Doğru olanı yapmak zannedildiği kadar kolay bir iş değildir. Bunun için sağlam bir irade, birikim, tecrübe, disiplin, ahlak ve özveri gerekir. Bu hasletlerin en çok da devlet yöneticilerinde görülmesi beklenir. Siyasetname tarzı nice eserde devlet yöneticilerinin taşıması gereken özellikler uzun uzun anlatılır. Çünkü bir devlet, yöneticilerinin meziyetleri ve davranışları üzerinden görülür.
Son günlerde İskilipli Atıf Hoca’nın mezarı sebebiyle Çorum Valisi Mustafa Çiftçi’yi diline dolayan bazı kesimleri ibretle izliyoruz. Güneşi balçıkla sıvamayı iş edinen bu marjinallere ne dense boş. İdeolojilerin batağına saplanan beyinlerin hakikate hiçbir zaman talip olmadığı herkesin malumudur.
Geçmişte hangi gerekçeyle itibarsızlaştırılmaya çalışılırsa çalışılsın bu millet kendinden olanın farkındadır. Mehmet Akif’i hatırlayın. Hiçbir tezvirat veya engelleme onu bu milletin kalbinden söküp atamadı. Tam aksine her geçen gün milletin gönlündeki yeri sağlamlaşıyor. Sultan Abdülhamid, Esad Erbili, Necip Fazıl, Said Nursi, Adnan Menderes, Turgut Özal, Necmeddin Erbakan ve daha nicesi. Bu millet kendinden olanı unutmuyor.
Çorum Valisi Mustafa Çiftçi’ye saldıranların cahilliğini anlatmak için tek cümle yeter. Bu kesimlerin savunduğu İstiklal Mahkemesinin İzmir suikastı yargılamaları sırasında dönemin başbakanı İsmet İnönü’nün bile tutuklanması için emir verdiğini bu cahiller biliyor mu acaba? Aynı İstiklal Mahkemesinin Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat (Cebesoy), Refet (Bele), Cafer Tayyar ve Cemal Paşa gibi İstiklal Harbi komutanlarını idamla yargıladığını bu cahiller biliyor mu acaba? İskilipli Atıf Hoca’yı şapka kanunundan önce yayınladığı bir eserinden ötürü idam eden bu mahkeme için adalet çok uzak bir kavramdı. Bugün itibariyle İstiklal Mahkemeleri “dönemin şartları gereği” bahanesiyle geçiştirilen bir yanlışlar zincirinden ibarettir.
Benim asıl üzerinde durmak istediğim husus, bu tartışma sebebiyle Çorum Valisi Mustafa Çiftçi’nin asıl meziyetlerinin/başarılarının gözden kaçırılmasıdır. Sayın Çiftçi’yi en son Sinop’ta yaşanan sel felaketinde yaptıklarıyla hatırlıyoruz. Geçtiğimiz Eylül ayında yaşanan büyük sel felaketinde Türkeli ilçesi adeta bir ada haline gelmişti. İçişleri Bakanlığı tarafından afet bölgesi ilan edilen Türkeli’ne Vali Mustafa Çiftçi geçici olarak görevlendirildi. Yaklaşık bir ay boyunca afet bölgesindeki vatandaşların gönlünde taht kuran Sayın Çiftçi’nin yaptıklarına bir göz atmanızı tavsiye ederim.
Ayağında sarı çizmeleriyle bir validen çok her hangi bir afet görevlisi gibi çamur deryasının içinde sel mağdurlarına el uzatan Sayın Çiftçi’nin ortaya koyduğu ekip ruhu, tevazu, samimiyet, gayret ve özveri aslında devletin şefkat elinin ta kendisidir. Daha önce Van depreminde de Sayın Çiftçi’yi aynı manzaralar içinde görmüştük. Çalışan ekiplerle birlikte ter döken, gece gündüz koşturan, milletimize hizmet etmek ve yaraları sarmak için varını yoğunu ortaya koyan bir Anadolu insanı. İşte Mustafa Çiftçi böyle bir vali.
2018’den bu yana Çorum’da görev yapan Mustafa Çiftçi burada da halkın gönlünde taht kurmuş. Her hafta yapılan halk günleri, yetim buluşmaları, çat kapı esnaf ziyaretleri, hasta ve yaşlılara yaptığı ziyaretler, şehirde yapılan yüzlerce yeni yatırım, gençlere ve özellikle çocuklara yönelik faaliyetleri Sayın Çiftçi’yi bir validen çok şehrin evladı haline getirmiş. Lao Tzu “İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız, onlarla birlikte yürüyün.” der. Mustafa Çiftçi’nin gittiği her yerde yaptığı bu aslında. Heyecanından hiçbir şey kaybetmeden sürekli sahada olması, her haliyle paydaşlarını teşvik etmesi, samimiyeti, tevazuu ve nezaketi beraberinde başarıyı getiriyor.
Sayın Vali’nin bir diğer yönü de eğitime olan tutkusu. "İnsan öğrenmeyi bıraktığı gün yaşlanır” sözünü kendisine ilke edinen Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, 4 fakülte, 1 yüksekokul ve 2 yüksek lisans diploması aldıktan sonra, 2018 yılında kayıt yaptırdığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olarak 8'inci yükseköğrenim diplomasını almaya hazırlanıyor. Hem mesleğini icra ediyor hem de kendisini geliştirmeye devam ediyor. Mülkiye’nin dışında İlahiyat, iktisat, uluslararası ilişkiler, adalet bölümlerini bitiren ve hukuk fakültesinin son sınıfında olan Sayın Valinin yeni hedeflerinin felsefe, tarih ve edebiyat olduğunu öğreniyoruz. Sayın Çiftçi için eğitim öğretim adeta bir hayat tarzı haline gelmiş.
Atalarımız “İşleyen demir ışıldar” der. Sayın Valiyi, hayata milletin penceresinden baktığı ve her daim milletinin yanında olduğu için alkışlıyorum. Getirildiği makama değer katan, gönüllerde taht kuran, Hakk’a giden yolun halktan geçtiğini bilen inançlı ve imanlı böylesi valilerimizin sayısının artmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.