​Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Amerikalı gazeteci Hadley Gamble’a verdiği mülakatta çizdiği çerçeve, bölge gerçeklerini diplomatik bir cerrah titizliğiyle röntgenleyen cinstendi. Fidan’ın özellikle vurguladığı bir "sandık sıkışmışlığı" gerçeği var: İsrail’de seçimler yaklaştıkça, koltuğunu korumak isteyen Netanyahu ve şürekası, içerideki milliyetçi oyları konsolide etmek için acilen yeni bir dış düşman yaratma telaşına düştü.

​Hamas, Hizbullah ve İran’la yürüttükleri yıkım odaklı savaşların ardından, Batı dünyasından devşirdikleri o "bize acıyın ve bizi destekleyin" mağduriyet kalkanı artık aşındı. Dünyanın gözü önünde tükenen kredilerini tazelemek, uluslararası toplumun merhametini yeniden tetiklemek için şimdi hedef tahtasına Türkiye’yi oturtmaya çalışıyorlar. İsrail’deki bazı muhalif ve iktidar figürlerinin son dönemde Türkiye’ye yönelik yükselttiği o hırçın retoriklerin, tamamen bu iç siyasi pazarlamanın ve yapay bir düşman icat etme gayretinin ürünü olduğu kesin.

​Neyse ki İsrail’de hâlâ aklıselim sahibi, sağduyulu, bilge ve stratejik zihniyete sahip insanlar var; oradaki herkesin Netanyahu ve ekibinin bu tehlikeli vizyonsuzluğuna ortak olmadığını biliyoruz. Ancak telkin edilmeye çalışılan o "Türkiye tehdidi" algısına karşı, Ankara’nın ve Türk dış politikasının kırmızı çizgilerini en net, en yalın haliyle masaya koymak gerekiyor.

​Gerçek şudur: İsrail bölgedeki insanlara ve Türkiye’ye açıkça düşmanlık beslemediği, provokasyonlara girişmediği ve saldırmadığı sürece, Türkiye’nin İsrail’e saldırması için hiçbir neden yoktur. Türkiye, durduk yere macera arayacak, bölgeyi ateşe verecek bir devlet değildir.

​Eğer İsrail, komşularıyla ve özellikle de yıllardır hakları gasbedilen Filistin halkıyla iyi geçinmeyi seçerse; onların Birleşmiş Milletler tarafından en temel düzeyde tanınan insani, hukuki ve egemenlik haklarına saygı duyarsa, Türkiye’den kendisine asla bir saldırı gelmez. Türkiye’nin bölgesel barış vizyonu da, İsrail politikası da işte bu kadar net, şeffaf ve ilkeseldir.

​Bu netliğin dışındaki tüm senaryolar, Netanyahu hükümetinin kendi siyasi ömrünü uzatmak için imal ettiği kurgulardan, yalanlardan ve dedikodulardan ibarettir. Hakan Fidan’ın da altını çizdiği gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan hiçbir provokasyon tuzağına düşmeyecek kadar tecrübeli bir liderdir ve Türkiye, birilerinin iç seçim malzemesi olmayacak kadar büyük bir devlettir.