, irfan bil, söz bil.

Bilmek ekseninde siyasallaşmış bir hayattan azıcık uzaklaşıp yüreğe dokunacak işler yapmak gerekiyor. İnsanlık güzelliğe muhtaç ve güzellik insanların damarlarında var. Allah cümlemizi güzel işler eyleyenlerden eylesin. Vesselam…