Geçtiğimiz günlerde Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde tavuk çiftliklerinde 700 bin etlik pilicin imha edilmesi ve hastalığın diğer çiftliklere de yayılımının engellenmesi amacıyla karantina tedbirlerinin uygulanması “Kuş gribi salgını mı var?” sorusunu akla getirdi. Koronavirüs salgınının etkisi altında olduğumuz şu günlerde yeni bir salgın ekonomik açıdan telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

Türkiye’de et tavuğu sayısının neredeyse %12’si Sakarya’da bulunuyor. Yıllık kanatlı eti üretimimizin yaklaşık 2,2 milyon ton ve pazar hacminin 5 milyar TL olduğu göz önüne alındığında durumun çok ciddi olduğu anlaşılıyor.

Bu sadece ekonomik boyut,işin bir de halk sağlığı boyutu var.

Kuş gribi diğer adlarıyla; AvianInfluenza veya Tavuk Vebası, hayvan kaynaklı çok bulaşıcı,ölümcül, ihbarı mecburi bir solunum yolu hastalığıdır. Hastalığa neden olan virüsün H5N1 türü insanlar için de öldürücü olabilmektedir. Tarihte 4-5 defa pandemiye neden olan Kuş gribison olarak 2005-2008 yılları arasında ortaya çıkmıştır.

Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Korunma tedbirleri kapsamında aşılama, karantina ve hastalığın bulaştığı hayvanların itlafı gerekmektedir.

Bu nedenle salgının tespiti ve yayılmadan kontrol altına alınması hem ekonomik hem hayvan hemde halk sağlığı açısından çok önemlidir.

Ülkemizde ilk kuş gribi (H5N1) 2005 yılında Balıkesir’in Manyas ilçesinde tespit edilmiştir. Daha sonra ikinci tespit Iğdır’da yapılmış olup sonrasında 53 ilde gözlenmiştir. Bu süreçte hastalığın kontrolü amacıyla milyonlarca kanatlı hayvan itlaf edilmiştir. Ayrıca hastalık tespit edilen 12 vatandaşımızdan 4 çocuk hayatını kaybetmiştir.

2005 yılındaki bu salgından sonra takip eden yıllarda da azalan oranlarda kayıplar görülmüş ve hastalık 2008 yılında söndürülebilmiştir.

Dolayısıyla yüksek patojenik kuş gribi hızla kıtalar arasında dahi yayılabilen, yüksek derecede bulaşıcı bir hastalıktır. Bu nedenle pandemiye neden olabilecek potansiyele sahip olduğu bilinmektedir. Hastalığın göçmen kuşlarla taşınabilmesi nedeniyle göç yolunda bulunan ülkemiz her zaman tehdit altındadır. Hastalık özellikle ulusal ve uluslararası ticareti tehdit etmekte ve kanatlı hayvancılık sektörünü de risk altına sokmaktadır.

Ülkemizde 2005 yılında ortaya çıkan kuş gribi vakasının doğudan batıya yayılımında hayvan hareketlerinin önemli etkisinin olduğu değerlendirilmektedir.

Bu nedenle Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde meydana gelen kanatlı ölümlerinin takibi, hastalık etkeninin identifikasyonu ve karantina tedbirlerin titizlikle alınması önümüzdeki süreç açısından çok önemlidir. Geçmiş tecrübelerden bir çıkarım yapacak olursak bu dönemde yurt genelinde kanatlı ölümleri dikkatlice izlenmeli, olası hastalık mihrakları hızla tespit edilmeli ve hayvan hareketleri kontrol altına alınmalıdır.