Her şeyin başı sağlık; sağlık olsun, gerisi hâllolur!..
Sağlık olmazsa hiçbir şeyi düzgün yapamıyorsunuz, ibadetlerinizi bile…
Güzel tarafı ise hastayken, dertliyken, çaresizken kendinizi Allah’a daha yakın hissediyorsunuz ve Allah’tan uzaklaştıran her şeyin de boş olduğunu anlıyorsunuz, bir hiç olduğunuzu iliklerinize kadar hissediyorsunuz!..
Hasta olmazsa insan gereği gibi şükredemiyor hatta -Allah korusun- gittikçe Nemrutlaşabiliyor!..
Dün akşam yaşadığım ani bel tutulması bir kez daha gösterdi ki ne hayat ne sağlık ne de ölüm üzerinde zerre kadar tasarruf sahibiyiz!.. Sapasağlamken küçük bir eğilmede belinizden gelen bir çıt sesiyle nefessiz kalıp tüm hareket kabiliyetinizi yitirebiliyorsunuz!..
O kadar boş, süfli işlerle meşgulüz ki âdeta ahiretimizi dünyamıza değişmişiz.
O kadar basit meselelerden dolayı insanları kırıyor, insanlara kırılıyor, gönüller yıkıyoruz ki…
Hâlbuki Yunus Emre, şöyle diyor:
“Benim burda kararım yok/Ben burdan gitmeye geldim.
Bezirgânım metaım çok/Alana satmaya geldim…
Ben gelmedim davi için/Benim işim sevi için.
Gönüller dost evi için/Gönüller yapmaya geldim.
Makam, mevki, servet, şöhret başımızı o kadar döndürüyor ki âdeta dünyaya tapar hâle geldiğimizin farkında değiliz!..
Varlık sebebimizin bir damla su, sonumuzun bir avuç toprak olduğunu bile bile böbürlenip büyükleniyoruz.
Resulullah (sav) şöyle buyurmuştu hâlbuki:
5 Şey gelmeden önce 5 şeyin kıymetini biliniz:
Hastalık gelmeden sıhhatin, yaşlılık gelmeden gençliğin, fakirlik gelmeden zenginliğin, meşguliyet gelmeden boş vaktin,ölüm gelmeden dünya hayatının. (El-Beyhakî, Şuabul Imân, No. 9575)
Yine Muhteşem Süleyman, Cihan Sultanı Kanuni Sultan Süleyman “Muhibbi” mahlasıyla yazdığı şiirinde şöyle diyordu:
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi 7Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi
{Halkın gözünde devlet gibi değerli bir şey yok, hâlbuki şu dünyada bir nefes sıhhat gibi devlet olamaz.}
Saltanat didükleri ancak cihân gavgasıdur/Olmaya baht ü saâdet dünyede vahdet gibi
{Saltanat dedikleri sadece bir dünya kavgasıdır, dünyada Allah’a yakınlık gibi büyük saadet ve baht açıklığı olamaz.}
Ko bu ayş ü işreti çünkim fenâdur âkıbet /Yâr-ı bâkî ister isen olmaya tâat gibi
{Bu eğlenceyi yeme içmeyi bırak, sonu kötüdür; eğer ebedî bir sevgili istiyorsan ibadet gibisi yoktur.}
Olsa kumlar sağışınca ömrüne hadd ü aded/Gelmeye bu şîşe-i çerh içre bir saât gibi
{Ömrün, kumlar sayısınca sınırsız ve hesapsız olsa bile bu, feleğin fanusunda bir saat gibi bile gelmez.}
Ger huzûr etmek dilersen ey Muhibbî fâriğ ol/Olmaya vahdet cihânda kûşe-i uzlet gibi
{Ey Muhibbî, eğer huzur içinde olmak istersen vazgeç, dünyada yalnızlık köşesine çekilmek gibi Allah’a yakınlaşma olamaz.}
Rabbim, sizlere sağlık, sıhhat ve afiyet versin; hepimize iki cihan saadetine vesile olacak ameller işlemeyi nasip etsin…
Bu fakire de gıyabında dua edenler olursa Rabbim, hayır dualarının karşılığını misli misline kendilerine de versin ve dualarını cennetlerine vesile kılsın!.. (Amin)
Selam ve dua ile…