Ramazan ayı ilerledikçe beslenme düzenine bağlı bazı şikayetler daha sık konuşulmaya

başlar. Şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık bu dönemde en yaygın karşılaşılan sorunlar arasında

yer alır. Bu tablo aslında şaşırtıcı değildir. Çünkü Ramazan’da yalnızca öğün saatleri değil,

sindirim sisteminin çalışma ritmi de değişir. Gün boyu süren açlığın ardından yapılan iftar ve

gece saatlerinde tüketilen sahur, sindirim sisteminin alışık olmadığı yeni bir düzen oluşturur.

Bu süreçte yapılan beslenme hataları ise mide ve bağırsak problemlerinin ortaya çıkmasına

zemin hazırlayabilir.

İftarda Ortaya Çıkan Şişkinlik ve Hazımsızlık

Uzun saatler aç kalan mide, iftarla birlikte ani bir yüklenmeyle karşı karşıya kalır. Ancak

Ramazan’da sindirim sorunlarını artıran asıl faktör çoğu zaman ne yediğimizden çok, yemek

davranışlarımızdır.

İftar sofralarında en sık yapılan hataların başında hızlı yemek, büyük porsiyonlarla kısa sürede

doymaya çalışmak ve yemeğin hemen ardından çay, kahve ya da tatlı tüketimi gelir. Oysa

sindirim sistemi ani yüklenmeleri değil, kademeli geçişleri sever.

Aşırı yağlı yemekler, kızartmalar, hamur işi ağırlığı ve gazlı içecekler mide boşalmasını

yavaşlatırken, yemek sonrası yapılan yanlış zamanlamalar hazımsızlık şikâyetlerini daha da

belirgin hale getirebilir. Çay ve kahve tüketimini ana öğünden bir süre sonrasına bırakmak,

tatlı tercihlerini ise zamana yaymak mide konforu açısından çok daha dengeli bir yaklaşım

sağlar.

İftarı hafif bir başlangıçla açmak, ana yemeğe geçmeden kısa bir ara vermek ve lokmaları

gerçekten çiğneyerek tüketmek hem şişkinlik hem de hazımsızlık riskini belirgin şekilde

azaltır.

Ramazan’da Bağırsak Tembelliği Neden Artar?

Ramazan’da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasının en önemli sebebi yetersiz sıvı

tüketimidir. Gün içinde su içilememesi nedeniyle vücut sıvıyı koruma eğilimine girer. Bu

durum bağırsakların çalışma hızını doğrudan etkiler.

Ramazan’da liften fakir beslenme bağırsak düzenini doğrudan etkileyen en önemli

nedenlerden biridir. Azalan sebze tüketimi, artan rafine karbonhidratlar ve yetersiz posa

alımı bağırsak hareketlerini belirgin şekilde yavaşlatabilir. Oysa sindirim sisteminin sağlıklı

çalışabilmesi için lif, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı dengesi büyük önem taşır. Bu noktada

beslenmeye yapılacak küçük ama doğru dokunuşlar çoğu zaman beklenenden çok daha etkili

sonuçlar doğurur.Sahurda Tercih Edilebilecek Sindirim Dostu Bir Alternatif

Ramazan’da sahur öğününde mideyi yormayan, hafif ama besleyici seçenekler tercih etmek

sindirim konforu açısından büyük önem taşır. Özellikle pratik ve dengeli alternatifler bu

dönemde oldukça faydalı olabilir.

Bu noktada sahurda kolayca uygulanabilecek sindirim dostu bir karışım iyi bir seçenek sunar:

• 1 bardak kefir

• 3 adet kuru kayısı

• 2 yemek kaşığı yulaf

• 1 yemek kaşığı keten tohumu

• Tarçın

Tüm malzemeleri blenderdan geçirerek hazırlayabileceğiniz bu karışım lif içeriğiyle bağırsak

hareketlerini desteklerken, kefir sayesinde sindirimi rahatlatmaya yardımcı olur. Aynı

zamanda tokluk süresine katkı sağlar ve sahurda hafif ama dengeli bir alternatif oluşturur.

-

Ramazan ayında yaşanan şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık çoğu zaman kaçınılmaz değildir.

Sindirim sistemimiz değişen beslenme düzenine uyum sağlama kapasitesine sahiptir. Ancak

bu süreçte yapılan küçük beslenme hataları, rahatsızlıkların ortaya çıkmasına zemin

hazırlayabilir.

Biraz daha yavaş yemek, biraz daha dengeli seçimler yapmak, biraz daha su içmek…

Çoğu zaman sindirim konforunu belirleyen temel farklar bunlardır. Sağlıklı ve huzurlu bir

Ramazan dileğiyle…