15 Temmuz alçak işgal ve darbe kalkışması sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tam bir demokrasi mücadelesinin merkezi oldu. Parti ayrımı olmaksızın, AK Parti, CHP ve MHP’li grup başkanvekilleri Meclis’e gelmiş ve alçak ihanete karşı Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın etrafında kenetlenmişlerdi.

15 Temmuz işgal ve darbe kalkışmasının ikinci yıldönümündeyiz. O günün unutulması mümkün değildir. O gün bende Kayyım heyeti tarafından görevlendirildiğim Cihan Haber Ajansı merkezinde ölümle burun buruna, ihaneti belgelemek adına elde ettiğimiz bilgi ve görüntüleri tüm ekiple dünyaya geçme çabalası içindeydik. Başımızda patlayan bomba sesleri altında ihaneti belgeleme adına yaptığımız çabalar hafızalarımızdan da kayıtlardan da hiç silinmeyecek.

Demokrasi adına tarihe geçen bir kurum da TBMM oldu. TBMM 26. Milletvekilleri’nin birçoğu da o gün Meclis’te idi. Meclis Başkanı İsmail Kahraman Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 2 numarası idi. İhanetçilerin ilk hedefi de Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olduğu açık ve netti. İhanetin ikinci yılı nedeni ile 26. Dönem TBMM Başkanı İsmail Kahraman’dan özel bir röportaj aldım. Detaylar gazetemizin 15 Temmuz sayısında bulabilirsiniz.

Ancak, röportaja koymak yerine Başkan Kahraman’ın verdiği özel bilgiyi buradan paylaşmayı uygun gördüm.

TBMM 26. Dönem Başkanı İsmail Kahraman 15 Temmuz gecesi ihanetin belirdiği saatlerde Koruma Müdürü ve eski Genel Sekreteri’nin iyi niyetle kendisine yaptıkları teklifi şu şekilde açıkladı:

“Koruma müdürüm, emniyet müdürü ve o zamanki genel sekreterim darbecilerin hedefinde Cumhurbaşkanımız olduğunu belirterek,  ‘Allah korusun istenmeyen bir durum olması halinde Türkiye’nin 2 numarası olmanızdan dolayı size ihtiyaç duyulacağı için sizi gizli bir yere götürelim’ teklifinde bulundular ve 3 gizli yerin ismini vererek ‘Hangisini tercih edersiniz’ dediler. O anlar Cumhurbaşkanımızla ve Başbakanımızla irtibat kurma konusunda zorluklar yaşadığım anlardı. Bu teklifi geri çevirerek, saklanıp gizlenmeyi reddettim ve Meclis’e gitmeye karar verdim. Tek başıma Meclis’i açtım. Daha sonra Meclis idare amirimiz ve grup başkanvekilleri, bakanlar ve diğer vekiller de geldi.”

İsmail Kahraman, Meclis’in peş peşe bombalanması ile zorla sığınağa davet edildiğini ve can güvenliğinden zorlama ile sığınağa indiklerini de anlatarak; “Ne sığınağı. Tam bir felaket. Gıda maddesi deposu haline gelmiş bir yerdi. Gıda maddesi bulunduğu için de soğuk depo gibi. Sadece orada bir koridor olduğunu gördüm. Bu koridor Meclis sığınağından Genelkurmay Başkanlığı’na gittiğini öğrendim” dedi.

İsmail Kahraman, sözde sığınağı yeniden elden geçirdiklerini ve yenilediklerini de söylüyor. Ama yeterli de bulmuyor. 27. Dönem Meclis Başkanı’nın Meclis sığınağını daha da uygun hale getirmesi gerektiğinin de altını çiziyor.

İsmail Kahraman, soyadına has her başkana nasip olmayacak şekilde 15 Temmuz ihanet gecesi demokrasi kahramanı unvanını aldı. Dahası mecliste bulunan her partinin grup başkanvekilleri, bakanlar ve milletvekilleri de o gece gösterdikleri demokrasiye sahip çıkma duruşu ile tarihe geçtiler. Nasipler de niyetlere göredir. Allah (cc) o günleri milletimize bir daha yaşatmasın.

Selam ve dua ile…