Herhangi bir gayeye matuf ya da istinadsız hareket ettiğinizde “zamanın dışı”na itildiğinizi hissettiniz mi hiç? Byung Chul Han bu hususta “Hayatın hızlandığı hissi, amaçsızca dönüp duran zamanın yol açtığı bir duygu aslında.” diyor.

Bilgisayar, telefon ve sair aygıtlarla vakit geçirdiğimde, “dijital aylaklık” yapmak yerine faydalı şeylerle meşgul olmaya çalışıyorum. Mesela, telefona indirdiğim kitapların PDF’lerine bakıyorum, bazı ressamların eserleriyle münasebet kurmaya yelteniyorum. Ancak mesele resim olunca bir hışımla palazlanan dalkavuklar gibi yanaşmıyorum eserlere… İyi resmin, tıpkı iyi edebi metinler gibi zamanı aşan bir tarafı olduğu fikrine itiraz etmiyorum. İyi bir edebî metin nasıl okurundan dikkat ve teemmül istiyorsa, iyi bir resim de yüzeyselliği reddeder. İkisi de aceleye gelmez. Bunlara katılıyorum ancak “resmi anlamak” için bir yerden başlamak adına “zevken idrak” etmenin hepsinden daha mühim olduğunu düşünüyorum. Pablo Picasso’nun bu hususta söylediklerine bakalım: “Herkes resmi anlamaya çalışıyor. Neden bir kuşun cıvıltısını anlamaya çalışmayız? Neden geceyi, çiçekleri, çevremizdeki her şeyi, onları anlamadan severiz? Nedense insanlar, mevzu resim olunca onu anlamaları gerektiğini düşünüyorlar, öyle sanıyorlar... Ah bir anlasalar; her şeyden önce sanatçının eserini yapmaya mecbur olduğundan, zorunluktan yaptığını, eserin dünyanın önemsiz bir parçasından başka bir şey olmadığını ve ona da dünyada bize zevk veren, ama mânâlandırmaya çalışmadığımız öteki bir sürü şeyden biri gibi bakılması gerektiğini... Ama anlatamıyoruz! Resmi anlatmaya çalışanlar, genellikle yanlış ağaca havlıyorlar!”
Picasso bazen eserlerinin ne mânâya geldiğini soranların suratına içi boş “revolver”in namlusunu doğrultur şakacıktan tetiğe asılarak, “işte anlamı bu” dermiş. Georges Braque ile Pablo Picasso yakın arkadaştı. İkisinin resmine muhatap olmayan bir kişiye, sanatçının Kubist eserlerinden birkaçını gösterseniz, hangi eserin kime ait olduğunu anlayamaz bile.
Çizgilerin ahenk oluşturduğu ve “mânâları suretlendirme sanatı resim”de bize düşen ve istinad olan ilk düstur zevken idrak… Sonrası sonra.