Kafamda size yazacağım köşe yazısını tasarlarken karşıma devamlı “yeni dünya düzeni” temalı yazılar ve videolar çıkıyordu. Tevafuk ya… O sıralarda gazetemiz köşe yazarlarıyla hararetli bir bilgi alışverişine girmiştik. Tabii biz konu ile ilgili asıp keserken o sırada Genel Yayın Yönetmenimiz Erem Şentürk çıkageldi. “Abi, bırakın şu ‘yeni dünya düzeni’ hakkında zırvalayanları” dedi ve bize 30’a yakın kitap gönderdi. O kitaplarda neyi nasıl pazarlayacaklarına kadar hepsi yazıyordu. Hani TV’lerde, sosyal medyalarda zırva satan o tipler var ya hepsi bu 30 kitaptan aşırılmış bilgileri bizlere pazarlıyorlarmış. (İsterseniz kitap isimlerini verebilirim) 1300 yıldır kelimesi kelimesine aynı şeyleri zırvalayıp durmuşlar. Sırası bile şaşmamış. Her şey tıpa tıp aynı. Çünkü şeytan aynı şeytan.

Tüm bunları neden anlattım peki? Çünkü; o kadar yakından tanıdığınız o analizciler var ya geneli sizi umutsuzluğa ve dünyanın dışına itmekteydi. Yüksek sesle tekrarladıkları kelimeler, hayatınızı ve düşüncenizi zamanla biçimlendirmeye başlamıştı ki tam o sırada ben çıkageldim. Kovid-19’un Türk toplumu için tarihi fırsat olduğunu söylemeye geldim.

Modernleşme süreci ile başlayan ve son yıllarda yaşanan elit değişim süreci ile daha da belirgin hale gelen kişilik ve zihin parçalanması yardımlaşma, dayanışma, paylaşma davranışlarıyla; sevgi, merhamet, umut söylemleriyle; milli, dini, tarihi, kültürel değerler üzerinden tekrardan bütünleşme ve yeniden inşa sürecine girmiştir.

Parçalanmış kişiliklerimiz, zihinlerimiz artık Kovid-19 ile tedavi edilmekte. Nuh Tufanı ve Fil Vakası olaylarını çok iyi bilen sizler, Kovid-19’u bir “sağlık sorunu” üzerinden yorumlamayıp kişilik ve zihin parçalanmalarının tedavisi olarak algılamalısınız.

Hiçbir zaman “bir tas çorba”dan daha fazlasını yiyemediğiniz halde doymak bilmeyen hırs ile bütün dünyayı yiyecek gibi varoluşa aykırı davranmalarınızı bir anda askıya alıp hayatın durduğu günlerde aslında her şeyin ne kadar anlamsız olduğu ve yeni bir hayat kurmanın gerekliliğini buz gibi yüzünüze çarptı Kovid-19.

Lakin Kovid-19’un ortaya çıkmasıyla aslında en çok ihtiyacımız olan şeylerin bunlar olduğu gerçeğini gördük.

Kovid-19’u salt sağlık sorunu olarak görenlere bir ders niteliğinde olsun bu çıkarımlar.

Korona sonrası kurulacak “yeni dünya düzeni”nin nasıl olacağına ve etkilerine kafa yormaktan çok toplumsal ve kişisel olarak değişimlerimize adapte olmalı ve Kovid-19’un arka planında bize etkilerine kafa yormalıyız.