Savaş gelmiş sınırlarımıza kadar dayanmış! Ortadoğu toz duman…
Bizimkilerin takıldıkları, NATO zirvesinde ne yediler? Sofrada kaç çeşit vardı?
Amerika İran’ı yeniden vurdu… Bunlar istihza ile gülerek diyor ki “Ne o? alkol konusunda bir açıklama yapılmadı!”
Trump diyor ki CAATSA’yı kaldırdım. Bunlar diyor ki, Trump’ın öyle bir yetkisi yok ki! Önce kongreye gitmesi lazım!
Trump diyor ki F-35’lerin şartlarını sağlıyoruz. Bunlar diyor ki Mehterin NATO zirvesinde ne işi vardı?
ABD, İran’da 140 hedefi vurdu. İran da savaş gemilerini… Bunlar diyor ki resepsiyonda alkol olmaması fazla Osmanlıca oldu.
Natenyahu, Trump’ın izlediği kanala koşup “Türkiye’ye füzeleri vermek hata olur” dedi.
Bizimkiler, misafir hazırlığı için Türkiye’yi yerden yere vurdu.
Özetle… Savaşa girmişiz, girmemişiz… Türkiye’yi temsilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomatik başarısıymış, dik duruşuymuş, şahsiyetli ev sahipliğiymiş umurlarında bile değil!
Bir de beni benden alan NATO ev sahipliği konusunda Kuzey Kore benzetmesi…
Ara sıra dikiz aynasına bakmaz mı insan?
Yıl 2006… Başbakan Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın yemin töreni. Eşi Esra ve Sümeyye Erdoğan Burdur’a gidiyor ama kışlaya girmeye dahi teşebbüs etmiyor, edemiyor. İkisi de başörtülü çünkü…
Yıl 2007, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, başörtülü olduğu gerekçesiyle hasta ziyareti için gittiği GATA’nın nizamiyesinden içeri alınmıyor. Altını çiziyorum: Başbakanın eşi…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Burdur 58. Alay Komutanlığı'nda asker iken, yemin törenine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan katılmıyor. Basında o kadar tartışma çıktı ki, Erdoğan çifti iyisi mi katılmamayı tercih ediyor. Altını çiziyorum: Biri Başbakan, diğeri eşi…
2004’te Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, başörtülü olduğu gerekçesiyle NATO resepsiyonuna davet edilmiyor.
Bakın tekrar altını çiziyorum, Başbakan’ın eşi…
Aslında bunların olayı ne biliyor musunuz?
“Şiddetli adavet, muhabbetten tevellüd eder” olayı…
İngiltere’ye ağlayıp destek isteyen Özgür Özel’i düşünün… İsterdi, isterdi… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerinde olmayı ölesiye isterdi. Bir de Özgür Özel’in kankası Bülent Arınç var… Hadi ama… Tabii ki isterdi. “İstemem, yan cebime koy” bile demezdi bakın! “Ben istemiyordum da arkadaşlar ısrar etti…” muhabbetine de girmezdi üstelik. Abdullah Gül’ü söylememe bile gerek yok. Hayrunnisa Hanım, Emine Erdoğan’ın yerinde olmayı kuşkusuz çok isterdi.
Hayrunnisa Hanım demişken…
Ali Babacan…
Düşünüyorum da… Ali Babacan, belki de artık kimsenin kuklası olmak istemiyordur. Onun da kendince siyasi bir aklı, fikri var. Evet gençti belki… Ama artık değil. İhtiyarlar heyeti yakasından düşse mi artık?
Aslında her şeyi, hatta Ali Babacan’ı dahi taze kan olarak destekleyen ihtiyarlar, onu kendileri için istiyorlar. Bir de Hayrunnisa Gül’ün hırs kasırgası önüne geçilecek gibi değil tabii…
Acaba tüm bunlar Ali Babacan’ı illallaha getirmiş olabilir mi?
Özellikle danışmanı Ömer Şahin’in, Ali Babacan’ın üzerindeki hakimiyeti çok konuşuluyor. Adam kendisini Ali Babacan’ın kumanda masasında vehmediyor.
Velhasıl… İki tarafta da mekanik bir yorgunluk, bıkkınlık var gibi… Taraftarları bile arada artık “bebecan” diye iğneliyor. “Kullan at” olayı mı? Bilemem… Ama kulislere bakılırsa bu aralar Özgür Özel “in”, Ali Babacan “out” gibi görünüyor…
DEVA ihtiyar heyetindeki bu Özgür Özel heyecanına akıl sır ermiyor. Hakikaten “DEVA, ne alaka?” diye sormamak elde değil!
Eğri oturup doğru konuşalım: Özgür Özel nireee, Ali Babacan nire… Kıyas kabul etmez ama DEVA’da vefa bu kadar işte!
FETÖ’nün Zaman Gazetesi vardı hatırlarsanız. Ali Babacan’ın danışmanı cafcaflı Ömer Şahin, Zaman Gazetesi’nden gelme… O değil de acayip konuşuyor. Bülent Arınç amcasına çekmiş… Konuşmaya başladı mı, susturabilene hak getire…
Evet Çok konuşuyor. Sanki Ali Babacan’ın danışmanı değil de Babacan’ın Gül ailesinin güzergahından sapmasına engel olan bir joker gibi, ısrarla Ali Babacan’ın dizginlerini elinde tuttuğunu vurguluyor.
Ali Babacan’a soruyorum, gerçekten öyle mi? Kararlarınız ve siyasi stratejiniz üzerinde bu kadar etkili mi?
