36. NATO zirvesi nedeniyle Ankara’ya gelen liderler, mehter müziği ve yeniçeri birliğinin görkemli gösterisiyle karşılandılar. 40’dan fazla ülke liderinin katıldığı büyük organizasyonuna bu tablo damgasını vurdu. Mehter müziğinin güçlü etkisi karşısında kendi yürüyüş tarzını bozmamak için direnenler, ritme ayak uyduranlar, şaşkınlığını gizlemeye çalışanlar, memnuniyetini jest, mimik ve hareketleriyle ifade edenleri ekranlardan izledik.

Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk, Macaristan, Karadağ ve Romanya gibi ülkeler uzun yıllar Osmanlı Devleti’nin topraklarında olduğu için Mehter ve Yeniçeri onların da kültürünün bir parçası. Bu devletler, 100-150 yıl önce Osmanlı eyaleti idiler. Onların sokaklarında mehter marşı çalınır, yeniçeriler yürürdü. Bu ülkelerin liderleri büyük dedeleri ve ninelerinden dinledikleri hatıraları tazelenmiştir. Bir kısım devletler henüz o olgunluğa ve öz güvene sahip olmadıkları için nerede ise 500 yıl birlikte yaşadıkları devletlerini inkâr etmeye devam ediyorlar. Birçoğunun Osmanlı’dan önce devleti olmadığı gibi milli kimliklerine sahip olmaları da Osmanlı sayesindedir. Yıllar önce İstanbul’da bir konferansta dinlediğim Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Prof. Dr. Gjorge İvanov, “Osmanlı Milletler sisteminin din, dil, ırk ayrımı yapmadan herkesi barış içerinde bir arada yaşattığını ve bugün Makedonya Devleti ve milleti varlığını Osmanlı’ya borçludur” demişti. Bu durum şu anda Balkanlarda var olan bütün devlet milletler için geçerlidir. O yüzden çaktırmasalar da mehter onların yüreğine işlemiştir.

Yunanistan Başbakanı mehter eşliğinde yürürken en az yabancılık çekenlerden birisiydi. Çünkü Kiryakos Miçotakis’in ataları, 400 yıl Osmanlı Devletinin vatandaşı idiler. Birinci gün mehter eşliğinde müziğin ritmine uygun yürüyüşünü yaparken, bu hali Yunan medyasının diline düşünce ertesi gün garip bir yürüme tarzıyla medyanın gündemine oturdu. Bizim medya da boş durur mu? Bu yürüyüşü Kemal Sunal’ın Sahte Kabadayı filmindeki yürüyüşüne benzettiler.

Yürüyüşü en çok dikkat çeken liderlerden birisi de İzlanda’nın genç başbakanı Kristrun Firosdatottir oldu. Duygularını saklamadan, hayranlığını ifade eden bir edayla yürümesi büyük takdir topladı. Bu programdan sonra sosyal medya takipçilerinin sayısı 4 kat artmış. 400 bin nüfuslu küçük ada ülkesiyle tarihi bağlarımız çok eskilere gidiyor. İskandinav ülkeleri İzlanda, İsveç, Norveç ve Finlandiya’nın mitolojik kahramanları olan Odin’in Asya’dan gelen bir Türk olduğu kendi tarihçileri tarafından yazılmış. İsveçli tarihçi Sven Lagerbring’in 1764’te yazdığı “İsveççenin Türkçe İle Benzerlikleri” adlı kitabında “Odin ve yanındakiler Türk’tü“ diye belirtiyor. Türkçeden İsveççeye geçen çok sayıda kelimeyi kökenleri ve değişimleri ile beraber yazmış. İzlanda sagaları (destanları) da ortak kökene atıf yapar. 1627 yılında Küçük Murat Reis, yaklaşık 15 gemilik filosuyla İzlanda’ya sefer düzenliyor. 400 esirle Cezayir’e dönüyor.

Mehterin etkisi ile Avrupa’da Alla Turka (Türk Modası) akımı doğuyor. Müzikten, giyim-kuşama kadar birçok alanda etkili oluyor. Mehterden ilham alarak birçok ülke bando takımını kuruyor. II. Viyana Kuşatmasına Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasında büyük bir ordu ile katılıyoruz. Ordunun 200 bin kişi olduğu, bunun içinde 200-2000 arasında mehter ekibinin de bulunduğu söyleniyor. Viyana’nın en yüksek tepesi Kahlenberg’de çalan mehter marşının halkı derinden etkilediği biliniyor. Nitekim yıllar sonra Avusturyalı Wolfgang Amadeus Mozart, Türk Marşını besteliyor. Ludwig van Beethoven “Atina Harabeleri” adlı tiyatro oyunu için “Dervişler Korosu” senfonisini besteliyor.

Organizasyon açısından her yönüyle başarılı olan bu buluşmanın ilk girişinde böyle bir karşılama yapmak müthiş bir fikir, müthiş bir uygulama… Bu tablo hem içeriye hem de dışarıya çok şey söyledi. Bu tarihi tablo herkese büyük bir ders vererek kayıtlara geçti.

İçeride yıllardır Türkiye Cumhuriyeti’ni nevzuhur devlet sayanlara 1000’lerce yıllık geçmişimiz olduğunu hatırlattı. Dünyanın en büyük devletlerinden Osmanlının devamı olduğumuz bir kez daha dünya âleme duyuruldu. “Vakti sürur mehterbaşı… Yekdir Allah”…